10 Ocak 2010 00:00

Ne için mücadele ediyoruz?

İnsanlar “su”ya yakın bölgelere yerleşim merkezleri kurmuşlar tarih boyu. Sanayiin gelişmesiyle birlikte giderek “ekmeğe” yani fabrikalara ve üretim alanlarına yakın bölgeler yerleşim yeri olmuş.

Paylaş
İnsanlar “su”ya yakın bölgelere yerleşim merkezleri kurmuşlar tarih boyu. Sanayiin gelişmesiyle birlikte giderek “ekmeğe” yani fabrikalara ve üretim alanlarına yakın bölgeler yerleşim yeri olmuş. Öncelik sonralık ilişkisi her örnekte aynı olmasa da bazı fabrikalar bulundukları semtin, ilçenin hatta bazen ilin doğasını belirlemiş. Birol Üzmez’in başından sonuna çok güzel bir şekilde fotoğrafladığı 1991 grevinde yürüyen yalnızca maden işçileri değil, Zonguldak’tır. Özellikle Paşabahçe Cam olmak üzere TEKEL ve Beykoz Kundura fabrikaları da Paşabahçe’nin, hatta Beykoz’un hayatını şekillendirmiştir. Bu üç fabrikanın işçileri çoğu kez aynı mahalleleri paylaştılar. Bu durum birlikte yaşama, birlikte mücadele ve dayanışma kültürü yarattı. Çalışma alanlarıyla yaşam alanlarının iç içeliği yalnızca işçiler arasında değil aileleri ve semt halkıyla ortak bir mücadele geleneğinin oluşmasına yol açtı. Bu fabrikalardan birindeki grev veya direniş diğerlerini de harekete geçirdi. Üstelik sadece işçileri de değil ailelerini ve semt halkını da. Derken ansızın tarih tersine akmaya başladı. Paşabahçe Cam, Kundura ve ardından TEKEL fabrikaları özelleştirme yoluyla satıldı ve tam da satılma amacına uygun olarak fabrikalıktan çıkarılarak değerli arsaları ile yapılabilecekler düşünülmeye başlandı. 2008 yazında 3 arkadaş Paşabahçe bölgesinde kapanan fabrikaların şimdiki durumları hakkında bir fotoğraf çalışması yapmaya karar verdik. Elbette Paşabahçe’de sona erenin sadece fabrikalar olmadığı, yılların mücadele geleneğine sahip Paşabahçe’nin, işçisiz, sınıfsız bırakılarak bambaşka bir çehreye sahip olduğunun da farkında olarak…Paşabahçe TEKEL Fabrikası kreşine sabaha karşı yaptığımız “davetsiz” bir ziyaretle başladı çalışma ve maalesef rakı fabrikası, kundura ve cam fabrikalarının yerinde yeller estiği gerçeğiyle sona ermek zorunda kaldı. Bir bakıma oldukça geç kalmıştık. Şu günlerde Ankara’da ki direnişleriyle tekrar gündeme gelen TEKEL işçileri ve özelleştirmenin değiştirdiklerini sunmak adına fotoğrafları paylaşmak istiyorum.Yataklarda, oyun odalarında çocuk sesleriyle dolu, cıvıl cıvıl bir kreşin nasıl “insansızlaştırıldığını” ve harabeye dönüştürüldüğünü görmek iç burksa da, ortalığa saçılmış kimliklerden orada kalanların şimdi 18 yaşlarında, belki de Ankara’da ailelerinin yanında olduğunu bilmek umudumuzu arttırıyor. Mücadelemiz emek ve insana dair her şeyin güzelleşmesi için. Sınıfla iç içe, sınıf bilinciyle büyüyüp serpilecekler için...Selamlar…Fotoğrafçı
Aziz Genç
ÖNCEKİ HABER

Kafaları kumdan çıkarmak

SONRAKİ HABER

14 yaşındaki çocuğa cinsel istismarda bulunan kuaför tutuklandı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa