20 Ocak 2010 00:00

Tabanda birlik ve seferberlik çağrısı

TÜRK-İŞ’in çağrısına uyarak Ankara mitingine katılan işçiler, özelleştirmelerin durdurulması, işsizliğe ve zamlara karşı insanca yaşama hakkı için alanları doldurdular.

Paylaş

TÜRK-İŞ’in çağrısına uyarak Ankara mitingine katılan işçiler, özelleştirmelerin durdurulması, işsizliğe ve zamlara karşı insanca yaşama hakkı için alanları doldurdular. Bu işçiler arasında İstanbul’dan gelen Harb-İş ve Deri-İş üyeleri de vardı. Harb-İş mitinge 8, Deri-İş ise 2 otobüsle katıldı. İstanbul Şubeler Platformu tarafından yapılan eylemlerde bir araya gelen bu iki şubenin işçilerinin yolu bu kez Ankara yolunda, Bolu’da kesişti.
Ve hemen ardından da gecenin sessizliği sloganlarla bozuldu: “TEKEL işçileri yalnız değildir”, “Zafer direnen emekçinin olacak”, “Yan gelip yatmadık vatanı satmadık”, “Türk-İş uyuma, işçine sahip çık”, “Birleşe birleşe kazanacağız”, “Genel grev genel direniş”, “Uyuyan Türk-İş istemiyoruz...”
Yol boyu, cuma eylemlerinden Tuzla tersanesindeki ölümlere, medyanın taraflı yayınından Türk-İş yönetimine eleştirilere kadar hemen her konuda yapılan sohbetlerle Ankara’ya vardık.
KUMLU İSTİFA ETSİN
100 bin işçi ve emekçinin katıldığı mitingin ardından işçiler, yeniden otobüslerde bir araya geldiler. Sohbetin konusu bu kez Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu. İşçiler oldukça öfkeli. Yaptığı konuşmaların işçileri oyalamaktan başka bir şey olmadığını söyleyen işçiler, Kumlu’nun istifa etmesi gerektiği konusunda hemfikir. Türk-İş’ten tüm işçileri seferber edip genel greve gitmesini istiyorlar. TEKEL ve itfaiye işçilerinin konuşması ise beğenilmiş. Bu konuşmalardan “İşyerimizde mücadeleyi daha güçlü sürdürmemiz gerekir” sonucunu çıkarmışlar.
Harb-İş’in örgütlü olduğu İstanbul Deniz Kuvvetleri İşyeri Temsilcisi Menderes Özcal, Türk-İş’in, eylemleri kararlılıkla sürdürmek yerine içini boşalttığını ve bunun işçi sınıfına ihanet olduğunu söyledi. Miting için cuma gününden Ankara’ya gidip yolların kesilmesi de dahil üç gün boyunca eylem yapılması gerektiğini söyleyen Özcal, işyerlerine döndüklerinde yeni eylem kararları alacaklarını duyurdu.
GEREKEN CEVABI VERİRİZ
Harb-İş üyesi işçi Ayhan Özge de Türk-İş yönetiminden işçisine ve tabanına sahip çıkmasını istedi. Özge, “Yoksa biz işçiler, Türk-İş’e de hükümete de gereken cevabı veririz” diye konuştu.
Verdikleri mücadelenin özeleştirmeye ve fabrikaların kapatılmasına karşı olduğunu söyleyen Mustafa Doğan da “Eğer mücadele etmezsek yarın evlerimizi de ellerimizden alacaklar. Bunun için TEKEL mücadelesini önemsiyoruz ve elimizden gelen her şeyi yapacağız. Haklarımızı artık yedirmeyeceğiz” dedi.
TEKEL işçilerinin mücadelesinin Türkiye işçi sınıfına önemli kazançlar sağlayacağına dikkat çeken Salih Çoşkun da hükümetin saldırılarını püskürtmek için işçilerin birleşmesi ve daha ileriden mücadeleye katılması gerektiğine dikkat çekti.
MÜCADELE TABANDA ÖRÜLMELİ
Deri işçileri de Harb-İş üyesi işçilerle aynı görüşte. Deri-İş Tuzla Şube Başkanı Binali Tay, miting için işyerlerinde yaptıkları toplantılarla hazırlandıklarını belirterek, TEKEL işçilerinin mücadelesinin işçi sınıfı mücadelesini ileriye taşıyacağına inandığını söyledi.
Türk-İş’in Cuma Eylemlerini uygulayarak mitinge hazırlandıklarını anlatan deri işçisi Özgür Canpolat ise “Bize düşen görev, bu mücadeleyi daha iyi bir şekilde tabanda örmektir. Böylece bu mücadele büyüyecek ve kazanımlar getirecektir” diye konuştu.
Görüştüğümüz işçilerden biri de Hava-İş Sendikası’nda örgütlendikleri için işten atılan ve 6 aydır direnişte olan Sabiha Gökçen Havalimanı işçisi Serkan Ören. TEKEL işçileriyle aynı mücadeleyi verdiklerini dile getiren Ören, haklarını kazanmak için mücadeleye devam edeceklerini bildirdi.
Emekli cam işçisi Mustafa Aktemel ise işçilerin, öğrencilerin, esnafın, herkesin TEKEL işçilerine kulak vermesi gerektiğini söyledi. İşçilerin birlikte mücadele etmesi halinde hükümetin foyasının ortaya çıkacağını kaydeden Aktemel, “İşçiler için bıçak kemiğe dayandı” diye konuştu. (Ankara/EVRENSEL)

HAK ALANA KADAR...

Ahmet Karaburun, TEKEL işçilerini en iyi anlayanlardan. Karaburun, 2004 yılında Antalya Etibank Ferrkom Karpit Fabrikası’nın özelleştirilmesinin ardından 4-c kapsamında Harb-İş Sendikası’na bağlı işyerinde çalışmaya başlamış. “TEKEL işçileri direnişte olmasaydı şimdi çoktan işsiz kalmışlardı” diyen Karaburun, Ferrkom Karpit Fabrikası özelleştirildikten sonra yaşananları şöyle anlattı: “İşsiz kalan 14 işçi arkadaşımız intihar etti. Birçok işçi de eşinden boşandı.” Hak alana kadar yapılacak hiçbir eylemin yeterli olmayacağına dikkat çeken Karaburun, “Bu ekmek davası. Bizler de haklarımızı alana kadar, 4-c iptal olana kadar TEKEL işçileriyle birlikte her türlü eylemi yapacağız” diye konuştu.



ÖNCEKİ HABER

Emek ve meslek örgütleri TEKEL için bir araya geldi

SONRAKİ HABER

Fındıklı Festivalinde polis provokasyonu

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa