BAŞYAZI

BAŞYAZI

  • Abdi İpekçi’nin katili Mehmet Ali Ağca’nın tahliyesinin yaklaşmasına paralel olarak, basın ve televizyonlarda adeta Ağca’yı aklama kampanyası başlatılmıştı.


    Abdi İpekçi’nin katili Mehmet Ali Ağca’nın tahliyesinin yaklaşmasına paralel olarak, basın ve televizyonlarda adeta Ağca’yı aklama kampanyası başlatılmıştı. Ağca’nın anılarından, bu anılara milyon dolarlık fiyatlar biçilmesinden İncil yazmasına kadar bir sürü “haber”, gazetelerin manşetlerine, sür manşetlerine kadar taşınmış; “dış basın”da çıkan “Ağca demeçleri”, iç basına cilalanarak taşınmıştı. Ancak dün gazete ve TV kanalları, bütün bunları sanki başka basın kuruluşları yapmış gibi, “Katili aklamamalı” gibi bir tutumla çıktılar. Ve bir gün önce görüntü almak için muhabirlere birbirini ezdiren gazeteler, TV kanalları, dün toplumsal bir tepkiden çekindikleri için olacak, geri adım atmışlardır.
    Abdi İpekçi gibi yakınları “faili belli” ve “faili meçhul” karanlık cinayetlere kurban giden aileler de, Ağca’ya gösterilen yakınlığı, onu gadre uğramış çilekeş bir kahraman gibi gösterme gayretlerini, basına gönderdikleri bir açıklamayla protesto ettiler.
    Behçet Aysan, Cavit Orhan Tütengil, Cevat Yurdakul, Doğan Öz, Hrant Dink, İlhan Erdost, Kemal Türkler, Metin Altıok, Metin Göktepe, Musa Anter, Nesimi Çimen, Onat Kutlar, Sevinç Özgüner, Turan Dursun, Uğur Mumcu ve Ümit Kaftancıoğlu’nun aileleri tarafından yapılan ortak açıklamanın bir bölümünde şunlar söylendi:
    “Asıl üzücü olan tetikçilerin yüceltilmesi, maddi ve manevi olarak desteklenmesidir. Ses getiren cinayetleri işleyenlere evlenme teklifleri gelmesi, tüm dünyada sık rastlanan bir toplumsal psikoz örneği. Ancak katillerin örgütlü şekilde cezaevinden kaçırılması, anı fotoğrafı çekilmesi, eli kanlı kişilerle gurur duyulması, ne üzücü ki ülkemize has bir görüngü ve moda olmuştur. Katillerin kahraman ilan edilmesini, katillikten sermaye biriktirilmesini, katilliğin ranta çevrilmesini kınıyoruz.
    ……
    Ağca ve benzerlerini, düşünceyi kurşunla susturmaya çalışan, kurbanını tanımadan öldürenleri övmek insanlık suçudur. Kınamak, eleştirmek ve kötü örnek olarak göstermek, politik düşünceden bağımsız olarak hepimizin görevidir. Başta toplumun ana yön vericisi olan medya kurum ve kuruluşları olmak üzere, herkesi sorumlu olmaya ve piyon pozisyonuna düşmeden insanlık erdemine sahip çıkmaya çağırıyoruz.”
    Toplumumuzun aydınlarının, ilericilerinin katledilmesinden yüreği en dolaysız yanan ailelerinin söylediklerine katacak çok bir şey yoktur.
    Evet, Ağca’nın serbest bırakılmasından bir gün sonra dün, Hrant Dink’in öldürülmesinin üçüncü yıl dönümüydü; Hrant Dink, yakınları ve ülkemizin ilerici demokrat güçleri tarafından anıldı.
    Anmaya katılanlar ve Dink davasının avukatları, “Bu cinayetin arkasındaki organizasyon açığa çıkarılıp gerçek failler mahkeme önüne çıkarılmadan, bu dava başlamıştır diyemeyiz” diyerek, Ağca’ın tetikçisi olduğu karanlık cinayetlerin bugün de devam ettiğine, her iki cinayetin arkasındaki güçlerin aynı olduğuna dikkat çektiler.
    Hrant Dink’in katili olarak yargılanan Ogün Samast, tutum ve davranışlarıyla kendisine Ağca’yı örnek aldığını gösterdi. Basının Ağca’ya gösterdiği ilgi, Samast’ları, Yasin Hayal’leri ve Zirve Yayınevi katliamının sanıklarını sevindirmiş ve umutlandırmış olmalıdır. Çünkü onlar, Ağca’nın karşılanmasını, cezaevinden alınıp beş yıldızlı bir otelde misafir edilmesi rezilliğini kendi gelecekleri olarak görmüşlerdir.
    Evet, günümüzün ve yarının Ağca’larının idolü Mehmet Ali Ağca, bugün basın toplantısı düzenleyecek.
    Dün, masumu oynayan gazeteler ve TV kanalları, eğer bu basın açıklamasına gitmezlerse, söylediklerinden haber yapmazlarsa inandırıcı olabilirler. Yok, eğer basın açıklamasına gider ve “Ağca şunu dedi, bunu dedi” diye haber yaparlarsa, bileceğiz ki dünkü tutumları sadece toplumu bir kez daha aldatma tutumudur; katillerden kahraman yaratma tutumunda ısrar ediyorlar demektir.
    Buyurun görelim bakalım, sözünüzde ne kadar duracaksınız!..
    İHSAN ÇARALAN
    www.evrensel.net