10 Ocak 2010 00:00

İşin sırrı devlet sırrı

Aslında okullarda sabahları bir kaşık kuvvet macunu yerine içirilen milli çocuk yetiştirme andında değişiklik yapılmalıdır...

Paylaş
Aslında okullarda sabahları bir kaşık kuvvet macunu yerine içirilen milli çocuk yetiştirme andında değişiklik yapılmalıdır:“Türküm, doğruyum, çalışkanım, yasam; devletimi sevmek, sırlarını korumaktır. Varlığım devlet sırlarına armağan olsun!”Böylece ant işi güncellenmiş olur.Tabii memleketin içinde bulunduğu durum ve klikler itişmesi göz önüne alındığında, karşı grubun, bunların ne gibi bir sırrı varmış, bakalım kimlere suikast düzenleyeceklermiş deyip, çocuklara baskın ihtimali yok sayılamaz!Ki, bu durumda gazete ve özellikle TV’lere haber ve tartışma malzemesi de çıkar!“Bugün varlığını devlet sırlarına armağan eden kırk beş çocuğun durumunu tartışacağız sayın seyirciler. Konuklarımız, çocukların varlığı devlet sırrı kapsamına girer mi girmez mi; girerse nasıl girer, girerse nasıl geri çıkar sorusuna açıklık getirecekler.”“Efendim kanımca çocukların varlığı yasaldır, ancak varlıklarını devlet sırrına armağan etmelerinde hukuki sakıncalar var. Şöyle ki, çocuklar 18 yaşından küçük olduklarından anne babalarının izni gerekir…”“Bu fikre katılamayacağım ben. 18’inde çocuklara 30 yıl hapis verip içeri atarken anne babalarından izin mi alıyorsunuz?”“Bence varlıkları kabul edilebilir, ancak varlık vergisi ödemeleri de gerekir!”Ancak yine de hiçbir güç ve kuvvet bizim memlekette devlet sırlarının önüne geçemez.Bu ülkede binlerce insan göz göre öldürüldü…Boğazlandı yeraltına gömüldü…Nehirlere atıldı… Cesetleri parçalandı…Ve biz bunların faillerini öğrenemiyoruz.Devlet sırrı çünkü!Öldürmek serbest, ölülerin akıbeti devlet sırrı!Bombalamak serbest…Bombalar devlet sırrı!***Ve sonuçta geldik bugünlere.Bu kez egemenlik kayıtsız şartsız devlet sırlarına hakim olanındır mantığından hareketle, egemenlik savaşı başladı.Kozmetik odalara dalındı!Böylece devlet, devlet sırlarını öğrenmek için devleti bastı!Diğer tarafta da devlet, devlet sırlarını öğrenmemesi için devleti engellemeye çalışıyordu!Hal böyle olunca bizim milletin kafası karıştı:Devlet devleti bastığına göre hakiki devlet hangisi?Herkesin devleti kendine gibi bir durum çıkıyor ortaya.Egemen güçler kendine dokunabilecek sırları öğrenmeyi demokratiklik sayıyor…Kendisine dokunmayan, halka dokunan konuları ise devlet sırrı saymaya devam ediyor!O bakımdandır ki, kozmik odada kendine karşı düzenleneceğini varsaymış “sırları” açığa çıkarmaya çalışılırken, halka karşı işlenmiş suçların lafı bile edilmiyor!Çünkü onlar devlet sırrıdır!Bu kadar karmaşa…Bu kadar yaygara…Bu kadar tantanalı aramada 1 Mayıs ’77; Çorum, Maraş katliamları; Bahriye Üçok, Uğur Mumcu, Taner Kışlalı ve diğerlerinin katli, binlerce failli meçhul cinayetin izlerini bulacağız vb. gibisinden tek cümle duydunuz mu?Öyleyse ne arıyor bunlar orada?Nasıl bir demokratikleşme bu?Geriye bir tek şey kalıyor:Hepsi kendi postunu sağlama almaya çalışıyor.Halka karşı suçlar, cinayetler devlet sırrı olmaya devam ediyor!Sonuçta devlet devleti bastı.Devir nasıl da değişti!..Eskiden Halime’yi samanlıkta basarlar, şalvarını gül dalına asarlardı.Şimdi Halime yerine birbirlerini basıyorlar, belgeleri ise gül dalına asmıyorlar!
Yücel Sarpdere
ÖNCEKİ HABER

Cumhuriyet adına!..

SONRAKİ HABER

Malatya'da “103 Korkmaz Barış Elçilerimizi Anıyoruz” şiarıyla bir araya gelindi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa