Çocuklarımıza nasıl davranır?

Çocuklarımıza nasıl davranır?

15 Ocak 2010 Cuma günü okulumuzda bir öğrenci, başka bir öğrencinin burnuna vurarak kanattı. Ambulans gelip öğrenciyi hastaneye götürdü.


15 Ocak 2010 Cuma günü okulumuzda bir öğrenci, başka bir öğrencinin burnuna vurarak kanattı. Ambulans gelip öğrenciyi hastaneye götürdü. Daha sonra (öğle arası) çocuk şubeye bağlı üç tane sivil polis, öğretmenler odasına kavga eden öğrenciyle beraber geldi. Çocuğu götüreceklermiş ama nöbetçi öğretmen ‘İdareciler gelsin (öğle arası olduğu için idareciler okulda yoktu) onlarla görüşmeden çocuğu götüremezsin’ dedi.
Okulun müdür yardımcısı geldi, öğrencimizi okuldan götürmelerinin çocuğun psikolojisi için iyi olmayacağını, büyütülecek bir şey olmadığını haklı olarak söyledi. Ben de gazete okuyordum, polis üsteleyince ben de çocuk için götürmenin doğru olmayacağını, çocukların her zaman kavga edebileceklerini, öğrencinin arkadaşlarının içerisinde polislerce götürülmesinin hoş olmayacağını söyledim. Polis ‘Sen kimsin?’ dedi, ben de öğretmen olduğumu, Eğitim Sen işyeri temsilcisi olduğumu söylemeye kalmadan, “Kafamı bozma, şimdi seni de alırım” dedi. Ben de üslubunun doğru olmadığını söyledim. Bir sürü öğretmen arkadaşımın yanında üzerime yürüdü. Başka bir polis kucaklayarak zor durdurdu. Beni, “Evrensel gazetesi okuduğundan belli” diyerek tehdit etti. Ben de kendisinin önyargılarla bölücülük yaptığını belirterek, “Hangi gazeteyi okuyacağımızı size mi soracağız?” dedim.
Öğretmenler odasında meslektaşlarımın yanında üzerime yürüyen bir polis, çocuk şubede çocuklarımıza nasıl davranır acaba, merak ediyorum. Metin Göktepe’nin gazetesini okumaktan da onur duyuyorum.
Hıdır Aygün
(80. Yıl Cumhuriyet İlköğretim Okulu/Çorum)
www.evrensel.net