15 Ocak 2010 05:00

Miting ertelense de bizi yıldıramazlar

Türk-İş’in aldığı karar doğrultusunda cumartesi günü Sıhhiye Meydanı’nda yapılacağı duyurulan “Ekmek, Barış, Özgürlük için Demokrasi ve İnsan Hakları Mitingi”, Ankara Valiliği tarafından pazar gününe ertelendi.

Paylaş

Türk-İş’in aldığı karar doğrultusunda cumartesi günü Sıhhiye Meydanı’nda yapılacağı duyurulan “Ekmek, Barış, Özgürlük için Demokrasi ve İnsan Hakları Mitingi”, Ankara Valiliği tarafından pazar gününe ertelendi. Karara tepki gösteren işçiler ise “Mitingi erteleyerek bizi yıldıracaklarını sanıyorlarsa yanılıyorlar” dediler.
Türk-İş’in miting kararının duyulmasının ardından harekete geçen Ankara Valiliği, “genel güvenlik” gerekçesiyle mitingi önce iptal etmek istedi. Ancak Türk-İş’in ısrarıyla miting 17 Ocak Pazar gününe ertelendi. Erteleme kararındaki “genel güvenlik” gerekçesi ise “Cumartesi günü güvenliği tehdit eden durum pazar günü ortadan mı kalkıyor?” değerlendirmelerini birlikte getirdi.
MİTİNG PAZAR GÜNÜ
Öte yandan, Türk-İş’ten yapılan yazılı açıklamada, 16 Ocak Cumartesi yapılacak olan “Ekmek, Barış, Özgürlük için Demokrasi ve İnsan Hakları Mitingi”nin 17 Ocak Pazar günü yapılacağı duyuruldu. Türk-İş Başkanlar Kurulu’nun aldığı “sürekli eylem” kararının bir adımı olarak yapılacak mitingin “genel güvenlik” gerekçesiyle ertelendiği belirtilen açıklamada, saat 12.00’de Sıhhiye Meydanı’nda yapılacak miting için saat 10.00’da Ankara Tren Garı’nda toplanılıp, Sıhhiye Meydanı’na yürüneceği ifade edildi.
31. gününde de Türk-İş önünde direnişlerini sürdüren işçiler ise “Bizi yıldırmaya, birliğimizi bozup gücümüzü azaltmaya çalışıyorlar. Ama bunu başaramayacaklar” diye kararlılıklarını dile getirdiler. Bir gün önce İzmir’de vapurda eylem yapan İzmirli kadın işçiler de Türk-İş önünde kararlılıklarını dile getirirken, mitinglerinin ertelenmesinin ya da baskıların bu kararlılıklarını engelleyemeyeceğini söylediler.
Yapılan anonslarda da bu kararlı mücadeleleri nedeniyle çocuklarının TEKEL işçileriyle gurur duyduğu vurgulandı. Sadece çocuklarının değil tüm Türkiye’nin bu mücadeleden gurur duyduğu vurgulanırken, işçiler sık sık “Yılgınlık yok direniş var”, “Ölmek var dönmek yok” sloganları attılar. Anonslarda ise TTB Başkanı Gençay Gürsoy’un sözü hatırlatılarak, “Ölmeyeceğiz de dönmeyeceğiz de” denildi.
Pir Sultan Abdal 2 Temmuz Kültür Vakfı’dan ve Sakarya esnafı Yaren Türkü Evi’nden gelen kumanyaları alan işçiler, dayanışmayı coşku içinde karşıladılar. Sağanak yağmura rağmen işçiler coşku içinde halaylarını çekip türkülerini söyledi, sloganlarını attılar. Abdi İpekçi Parkı’ndaki gaz bombalı saldırının ardından “gazsavar” olarak ilan ettikleri limonları yanlarından ayırmayan işçiler, her türlü saldırıya hazırlıklı, mücadelede kararlı oldukları mesajlarını verdiler. (Ankara/EVRENSEL)

Uluslararası destek geldi
TEKEL işçilerine uluslararası destek geldi. Türk-İş’e gelerek TEKEL işçileriyle dayanışan Avrupalı sendikacılardan oluşan heyet, “Mücadeleyi kazanana kadar yanınızdayız” dedi.
Heyet önce Türk-İş yönetimi ile görüştü, ardından TEKEL işçilerine seslendiler. İlk sözü alan Avrupa Gıda Sendikaları Birliği (EFFAT) Genel Başkanı Bruno Vannoni, işçilerin Avrupa’da da sorun yaşadığını belirterek bütün işçilerin birlik olması zorunluluğuna dikkat çekti. Sorunlarına çözüm bulununcaya kadar TEKEL işçileriyle birlikte olacaklarını vurgulayan Vannoni, “Milletimiz ne olursa olsun hepimiz Türküz, hepimiz TEKEL işçisiyiz” dedi.
Baskıları kınayan ve EFFAT Başkanı olarak Başbakana kendileriyle görüşmesi için mektup göndereceklerini belirten Vannoni sözlerini “Dayanışma, dayanışma, dayanışma” diye bitirdi. İşçiler de Vannoni’ye kendileri için sembol haline gelen limon hediye ettiler.
‘DAYANIŞMALIYIZ’
Federal Parlamento Danışmanı, Almanya Sol Parti’den Dr. Nicolaus Brauns da Almanya Federal Parlamento Üyesi Ulla Jelpke’nin gönderdiği TEKEL işçileriyle dayanışma mesajını okudu. Mesajda, özelleştirme ve kitlesel işsizliğe karşı uluslararası dayanışma içinde mücadele verilmesine dikkat çekildi.
Almanya Gıda İş Sendikası Dortmund Bölge Şubesi’nden Selahattin Yıldırım da işçi sınıfının dayanışmasının TEKEL işçileriyle kendilerini birleştirdiğini söyledi. “TEKEL işçileri, Türkiye’deki ve Avrupa’daki işçilere doğru yolu gösterdikleri için buraya geldik” diyen Yıldırım, işçilerin mücadelesini Avrupa’da ve Almanya’da anlatacaklarını, bu mücadelenin yaygınlaşması için proje hazırladıklarını kaydetti.
SORUNLAR ORTAK
IGMetal Stuttgart Şubesi’nden Zeliha Rençber, TEKEL işçisiyle gurur duyduğunu dile getirerek, Nâzım Hikmet’in “Güneşi İçenlerin Türküsü” adlı şiirini okudu.
Almanya Birleşik Hizmet Sendikası Temsilcisi Ingrid Jost, TEKEL işçilerine yönelik uygulamaları kınayarak, “Aynı sorunları biz de yaşıyoruz. Halkın ve ulusun mallarının korunması için biz de hükümetimize karşı mücadele etmek zorundayız. Biz sınır ötesi insanlar olarak, ortak bir geleceği ancak mücadele ederek kazanabiliriz” diye seslendi. Ver.di KRW Eyaleti’nden Benedikt Frank “AB’ye girmek için değil, ihtiyacınız olduğu için demokratikleşme adımları atılmalı. Global dünyada sizin mücadeleniz, aslında bizim mücadelemiz” dedi.
Sendikacılar, sendikaları ve partilerin bayraklarını TEKEL işçileriyle dayanıştıklarının göstergesi olarak Türk-İş önüne astılar, maden ve metal işçilerinin grev önlüğünü de işçiler adına, Ege Bölge Eğitim Uzmanı Gürsel Köse’ye hediye etti. Sendikacılar valiliğin miting ve oturma eylemine yönelik yasaklarını protesto için de Ankara Valiliği önünde basın açıklaması yaptılar. ANKARA
ÖNCEKİ HABER

Senaristin engelli koşusu

SONRAKİ HABER

Seyhan'da mültecilere yönelik saldırıda gözaltına alınanlardan 15'i serbest bırakıldı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa