22 Ocak 2010 00:00

İnancın zaferi

Değerli okurlar yazıma nereden başlayacağımı bilemiyorum.

Paylaş

Değerli okurlar yazıma nereden başlayacağımı bilemiyorum. Çünkü TEKEL işçilerinin bu onurlu mücadeleleri bizleri öylesine umutlandırdı ki anlatamam. Bu mücadeleleriyle unuttuğumuz bir çok şeyleri bizlere tekrar hatırlatıp yaşattılar. Yaşatmaya da devam edeceklerinden kuşkumuz yok. Türkiye’deki sınıf mücadelesi, emek hareketi bitti, dibe vurdu derken TEKEL işçilerinin bu mücadeleyi başlatmaları bizlere en başta 89 Bahar eylemlerini ve madencilerin Ankara yürüyüşünü hatırlattı. Nasıl ki o dönemlerde yaşanan bu eylemlilik sürecinde kazanımlar elde edildiyse bu süreçte de kazanımların olacağına tüm kalbimizle inanıyoruz. Peki sadece inanmak yeterli mi? Bu inancın zafere ulaşması için tabii ki bir şeyler yapmak lazım. Peki bu güne kadar (38 gündür) neler yapıldı. Veya yapılmayanlar nelerdir? Öncelikle sendikalar genel anlamda bu mücadeleyi ne kadar sahiplendi? İte, kalka Türk-İş’in almış olduğu bir saatlik geç iş başı yapma kararına ne kadar sahip çıkıldı. Türk-İş’in almış olduğu bu karar yeterli midir? Bunları tartışmak lazım.
Türk-İş ocak ayı içerisinde önce bölgesel mitingler düzenlemeyi düşünüyordu. Ankara mitingini ise daha sonra. Fakat bölgesel mitinglerden vazgeçildi. Bunu sorgulamak lazım. Mesela Ankara mitingi ne için cumartesiden pazara alındı? Gerçekten güvenlik nedenlerinden dolayı mı yoksa katılımcı sayısını engellemek için mi? Eğer bu miting 17 Ocak Pazar değilde 16 Ocak Cumartesi olsaydı daha fazla emekçi katılmazmıydı? Türk-İş Başkanı Mustafa Kumlu yaptığı konuşmada ne için hükümete eleştirilerde bulunamadı? Ne için genel grev sözünü veremedi? İşçilere olan güvensizliğinden mi yoksa AKP’ye olan sadakatından mı? Bunca olumsuzluklara rağmen emek mücadelesine inanıp yüzlerce kilometre uzaklıktan gelen katılımcılara ihanet edercesine bir miting organizasyonu yapan Türk-İş yöneticileri!.. İişçilerden korktuğunuz için mi yoksa Başbakandan azar işitmemek için mi konuşmalarınızı kesip, mitingi çabuk bitirdiniz?
Beyler daha bitmedi. Peki direnmeye devam eden TEKEL emekçilerinin durumundan çok memnunsunuz galiba. Ankara’nın göbeğinde 1800’lü yıllarda dahi görünmeyen eylem manzaraları. Vizdanınız nasıl el veriyor? O emekçi kardeşlerimizin sözde çadır dediğiniz o naylonların altında konaklamaları, yağmur suyu altlarından akıyor... Soğuk rüzgar bağırlarını deliyor... Sizler ise seyrediyorsunuz. Yazıklar olsun. Ama sizlere inat üşümüyorlar, ıslanmıyorlar. Sizlere inat direnişe devam ediyorlar. Sizlere inat da kazanacaklar. Bir yandan AKP zulmü bir yandan Türk-İş’in ilgisizliği. Ama her şeye inat zafer diyorlar. Umarım bu miting sonun başlangıcı olmaz. Yani final amacını taşımaz.
Son olarak şunları söylemek istiyorum. Mustafa Kumlu ve ekibi lütfen yönünüzü belirtiniz, olduğunuz yeri söyleyiniz. Artık daha fazla takiyye yapmayınız. Ve ben şu an iki şeye inanıyorum. Birincisi TEKEL işçisi kazanan taraf olacaktır. İkincisi ise Kumlu ve ekibi yaptığı ihanetlerin bedelini bu işçiye ödeyecektir.
Ahmet Oktay (Petkim İşyeri Baştemsilcisi/İzmir)
ÖNCEKİ HABER

ÖRGÜTLÜ BASIN

SONRAKİ HABER

Çavuşoğlu’dan İdlib açıklaması: Rejim ateşle oynamamalı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa