03 Ocak 2010 00:00

Bifidobacterium dentium ve diş çürükleri

Vücudumuzda bize yararlı ve zararlı çeşitli mikroorganizmalarla birlikte yaşıyoruz. Örneğin, sindirim sistemimiz bitkilerin yapısında bulunan selülozu kendi başına sindirememektedir.

Paylaş
Vücudumuzda bize yararlı ve zararlı çeşitli mikroorganizmalarla birlikte yaşıyoruz. Örneğin, sindirim sistemimiz bitkilerin yapısında bulunan selülozu kendi başına sindirememektedir. Bağırsaklarımızda yaşayan simbiyotik bakterilerin ürettiği enzimler selülozu parçalayarak, sindirime yardımcı olmaktadır. Bu bakterilerle aramızdaki ilişki çift taraflıdır. Bir taraftan bakteriler vücudumuzda yaşayıp besinlerimizden yararlanırken, biz de onların ürettikleri enzimlerden sindirimde yararlanırız. Bir de vücudumuzda yaşayan patojen de dediğimiz zararlı bakteriler var. Bunlar, vücutlarımızı kendilerine yaşam alanı olarak seçen ve vücuda yararı olmayan mikroorganizmalardır. Bunların pek çoğu vücutlarımızda çeşitli hastalıklara da sebep olmaktadırlar. Örneğin geçtiğimiz yıllara kadar mide ülserinin sebebi bilinmiyordu. Geçtiğimiz senelerde bu hastalığa midede yaşayan Helicobacter pylori adlı bir bakterinin sebep olduğu anlaşıldı. Yine ağzımızın içinde dişlerimizi kendine mekan edinen, yediğimiz besinlerle beslenen bir dizi mikroorganizma da bulunmaktadır. Bunlar bir taraftan yediklerimize ortak olurken, diğer taraftan da dişlerimizi çürütmektedir. Çürüğe sebep olduğu sanılan bakterilerden birisi de Bifidobacterium dentium olarak bilinmektedir. Bu bakteri fırsatçı(oportunistik) patojenler sınıfında bulunmaktadır. Aslında Bifidobacterium cinsine mensup diğer bakteriler vücuda yararlı olarak bilinmekte ve bağırsaklarımızda yaşamaktadır. Bunlara probiyotik bakteriler de denilmektedir. Şimdiye kadar Bifidobacterium dentum’un ağız boşluğunda nasıl yaşadığı, burada yaşamaya nasıl adapte olduğu ve nasıl diş çürüklerinin oluşumuna neden olduğu net olarak anlaşılamamaktaydı. Bu bakteri asitli bir ortamda yaşaması ve ağız koruyucu sulara bile dayanıklılık göstermesiyle ünlüdür. İtalya’daki Parma Üniversitesi’nden Marco Venura ve ekibi bu mikroorganizmanın gen dizisini açığa çıkararak, bu patojenin ağız florasında yaşamaya genetik olarak adapte olduğunu gösterdiler. Ekibin çalışması geçtiğimiz hafta PLOS GENETICS dergisinde yayınlandı.Bifidobacterium dentum’un tek dairesel kromozomunun yaklaşık iki buçuk milyon bazlık dizisi açığa çıkarıldı. Bu dizide yaklaşık 2143 adey açık okuma bölgesi, yani işlevsel olarak anlamlı bölge tespit edildi. Bunların çoğunluğu protein kodlayan bölgelerdir. Bu gen bölgelerinin ürünlerine bakıldığında, mikroorganizmanın insan ağzında yaşamaya nasıl uyum sağladığı anlaşıldı. Mikroorganizma ağız florasına özel besin alımı, antimikrobiyal maddelere karşı geliştirilen savunma ve ağız çevresinde uyum ve rekabeti arttıran çeşitli gen ürünleri yoluyla adapte omuştur. Organizmanın çeşitli karbonhidratları sindirdiği(sindirim enzimlerine sahip olduğu) gen dizisi analizleri ile kanıtlandı. Bunların yanında bu organizmanın dişe yerleşerek koloni oluşturmak için de dokuya bağlanmaya, asit dayanımına ve insan tükürüğündeki çeşitli maddeleri de metabolize etmeye yarayan bazı faktörlere de sahip olduğu bulundu. Yine bağırsakta yaşayan yararlı akrabalarından farklı olarak Bifidobacterium dentum’un şekerleri parçalayacak daha fazla enzyme sahip olduğu anlaşıldı. Genom analizi bu fırsatçı patojenden kurtulmanın neden bu kadar zor olduğunu açığa çıkardı. Organizmanın bazı genleri onun asitli ortamlarda bile yaşamasına olanak tanımaktadır. Diş çürükleri bunun en güzel örneğidir. Asit diş minesini parçalarken bu bakterilerin yaşamasına da ortam hazırlamaktadır. Çalışmaya gore bu bakteri diş hijyenine karşı evrimsel bir savunma bile geliştirmiş olabilir. Ventura ve ekibi bu organizmayı çeşitli ağız yıkama suları ve antiseptik maddelerin varlığında büyüttüklerinde bazı genlerin daha aktivitelerinin arttığını gösterdiler. Bu maddelerin varlığında, özellikle toksik maddelere bağlanna ve onları zararsız hale getiren proteinleri kodlayan genler daha aktif hale geçmiştir.Her ne kadar çürüklere neden olan birçok farklı bakteri olsa da, bakterinin nasıl uyum sağladığı, nasıl yaşadığı bilindiğine göre artık diş çürükleri ile mücadelede bir adım öndeyiz.
Günseli Bayram
ÖNCEKİ HABER

Artık asalak keneleri kovmalıydı

SONRAKİ HABER

KKTC Sağlık Bakanlığı, ‘Şırınga Çikolataları’nın satışını yasakladı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa