16 Ocak 2010 05:00

TEKEL işçileri Ankara’ya aktı

TEKEL işçileri, aileleri, eş ve çocuklarıyla sırtlarında battaniye ve giyecekleri, ellerinde tabureleri Ankara’ya aktı.

Paylaş

TEKEL işçileri, aileleri, eş ve çocuklarıyla sırtlarında battaniye ve giyecekleri, ellerinde tabureleri Ankara’ya aktı. İstanbul, Samsun ve Tokat’tan işçiler sabah yola çıkarken, diğer illerdeki işçiler sabah erken saatlerde Ankara’da oldular. Otogarda otobüslerinden inip, metroyla Kızılay’a gelen işçiler, 32 gündür Türk-İş önünde bekleyen arkadaşları tarafından coşkulu alkışlarla karşılandılar.
ÖFKELERİYLE GELDİLER
Sık sık attıkları, “Yan gelip yatmadık, yetim hakkı yemedik”, “Biz bu yola baş koyduk, geri dönüş yok”, “Giydik kefenleri geri dönüş yok”, “Ölmek var dönmek yok”, “Geliyor geliyor genel grev geliyor”, “İşçi memur el ele, genel greve” sloganlarıyla kararlılıklarını ifade eden işçiler, AKP’yi de “Hükümet istifa”, “Gün gelecek, devran dönecek, AKP işçiye hesap verecek” sloganlarıyla protesto ettiler.
Batman ve Bitlis’ten gelen kimi işçiler ellerindeki yaprak tütün destelerini göstererek, “Yan gelip yatmadıklarını” ifade ettiler. Ellerinde battaniyeleri, giyeceklerinin olduğu çantaları, oturacakları tabureleri de olan işçiler sağanak yağmura rağmen kararlı, öfkeli, “Ölmek var, dönmek yok” dediler.
8 AYLIK BEBEĞİNİ BIRAKIP GELDİ
Bir gün önce Türk-İş’i ziyaret ederek destek veren Almanya ve Avrupa’dan sendikacılar ve parlamenterler de yine Türk-İş önünde işçilerle beraber olup destek verdiler.
Birçok işçinin küçük çocukları, eşleri ile geldiği gözlenirken, 8 aylık bebeğini bırakmanın hüznünü yaşayan Diyarbakırlı anne, “Eşim ‘senin yerine ben gideyim’ dedi ama emeğim için ben bir şey yapamayacaktım, arkadaşlarım orada mücadele verirken ben duramazdım, onun için 8 aylık bebeğimi bırakıp geldim” dedi.
İşçilerin adeta mitinge dönüşen eylemleri sürerken, Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu, Türk-İş Yönetim Kurulu üyeleri ve bağlı sendikaların genel başkanları ile işçilere Türk-İş önünden seslendi.
KUMLU TÜRK-İŞ’İN ÖNÜNDEN SESLENDİ
Türk-İş Başkanlar Kurulu’nun aldığı “sürekli eylem” ve “çalışmama” kararı doğrultusunda konuşan Kumlu, “Ekmek, barış, özgürlük ve daha çok demokrasi” istediklerini belirterek, demokrasinin var olabilmesinin, sendikaların gelişmesi ve güçlenmesiyle mümkün olabileceğini bildiklerini ifade etti. Kumlu, “Bu bilincin bizi yönetenlerde de oluşabilmesi için bu eylemleri yapıyoruz” dedi.
TEKEL işçilerinin “büyük direnişinin” bir ayı doldurduğunu kaydeden Kumlu, “Ve bugün tıpkı bir ay önce olduğu gibi, TEKEL işçisi kardeşlerimiz Türkiye’nin dört bir yanından Ankara’ya geliyor. Sizin bu büyük gününüzde, bizim bu büyük günümüzde, burada sizlerle birlikte olduk, çünkü Türkiye’nin dört bir yanında eylem yapan işçi kardeşlerimizi sizinle birlikte selamlamak istedik” diye konuştu.
İŞÇİ ‘GENEL GREV GENEL DİRENİŞ’ DEDİ
Sözleri sık sık “Genel grev, genel direniş”, “İşçi memur el ele genel greve”, “Yaşasın iş, ekmek, özgürlük mücadelemiz” sloganlarıyla kesilen Kumlu,
“Türk çalışma hayatının son derece zor günler geçirdiği bir süreçte TEKEL işçilerinin eylemleriyle fitili ateşlediklerini söyledi. Kumlu şunları söyledi; “Verdiğiniz ekmek mücadelesinde o kadar haklı ve masumdunuz ki bütün Türkiye’nin desteğini aldınız. Size sıkılan biber gazı, size sıkılan tazyikli su aslında bütün Türkiye’ye sıkılmış oldu ve bunun içindir ki burada 1 aydır 1 gün yalnız bırakılmadınız. Sizi ‘yan gelip yatmakla’ suçladılar. Sizi ‘ideolojik davranmakla’ suçladılar ama siz o onurlu ve dik duruşunuzla, taleplerinizi ifade edişteki samimiyetinizle bu suçlamaların hiç de doğru olmadığını tüm Türkiye’ye anlattınız.
Size, sizin eylemlerinize duyarsız kalan hükümeti de kınıyorum. Bu ne duyarsızlık, bu ne umursamazlık anlamak mümkün değil. Taş olsa çatlar taş.”
MİTİNGİN TALEPLERİ
17 Ocak Pazar günü yapacakları mitingde binlerce kişiyle taleplerini haykıracaklarını belirten Kumlu, işçilerle birlikte taleplerini şöyle sıraladı:
“ Ey hükümet, TEKEL ve itfaiye işçileri başta olmak üzere çalışanların taleplerine kulak ver, işsizliği önle, kiralık işçilik düzenlemesinden ve esnek çalışma biçimlerinden vazgeç, Kıdem tazminatı hakkımıza el uzatma, işçileri köleleştirmeye yönelik 4-c ve benzeri uygulamalardan vazgeç, işsizlik sigortası fonunun amacı dışında kullanılmasından vazgeç, vergi adaletsizliğini gider, sağlık ve sigorta haklarımızdaki mağduriyeti gider, asgari ücreti sefalet ücreti olmaktan çıkar, iş sağlığı ve iş güvenliği alanındaki aksaklıkları gider, antidemokratik yasaları değiştir, örgütlenmenin önündeki engelleri kaldır, taşeronlaşma ve kayıt dışı ekonomiyi engelle, sosyal devleti uygula.”
Hükümet’e, Başbakan’a, “Türk-İş’in önüne, buraya kulak ver. Bu sesi duy ey hükümet” diye seslenen Kumlu, tüm emek ve meslek örgütlerini, bu talepleri benimseyen herkesi mitinge katılmaya, güç vermeye çağırdı.
OTURMA EYLEMİ
TEKEL işçilerinin 3 gün devam edecek oturma eylemi, kent dışından gelen tüm işçilerin Türk-İş önüne ulaşmasının ardından saat 16.00’da başladı. İşçiler oturma eylemi için ellerinde taburelerle gelirken, bu arada bazı ‘uyanık’ların tabure satışları başlattıkları gözlendi. İşçiler sağanak yağmurdan, şemsiyeleri ya da yağmurlukları ile korunmaya çalışırken, Türk-İş’in girişteki koridoru ve salonu kadın işçilere tahsis edildi. (Ankara/EVRENSEL)

TEKEL’E DİSK, KESK, TMMOB, TTB DESTEĞİ

TEKEL işçilerinin Türk-İş önündeki eylemlerinin 32. gününde, DİSK, KESK, TMMOB, TTB’den kitlesel destek geldi.
Kızılay Ziya Gökalp Caddesi’nde buluşan DİSK, KESK, TMMOB, TTB üye ve yöneticileri buradan Türk-İş önüne, “TEKEL işçisi yalnız değildir” sloganı ile yürüdü. Destek yürüyüşüne DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, KESK Genel Başkanı Sami Evren, TMMOB Başkanı Mehmet Soğancı da katıldı.
Türk-İş önünde işçilere seslenen Çelebi 32 gündür zorluklara ve engellere rağmen direnişi
sürdüren işçileri kutladı. Bu mücadelenin sadece TEKEL işçileri için değil, bütün işçi sınıfı için
önem taşıdığını belirten Çelebi, “Bu mücadeleden tüm işçi sınıfı başarıyla çıkmak zorunda. Başka yolu yok” dedi. Mücadele için ant içtiklerini belirten Çelebi; “Eğer bizi duymuyorlarsa bugün buradayız. Pazar günü de buradayız. Genel grev, genel direnişe sonuna kadar varız” diye konuştu.
Sami Evren de Türk-İş’in önüne desteğe değil, eylemlerini birleştirmeye geldiklerini söyledi. TEKEL işçilerinin işsizliğe karşı, iş güvencesini korumak için mücadele ettiklerini belirten Evren, bu nedenle eylemin tüm emekçilerin eylemi olduğunu söyledi. “Bu hükümet, oturma eyleminden, mitingden anlamaz. Onun anladığı tek dil var. O da genel grevdir” diyen Evren oturma eyleminde de Pazar günü yapılacak mitingde de birlikte olacaklarını söyledi. Evren, “Bütün konfederasyonlar, pazar günü yapılacak mitingden sonra bir araya gelip siyasi iradeye süre vermeli. Daha sonra da genel grevi ilan etmelidir” derken, TEKEL işçilerinin kaybetmesinin demokrasinin, tüm emekçilerin kaybetmesi anlamına geleceğini söyledi.
TMMOB Başkanı Mehmet Soğancı da TEKEL işçilerinin direnişini sonuna kadar desteklediklerini söyledi. Soğancı, “Artık Türkiye’de herkes biliyor. TEKEL işçisi direnişin simgesi” dedi.
ÖNCEKİ HABER

Şaka değil ölüme gidiyorlar

SONRAKİ HABER

Suudi Arabistan: İran'ın yaptığı kanıtlanırsa savaş eylemi olarak değerlendirilecek

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa