21 Ocak 2010 00:00

Her evde bir işsiz var!

Sınırları içindeki sanayi bölgeleri ve mahallerindeki emekçi yoğunluğuyla İstanbul’un emekçi bölgelerinin başında gelen bir ilçede, Ümraniye’deyiz.

Paylaş

Sınırları içindeki sanayi bölgeleri ve mahallerindeki emekçi yoğunluğuyla İstanbul’un emekçi bölgelerinin başında gelen bir ilçede, Ümraniye’deyiz. Bir süre öncesine kadar Ümraniye’nin en kalabalık nüfusa sahip mahallerinden Kazım Karabekir’in sınırları içinde anılan Topağacı Mahallesi’nde bir emekçi evindeyiz. Çevredeki komşulardan bazıları da, yapacağımız haber için buradalar.
EKMEK İÇİN GELDİK İSTANBUL’A
Bulunduğumuz gecekondu, buradaki pek çok ev gibi kömür sobası ile ısıtılıyor. Henüz kömür alamamış ya da aldığı kömürün taksitlerini nasıl ödeyeceğini kara kara düşünenlerin mahallesi burası.
Nurettin Salik 45 yaşında. Erzincanlı. 1982 yılından beri ekmek parasının peşinde, gurbette olduğunu söylüyor. Çoğunlukla inşaat işlerinde çalışmış bir sıvacı ustası. Marmara depreminden beri, işlerinin bir türlü dikiş tutmadığından yakınıyor. 3 çocuğu var. 19 yaşında bir kızı olan Salik’in, 18 ve 13 yaşlarında da iki oğlu var. Son olarak iş için Rusya’ya gitmiş. Orada da 9 ay çalışabilmiş ancak.
KIZIMI KURSA GÖNDEREMEDİM
“200 kişi kadardık. Bunlardan 14-15’i benim gibi sıvacı idi. Patron orada bize sadece 100-200 dolar sigara ve harçlık parası veriyordu. Biz sıvacılar, alacaklarımız için senet aldık, diğerleri onu da alamadı. 6 bin TL alacağım var” diyor Nurettin Salik. Ve devam ediyor: “Kızım liseyi bitirdi. Üniversiteye hazırlık için ancak iki ay kursa gönderebildim. Elimize geçen parayı ancak elektrik, su faturası ve mutfak masrafına yetirebiliyoruz. Yakacak kömür olmadığı için ne bulursak onu yakıyoruz. AKP’ye üye olsam işsiz olmazdım. Ama gidip kimseye de el avuç açmak istemiyorum.”
Nurettin Salik, TEKEL işçilerinin eylemine de dikkat çekiyor ve “Bugün TEKEL işçisi hakkını istiyor. Ama hükümet vermemek için direniyor. AKP döneminde her şey daha da kötüye gitti” diyor. Nurettin Salik uzun bir süredir işsiz.
BELEDİYE CHP’Lİ, TAŞERON AKP’Lİ
Sivaslı olan 32 yaşındaki Bektaş Kuş da 3 aydır işsiz. CHP’li Beşiktaş Belediyesi’nde taşeron işçi olarak çalışıyormuş son olarak. “Belediye CHP’nin, taşeron ise AKP’nin” diye anlatıyor. 1 sene 9 ay çalışmış ve gerekçe gösterilmeden çıkarılmış.
45 kişinin bulunduğu taşeronda alacakları için iş bırakmışlar. Bektaş Kuş, bu eylemden sonra, alacakları için kendisine bir çek verilerek işten çıkarıldığını söylüyor.
Evli ve 5 yaşında bir oğlu var. Eşi çalışmıyor.
İŞKUR’a başvurduğunu ve işsizlik aylığı aldığını söyleyen Bektaş, bu ödeme de bittikten sonra ne yapacağının, evini nasıl geçindireceğinin endişesini taşıyor.
O KADAR ÇALIŞTIKTAN SONRA
Adıgüzel Sarıgül de 32 yaşında. 1990 yılında memleketi Tokat’tan gelmiş ve uzun süredir TIR ve kamyon şoförlüğü yapıyormuş. Evli, 3 çocuk babası ve babasının evinde oturuyor. İki aydır işsizmiş Sarıgül de.
Adıgüzel Sarıgül, evine ekmek götürmek için uzun yollar aşmak zorunda olan biri olarak, patronunun alacağını vermemesine öfkelendiğini dile getiriyor. “Ben o kadar çalıştıktan sonra, çoluk çocuğumun rızkını başkasına yedirir miyim?” diyen Sarıgül, alacağını almak için patronunu ‘hırpalamak’ zorunda kaldığını da ekliyor.
Bulunduğumuz gecekondudan çıkarken, bu habere nasıl bir başlık atacağımızı da zaten bu manzaranın toplamı bize söylüyor: Her evde bir işsiz var! (İstanbul/EVRENSEL)

‘İŞ İÇİN AKP’YE ÜYE OLDUM’

Biz bir başka kişiyle sohbet için döndüğümüzde, Bektaş Kuş’un, “İş için AKP’ye üye oldum” sözüne kulak misafiri oluyor ve kendisine dönüyoruz. Bu durum kendisine sıkıntı verdiği için bizimle sohbeti sırasında bunu anlatmamış olmasını anlıyoruz.
Bektaş Kuş, iş için Ümraniye’de bir taşeron firmaya başvurmuş. Onlar da, AKP’ye gitmesi gerektiğini ve oradan kendilerine söylendiğinde alabileceklerini söylemişler. Bunun üzerine AKP Ümraniye ilçe binasına giderek üye olan Kuş, sonrasını şöyle anlatıyor: “Üye olduktan sonra partinin rozetini verdiler. Ancak iki ay oldu, ne arayan var ne soran.” O, bunları anlatırken, odada bulunan bir başka kişi, “Üyeliğinin üzerinden 6 ay geçmesi gerekiyor, iş başvuruna olumlu yanıt alabilmen için” diyor. Yani aslında bu iş, kurumsallaşmış. Önce AKP’ye üye oluyorsunuz, sonra muhtemelen araştırılıyorsunuz ve partiye bağlılığınıza ikna olunursa bir işe sokuluyorsunuz. Bektaş Kuş, araya giriyor ve devam ediyor: “Ben Sarıgül’ün partisine de iş için üye oldum, ama oradan da bir iş çıkmadı.”
Son seçimlerde CHP’ye oy verdiğini ve CHP’li belediyeden atıldıktan sonra kapısını çaldığı AKP ve Sarıgül’ün partisinden de bir şey göremediğini belirten Kuş, bu nedenlerle partilerden de soğumuş.

Fatih Polat - Mehmet Aydoğdu
ÖNCEKİ HABER

Hakime kızınca karakol bastılar

SONRAKİ HABER

6’ncısı gerçekleşecek Uluslararası Sanat Çalıştayı’nın duyurusu yapıldı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa