20 Ocak 2010 05:00

‘Kiralık işçi’ yine Meclis’te

Hükümet, sendikaların “kölelik düzeni” diyerek karşı çıktığı, işçilerin sosyal haklarından mahrum bırakılarak özel istihdam bürolarınca işverenlere kiralanmasına olanak tanıyan düzenlemede ısrar ediyor.

Paylaş

Hükümet, sendikaların “kölelik düzeni” diyerek karşı çıktığı, işçilerin sosyal haklarından mahrum bırakılarak özel istihdam bürolarınca işverenlere kiralanmasına olanak tanıyan düzenlemede ısrar ediyor. Kamuoyunda büyük tepki yaratan ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından veto edilen “kiralık işçi” düzenlemesi, ilgisiz bir tasarıya eklenerek, yeniden Meclis’e sevkedildi.
İşçi kiralayan işveren, işçiye karşı hiçbir sorumluluk taşımıyor. Kamuoyunda bu düzenleme devlet eliyle “modern amele pazarı” yaratacağı yorumlarıyla eleştiriliyor. Özel istihdamla ilgili düzenlemeye göre geçici iş ilişkisi sözleşmesine dayalı olarak çalıştırılan işçi sayısı o işyerinde çalıştırılan işçi sayısının yüzde 20’sini geçmeyecek. Veto edilen yasada tasarıda bu oran yüzde 25’ti. Ayrıca, aynı işçi için, aynı işverenle yapılacak geçici iş ilişkisi sözleşmelerinin toplam süresi de 18 ayı geçemeyecek.
Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanarak Meclis’e gönderilen ve emekli aylıkları ve banka şubeleri için harç ödemeleri gibi birçok düzenlemenin bulunduğu torba yasada geçici iş ilişkisi 8. Maddede yer alıyor. İlk düzenlemenin Köşk’ten veto yemesinin ardından Çalışma Bakanı Ömer Dinçer, “Bu düzenlemede kararlıyız. Yeniden gündemimize alacağız” demişti.
BÜRO KİME İSTERSE ONA KİRALAYACAK
Hükümetin işsizliğe karşı bir önlem olarak gündeme getirdiği kiralık işçi düzenlemesi tasarıda “geçici iş ilişkisi” başlığıyla yer alıyor. Bu düzenleme, Özel İstihdam Büroları’nın işçilerle geçici iş sözleşmesi yapıp, işçileri rızası olmadan istediği şirkete kiralayabilmesine olanak tanıyor.
İşçi kiralayan işveren, işçiye karşı hiçbir sorumluluk taşımıyor. Kamuoyunda bu düzenleme devlet eliyle “modern amele pazarı” yaratacağı yorumlarıyla eleştiriliyor. Düzenleme işverenin, işçiyi kendi şirketinde istihdam etmek yerine, kiralamasına dönük yeni bir dönemi başlatacak. Güvenlik ve temizlik şirketleri ile başlayan taşeronluk, özel istihdam büroları ile daha geniş kapsamlı bir uygulamaya dönüşecek. Böylece kadrolu istihdam oranı azalacak.
Yeni yasa ile özel istihdam büroları, işçi ile ‘geçici iş sözleşmesi’ yaparak, onu istediği işverene kiralayacak. Özel istihdam bürosu, işçisini devredeceği işverenle sözleşme imzalayacak. Ancak özel istihdam bürolarından işçi kiralayan işveren, işçiye karşı hiçbir konuda sorumlu olmayacak.
KIDEM TAZMİNATI UNUTULDU
Yasada, bu işçilerin özel istihdam bürolarından kıdem tazminatları alıp almaması konusunda da yasal güvence getirilmiyor. Düzenleme, kamu kurumları hariç tüm özel sektörde uygulanacak. Bu uygulamada işçilerin sendikalı olması ve toplu sözleşme dahil herhangi bir hakları bulunmaması nedeniyle hem sendikaların hem de muhalefetin büyük tepkisiyle karşılaşmıştı.
Ayrıca kiralık işçi, o işyerinde grev ve lokavt olması halinde ve özel istihdam bürosu tarafından da başka bir işyerinde istihdam edilememesi halinde, büro o işçinin asgari ücretten az olmamak üzere sözleşmede belirtilen ücretinin sadece yarısını ödemekle yükümlü olacak. Bu durumda, işçinin aylık ücreti yarıya düşmüş olacak.


KISA ÇALIŞMA ÖDENEĞİNE DEVAM
Torba yasada kısa çalışma ödeneği, teşvik uygulaması ve belediye borçlarına ilişkin kararlar da yer alıyor. Buna göre 2008 ve 2009 yıllarında koşulları iyileştirilen kısa çalışma ödeneğinin 2010 yılında da devam ettirilmesi öngörülüyor.
Torba tasarıyla, 49 ilde uygulaması yapılan ve 31 Aralık 2004 tarihinden önce tamamlanan yatırımlar açısından 31 Aralık 2009 tarihinde sona eren sigorta primi işveren hissesi teşvikinin uygulama süresi, 2012 yılı sonuna kadar uzatılıyor.
Tasarıya göre, belediyelerin 1 Mart 2010 tarihinden önce doğmuş borçları için genel bütçe vergi gelirleri tahsilatından bu idarelere ayrılacak paylardan yapılacak kesinti oranı yüzde 40 ile sınırlandırılıyor.
Böylece bu tarihten sonra yeni oluşacak borçların zamanında ödenmesi için baskı oluşturuluyor. Çünkü kesintide sınır uygulaması kaldırılmış oluyor.

ANAMUR ÖRNEĞİ AKILLARDA

Mersin Anamur Devlet Hastanesi’ne hizmet veren taşeron şirkette sözleşmeli olarak çalışan 10 bilgisayar operatörü ile 22 temizlik işçisinin işine 2010’a girildiği gün son verilmiş, iddiaya göre yerlerine AKP İlçe Teşkilatı üyesi gençler yerleştirilmişti. Anamur Devlet Hastanesi’nde 2010’a işsiz giren Fatih Kurt’un 500 TL kazandığı işinden olmasının üzüntüsü ile gözyaşı dökerkenki yüreği burkan görüntüleri hâlâ hafızalarda...
Kiralık işçi modeli özellikle belediyelerde çok yoğun olarak kullanılıyor ve ‘işveren’ ile işçiler arasında sürekli bir gerginlik yaşanmasına neden oluyor. İşsiz kalan işçiler belediyeyi muhatap almak istediklerinde “Gidin derdinizi taşeron firma ile görüşün. Siz bizim işçimiz değilsiniz” deniyor.
ÖNCEKİ HABER

Esnaf borç batağında çözüm arıyor

SONRAKİ HABER

Ankara'ya gelen tutuklu anneleri: Çözüm bulunana kadar ayrılmayacağız

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa