22 Ocak 2010 05:00

Mumia, idamla özgürlük arasında

1982 yılında ABD’de bir polisi öldürdüğü gerekçesiyle idam cezasına çarptırılan gazeteci ve eski Kara Panter Partisi Üyesi Mumia Abu Jamal için hem iyi hem de kötü sayılabilecek bir karar alındı.

Paylaş

1982 yılında ABD’de bir polisi öldürdüğü gerekçesiyle idam cezasına çarptırılan gazeteci ve eski Kara Panter Partisi Üyesi Mumia Abu Jamal için hem iyi hem de kötü sayılabilecek bir karar alındı. ABD Yüksek Mahkemesi’nin geçtiğimiz günlerde aldığı karar, insan hakları savunucusu Abu Jamal’in özgürlüğüne yeniden kavuşması yolunda yeni umut verdi.
Abu Jamal’in idam edilmesine karar veren jürinin seçiminde “hukuksal yanlışlık” yapıldığı gerekçesiyle avukatlarının yaptığı başvuruyu değerlendiren Philadelphia Eyaleti 3. Temyiz Mahkemesi, geçen yıl davanın yeniden görülmesini reddetmiş ve idam kararını “Ömür boyu hapis” cezasına dönüştürmeye karar vermişti. Bunun üzerine, ABD Temyiz Mahkemesi bu kararın geçerli olabilmesi için Yüksek Mahkeme’ye başvuruda bulunmuştu. Salı günü başvuruyu görüşen ABD’deki en yüksek yargı organı olan Yüksek Mahkeme, temyiz başvurusu konusunda verilen kararın yeniden ele alınmasını istedi.
Köşe yazıları gazetemiz Evrensel’in de aralarında bulunduğu pek çok gazete ve dergide yayınlanan Abu Jamal’in idam edilmesi konusunda verilen kararın yeniden değerlendirilmesini isteyen Yüksek Mahkeme’nin bu kararı, Abu Jamal için idam ile özgürlük arasında kalma anlamına geliyor. Eğer mahkeme idam kararının alınması sırasında hukuka uygun bir durum olduğuna karar verirse Abu Jamal’in idam edilmesi somut olarak bir kez daha gündeme gelecek. Aksi yöndeki karar ise, tam 28 yıldır cezaevinde tutulan Abu Jamal’in özgürlüğüne kavuşmasını sağlayacak.
Geçen yıllarda gün ışığına ilk defa çıkan kanıtlar, Abu Jamal’in masumiyetini bir kez daha kanıtlamıştı. ABD’deki insan hakları savunucuları, bu yeni kanıtların, olası yeni bir kararda etkili olabileceğini ifade ediyorlar.
Yüksek Mahkeme’nin kararını Almanya’da yayınlanan Junge Welt gazetesinde değerlendiren Abu Jamal’in Avukatı Robert R. Bryan, “Karar bizim açımızdan olumlu, çünkü zaman kazandık. Şimdi bir alt mahkemede idam kararının verilmesinin doğru olup olmadığı yeniden ele alınacak. Bu olumlu gelişmeye rağmen Mumia Abu Jamal halen idam ile karşı karşıya. Bu nedenle hayatı halen tehlikede” dedi.
Bryan, Abu Jamal’in suçsuz olduğunu kanıtlamak için bundan sonra da kararlı bir şekilde çalışacaklarını belirterek, bugüne kadar verilen uluslararası mücadelenin bundan sonra da devam etmesi gerektiğini söyledi.
UZUN SOLUKLU MÜCADELE
Mumia Abu Jamal’in yargılanması sırasında ayrımcılık yapıldığını ve delillerin doğru bir şekilde değerlendirilmediğini savunan avukatlar uzun soluklu bir mücadele başlattılar. Abu Jamal’in suçsuz olduğuna inanan avukatların, davanın yeniden görülmesi için yapılan başvuruları reddedildi. Ancak 2001 ve 2008 yıllarında eyalet mahkemesi tarafından verilen iki kararda idam kararı verilirken jüri seçimi ve bilgisi konusunda hukuki hataların yapıldığını kabul ederek, idam cezasının ömür boyu hapis cezasına dönüştürülmesi istendi. Son olarak Yüksek Mahkeme tarafından verilen karar, eyalet mahkemeleri tarafından verilen bu kararların yeniden incelenmesini içeriyor.
Bu süre içerisinde, Mumia Abu Jamal’in serbet bırakılması için başta ABD ve Avrupa olmak üzere dünya çapında büyük bir dayanışma örgütlendi. Pek çok kentin belediyesi, Abu Jamal’in suçsuz olduğuna inanarak kendisine fahri vatandaşlık unvanı verdi.
En son aralarında Danielle Mittedand, Susan Sarandon, Paul Newman ve Günter Grass’ın da olduğu, toplam 8 bin kişi tarafından imzalanan bir dilekçe ABD Başkanı Barack Obama’ya iletilmişti. Dilekçede Abu Jamal’e verilen idam cezasının kaldırılması talep edilmişti.
(Köln/EVRENSEL)

NE OLMUŞTU

28 yıldır ABD’de idam cezasıyla hapiste tutulan Mumia Abu Jamal, 9 Aralık 1981’de bir polisi öldürmekle suçlanıyor. Polis kontrolü sırasında beyaz Polis Memuru Daniel Faulkner tarafından kötü muameleye tabi tutulan kardeşine yardım etmek üzere olay gerine giden Abu Jamal, Faulkner’in ölümünden sorumlu tutuluyor. Çok sayıda tanık, olay yerinde çatışma olduğunu, kimliği belli olmayan kişilerin daha sonra olay yerinden kaçtığını söylediği halde, Abu Jamal, polisi öldürdüğü gerekçesiyle temmuz 1982’de idama mahkum edilmişti.
Kısa bir süre içinde verilen idam kararı sırasında pek çok delilin mahkeme tarafından dikkate değer görülmediği, insan hakları örgütleri tarafından tespit edilmişti. Ayrıca idam kararını veren jüri heyeti arasında hiç bir siyahın olmaması da yargılamanın adil olmadığı yönündeki iddiaları güçlendiriyor.
Yücel Özdemir
ÖNCEKİ HABER

ABD, Haiti’de ne yapıyor?

SONRAKİ HABER

EYT’liler Adana’da buluştu: Açlık sınırının altında maaş hak mı, adalet mi?

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa