18 Ocak 2010 00:00

Kazdağları’ndan kara bulutlar gitmiyor

Çanakkale’nin Biga ilçesi Kemer köyünde yer alan antik Parion kenti üzerinde kara bulutlar dolaşmaya devam ediyor.

Paylaş

Çanakkale’nin Biga ilçesi Kemer köyünde yer alan antik Parion kenti üzerinde kara bulutlar dolaşmaya devam ediyor. Antik kentin sınırları içerisinde İÇDAŞ Şirketi tarafından kurulmak istenen termik santral projesi mahkeme kararıyla iptal edilmesine rağmen, şirket yeni bir ÇED süreci başlattı. Şirket önümüzdeki günlerde ÇED gereği yeniden halkın katılımı toplantısı düzenleme hazırlıkları yaparken, termik santrale karşı çıkan yöre halkı ve çevreciler de yeni eylem ve etkinlikler için çalışmalara başladılar.
Antik yerleşim yoğunluğu bakımından dünyanın en önde gelen yöreleri arasında gösterilen Biga Yarımadası’nda termik santral yapılmasına dönük çabalar durmak bilmiyor. Uzun süredir altın madencisi şirketler tarafından yapılan altın arama sondajları ile delik deşik edilen Kazdağları, şimdi de termik santrallerin duman ve külleri arasında boğulmak isteniyor.
İMZA KAMPANYASI BAŞLATILDI
Çanakkale İdare Mahkemesi tarafından geçtiğimiz günlerde termik santralin ÇED Projesi’nin yürütmesi durdurulurken, şirket alelacele yeni bir ÇED süreci daha başlattı. Çevre ve Orman Bakanlığı sitesinde duyurusu yapılan ÇED Projesi ile ilgili şirket 20 Ocak 2010 tarihinde halkın katılımı toplantısı gerçekleştirmeyi planlıyor. Şirketin bu girişimine karşı çalışmalarını hızlandıran Çanakkale Çevre Platformu ve Kazdağları Koruma Girişimi, Çevre ve Orman Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirme ve Planlama Genel Müdürlüğü’ne gönderilmek üzere imza kampanyası başlattı.
DENİZİ DE ISITACAKLAR
“Kazdağları ve Çevresinde Termik Santral İstemiyoruz” başlıklı imza metninde kurulmakta olan termik santral ve yine İÇDAŞ şirketine ait biri inşaat halinde olan iki termik santralin Kazdağları’nın yaklaşık 40 km uzağında olduğuna dikkat çekiliyor. Yıllardır bölgedeki ovaya zehir kusan Çan Termik Santrali’nin de Kazdağları’na kuş uçuşu 25 kilometre uzaklıkta olduğunun altının çizildiği dilekçede, “Yörede hakim poyraz rüzgarlarının da etkisiyle ortaya çıkacak baca gazları, ağır metaller ve kül depo alanından çevreye yayılacak radyoaktivite sonucunda başta Kazdağları, Biga Ovası ve Lapseki olmak üzere tüm doğa kirlenecek, su kaynakları zehirlenecek, yörede yaşayan insanlar başta olmak üzere tüm canlılar için riskler oluşacaktır” uyarısında bulunuluyor. Bölgenin birinci derece deprem bölgesi olduğuna dikkat çekilen dilekçede olası bir depremde büyük felaketler yaşanabileceğine de vurgu yapılıyor. Termik santral projesinde santralin soğutma suyunun denizden alınmasının ve tekrar denize verilmesinin planlandığının belirtildiği dilekçede, tesiste kullanıldıktan sonra 22 dereceye düşürülmesi planlanan suyun yaz aylarında bu dereceye düşürülmesinin olanaksız olduğu kaydedildi. Dilekçede “Denize verilen sıcak su denizdeki doğal yaşamı bozacak, ayrıca da denizi kirletecek, böylece de yöredeki balıkçılığı bitirecektir” denildi. Santralin ÇED raporunun Çanakkale İdare Mahkemesi’nin kararı ile iptal edildiğinin altının çizildiği dilekçede yeniden acele ÇED düzenlenmesinin doğru olmadığı vurgulandı. Ne garip bir durumdur ki, dünya üzerinde 2700 yıl önce ilk kalorifer sisteminin uygulandığı yer olarak bilinen Parion’da bir işletme, denize salacağı sularla denizi de ısıtacak! (İzmir/EVRENSEL)

PARİON GELECEĞE TEMİZ TAŞINMALI
TERMİK santral ÇED’inin yürütmesini durduran Çanakkale İdare Mahkemesi, kararında, ÇED raporundaki hatalara ve eksikliklere dikkat çekerek, “Eksik ve hatalı mühendislik verilerine dayanılarak kurulan termik santrallerin geri dönüşü mümkün olmayan zararlara yol açabileceği” dile getirilmişti. Termik santralin sınırları içerisine kurulmasına karşı çeşitli kurumlara dilekçeler gönderen Parion kazı heyeti de antik kentle ilgili 1. derece SİT sınırları belirlenirken SİT sınırının oldukça dar tutulduğunu, kentin nekropolünü oluşturan alanın bile sınırların dışında gösterildiğine dikkat çekti. İÇDAŞ Şirketi tarafından yapılmak istenen termik santralin bölgedeki tarımı, balıkçılığı, zeytinciliği ve hayvancılığı olduğu kadar taşınmaz kültür değerlerini de olumsuz yönde etkileyeceğini dile getiren kazı heyeti, zamanla yaşanmaz hale gelen bir çevreye turist gelmesinin de beklenemeyeceğini kaydetti. Prof. Dr. Cevat Başaran başkanlığındaki heyet üyelerinin imzaladığı görüşte, Parion antik kentinin temiz bir çevrede, geleceğe taşınabilmesi için termik santrallerin yapımına izin verilmemesi gerektiğine işaret edildi.
Özer Akdemir
ÖNCEKİ HABER

Hasankeyf’i yaşatmak istemek suç mu?

SONRAKİ HABER

Sendika ve odalardan kayyum tepkisi: Demokrasiye ağır bir darbe

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa