23 Ocak 2010 05:00

HAYAT YAZILARI

Bir tarafta darbe planı olduğu iddiası ile yayınlanan askeri belgeler, diğer yanda askerlere sivil yargı yolunu açan yasal düzenlemenin mahkemece iptal kararı.

Paylaş

Bir tarafta darbe planı olduğu iddiası ile yayınlanan askeri belgeler, diğer yanda askerlere sivil yargı yolunu açan yasal düzenlemenin mahkemece iptal kararı.
Bu durumda kozmik odada yapılan aramada elde edilen bilgi ve bulgular kanuna aykırı yöntemlerle mi elde edilmiş sayılacak? Ortada zor bir tablo olduğu açık. Ama daha endişe verici olan bu zorluğun ciddiyeti ile bağdaşmayan siyasal girişimler. Köklü ve bütüncül bir anayasa değişikliği ile demokratikleşme ve sivilleşme sürecini göze alamayan iktidar partisi, parçalı hamlelerle işi kotarmaya çalışıyor.
Daha önce üniversitelerde kıyafet yasağını çözmek için YÖK ile ilgili düzenleme girişimi de benzer bir mahkeme kararı ile karşılaşmıştı. Bütün bu girişimler karşısında anayasa mahkemesinin tutumunun yanlışlığı, iktidar partisinin yöntemini doğrulamaya yetmez. Böylesi zor süreçlerde haklı olmanın yetmeyeceğini her seferinde bir kez daha test ediyoruz. Elbette her test edişte yeni bir hayal kırıklığı yaşıyoruz. Sivilleşmeye taraftar olmak, parlamento tarafından geliştirilen yöntemlere peşin destek vermeyi gerektirmez. Hem sivilleşmeden yana olmak hem de bu sürecin başarı ile tamamlanması için daha doğru adımlar atılmasını istemek zorundayız.
Mahkemenin iptal ettiği son değişiklik, gece yarısında apar topar meclisten geçirilirken yapılan uyarılara kulak tıkandı. Yapılan değişikliğin ilgili Anayasa maddeleri gerekçe gösterilerek iptal edilebileceği ısrarla ifade edildi. Sadece meclis çoğunluğuna güvenerek bu denli zor bir sürecin planlanması mümkün değildir.
Dikkatsiz ve özensiz adımlar atıp, insan hakları ve özgürlüklerden yana irade sergilemesini yargıdan beklemek hem kendini kandırmak hem de toplumu oyalamaktır. Bu yönde yapılan uyarı ve eleştirileri göz ardı edip bununla da yetinmeyerek sivilleşme karşıtlığı ile suçlamaktan vazgeçmeliyiz. Sivilleşme zorunluluktur. Ancak bu denli kaçınılmaz ama bir o kadar özen gerektiren süreçte “Ben yaptım oldu” anlayışı ile hareket edilemez.
Artık aynaya bakmak ve aynı hatalarda ısrar etmeden daha kapsamlı planlamalar yapmak gerekmektedir. Bu işin sonunun köklü bir anayasa değişikliğine gitmek zorunda olduğu bir an önce görülmelidir. Dokunulmazlık gibi alanlarda içine girdiğimiz çaresizlik psikolojisi bu yüzleşmeyi öteledikçe sivilleşme iradesi zayıflayacak, toplumsal güven duygusu darbe yiyecektir. Geriye “Biz üzerimize düşeni yaptık, ne yapalım engellendi” açıklaması kalır ki, bu hiçbir şekilde başarısızlığın mazereti olamaz. Hiçbir şey olmamış gibi davranmak artık katlanılabilir olmaktan çıkmıştır.
Ayhan Bilgen
ÖNCEKİ HABER

Ekmeğe zam yolda

SONRAKİ HABER

Google Huawei'nin yeni telefonlarda Android lisansını iptal etti

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa