18 Ocak 2010 00:00

ROJEV

Onu tanıyorsunuz. Cahil cesaretiyle Deniz’lere saldırınca birileri ona ‘yürü ya kulum’ demişti.

Paylaş

Onu tanıyorsunuz. Cahil cesaretiyle Deniz’lere saldırınca birileri ona ‘yürü ya kulum’ demişti. Darağacında Türk ve Kürt halklarının mücadelesini haykıran Deniz Gezmiş’in, Kürt halkının varlığını ve demokratik taleplerini reddeden ulusalcı-Ergenekoncularla aynı geleneğe bağlı olduğunu söyleyince liberaller, ılımlı İslamcılar onu bağrına basmıştı. Taraf’ta köşe kapmış; sosyete maymunluğuyla ününe ün katmıştı. Dün Kürt ulusal mücadelesine destek olma adına Deniz’lere saldıran Rasim Ozan Kütahyalı, bugün Kürt ulusal mücadelesini etkisizleştirip Kürt halkını AKP’ye yedeklemek için ‘çırpınıyor’.
Kütahyalı, “Özgürlüğün Çırpıntısı” adını verdiği köşesinde yazdığı “Açılım olmazsa uçuruma gideriz” başlıklı yazısında, Kürt halkının kurtuluşunun AKP’nin ‘açılım’ politikalarının desteklenmesinden geçtiğini söylüyor. Namık Kemal, 150 yıl önce “Köpektir zevk alan sayyâd-ı bî insâfa hizmetten”(zalim avcıya hizmetten zevk alan köpektir) demişti. Kürt halkının ulusal demokratik mücadelesine saldıran; operasyonları durdurmak yerine meclisten savaş tezkereleri çıkaran, DTP’yi kapattıran, Kürtlerin seçilmiş belediye başkanlarına kelepçe taktıranların ülkeye “Barış ve demokrasi getirdiklerini/getirmeye çalıştıklarını” söylüyor Kütahyalı. Hakkını yemeyelim, efendilerine hizmet için ta Urfa’lara kadar gitmiş!
Söz konusu yazısında Hükümetin demokratikleşme yönünde attığı/atacağı adımları öve öve bitiremeyen yazarımız; kraldan daha kralcı kesilmekten de geri durmuyor. “YÖK bünyesinde de doğru bir niyet ama yanlış bir isimle ‘Yaşayan Diller Enstitüsü’ kuruluyor. Bu isim saçma... Kürt dili ve edebiyatı ya da Kürdoloji enstitüleri kurulmasından çekinilmemelidir... Hükümetin de niyeti bu…” Sanırsınız AKP Hükümeti, Kürt dili ve kültürü önündeki her engeli kaldırmak istiyor da birileri engel oluyor. Mesela AKP ‘Kürt Dili ve Edebiyatı Bölümleri’ açmak istiyor ama nedense birileri “Yaşayan Diller Enstitüsü”nü kuruyor. O zaman adama sorarlar, Mardin Artuklu Üniversitesi’nin Kürt Dili ve Edebiyatı Bölümü başvurusunu reddeden YÖK kimlerden oluşuyor? Kütahyalı, anadilde eğitim talepleri nedeniyle her türlü saldırı ve baskıya maruz kalan Kürt halkının bu gerçekleri bir tarafa bırakıp “Hükümetin iyi niyetine” inanmalarını istiyor.
Yazarımız vicdan sahibi herkesin neden ‘açılım’ı desteklemesi gerektiğini anlattıktan sonra Urfa izlenimlerine geliyor: “Urfa şehrimizde de neredeyse tüm sivil toplum gruplarıyla görüştüm... Herkes hasretle bu sürecin hızlanmasını istiyor. BDP’nin tabanı da tavanından farklı olarak bu bağlamda Başbakan’ı tam destekliyor.” Kürt ulusal mücadelesini bölmek için 30 yıldır uğraşan ülke egemenlerinin yapamadığını Kütahyalı bir çırpıda yapıyor. BDP’lileri tavan ve taban olarak ikiye bölüyor. Tabanın, yani Kürtlerin büyük çoğunluğunun Başbakan’ı, AKP’nin politikalarını desteklediğini öğreniyoruz. Kütahyalı, utanmasa ‘tabandaki BDP’liler’e “Allah hükümetimizden razı olsun. İçimizdeki şahinleri hapislere doldurarak bizleri özgürleştiriyor” dedirtecek. Böyle yapınca mücadeleyi içten böleceğini sanıyor, o kuş kadar aklıyla…
Ahmet Abisinin prensi, efendilerinden öğrendiği küfürleri Deniz’lere sayarak başladığı ‘özgürlük çırpıntısı’na, meşe ağacına pislemeye çalışarak devam ediyor! Kürt halkı ile ülkedeki emek ve demokrasi güçleri demokrasi, barış ve insanca yaşam mücadelesi yönünde güçlerini birleştirdikçe bu sahte demokrasi bezirganlarının gerçek yüzleri açığa çıkıyor.
ÇETİN DİYAR
ÖNCEKİ HABER

Anket doldurana öğrenci belgesi bedava!

SONRAKİ HABER

AA "Öcalan'dan HDP'ye tarafsızlık çağrısı" dedi, HDP'li Ziya Pir yalanladı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa