Esnaf valiliği yalanladı

Esnaf valiliği yalanladı

Ankara Valiliği, Türk-İş önü ve çevredeki sokaklarda kurdukları çadırlarda direnişini sürdüren işçilerinin “bölgeyi tahliye” etmeleri için Tek Gıda-İş Sendikası’na yazı göndererek, “esnafın rahatsız olduğunu” ileri sürdü.


Ankara Valiliği, Türk-İş önü ve çevredeki sokaklarda kurdukları çadırlarda direnişini sürdüren işçilerinin “bölgeyi tahliye” etmeleri için Tek Gıda-İş Sendikası’na yazı göndererek, “esnafın rahatsız olduğunu” ileri sürdü. Çevre esnafı ise rahatsız olmak bir yana, TEKEL işçilerine ilk günden beri destek veriyor. Görüşlerini aldığımız esnaf, böyle bir rahatsızlıkları olmadığını belirterek, valiliği yalanladılar.
Ankara Valisi adına, Vali Yardımcısı M. Fahri Aykırı imzasıyla Türk-İş, Tek Gıda-İş merkez ve şubelerine gönderilen yazıda, işçilerin, sendika yöneticileri tarafından organize edilerek, uyarılarına rağmen, Ankara’ya getirildikleri, “kanuna aykırı toplantı düzenledikleri, Türk-İş’in de bu ‘kanuna aykırı’ eylemi desteklediğinin tespit edildiği” vurgulandı. 15 Aralık 2009’da Ankara’ya gelen işçilerin Ankara’ya geliş tarihinin bile yanlış yazıldığı (15 Ocak 2010) valilik uyarısında, açlık grevine de dikkat çekildi.
‘KANUNSUZ EYLEM’MİŞ
Valiliğin, hatalarla dolu bir sayfalık yazısında, “Kanuna aykırı olarak başlattığınız, sürdürdüğünüz ve organizasyonunuzda yapılan kanunsuz eylemler kapsamında, Türk-İş binasının çevresinde, kapsamlı olarak yapılan inceleme sonucunda; Bayındır Sokak, İnkilap Sokak, Tuna Caddesi üzerinde, Tek Gıda-İş Genel Başkanı ve şube başkanlarının; teşvik, destek ve organize etmeleriyle ilimizde, yukarıda belirtilen cadde ve sokaklar üçerinde çadırlar kurularak, büyük topluluklar oluşturulduğu, bu çadırların ve eylemcilerin cadde ve sokakları kapatarak yaya ve araç trafiğinin sürekli engellendiği, çevrede bulunan işyerlerine girişlerinin önünün kapatılması ve ortamdan dolayı çekinen insanların bölgeye gelmemesinden dolayı mağdur oldukları ve çok sayıda değişik ibareli/imzalı döviz ve pankartın kamuya ait yerlerde, özel binalarda ve çadırlarda asılı olduğu tespit edilmiştir” denildi.
‘ÖĞRENCİLER KORKUYOR’ İDDİASI
“Öğrencilerin çevredeki dersanelere gidiş-gelişlerine engel ve korku duymalarına neden olduğu; araç ve yaya geçişlerinin engellendiği; esnaf ve müşterilerin rahatsız olduğu; çöp bırakılarak ve ateş yakılarak çevre kirliliğine ve ses kirliliğine neden olunduğu; zorlu kış şartlarında sokakta/açıkta gerçekleştirilen eylemlerde, eylemcilerin ve çevrenin sağlığının tehdit altında olduğu; kefen giyilerek ölümüne eylem yapıldığı görüntüsüyle toplumda infiale sebebiyet verildiği; uç ideolojik örgütlenmelere mensup şahısların, kurulmuş çadırların içlerine girerek propaganda yaptıkları, TEKEL işçilerini provoke ederek her fırsatta kanunsuz eylemler yapmaya teşvik ettikleri TEKEL işçileri ile emniyet güçlerinin her fırsatta karşı karşıya getirerek gerginliklerin çıkmasına sebebiyet verildiğinden kamu güvenliği ve kamu düzeninin bozulduğu; alınan yoğun güvenlik önlemleri nedeniyle de genel asayişin olumsuz yönde etkilendiği” ileri sürülen valilik yazısında, çadırların biran önce kaldırılması ve ‘kanunsuz’ eylemlerine son vermeleri istendi. Aksi halde doğabilecek zararlardan sendika ve konfederasyonun sorumlu olduğu ileri sürülen yazıda, “hakkınızda yasal işlemlerin yapılacağının bilinmesini rica ederim” denildi.
RAHATSIZ OLMADIĞI GİBİ ÇAYI DA UCUZLATTI
Valiliğin “esnaf rahatsız” iddiasına ise esnaftan yanıt geldi. Gazetemize görüşlerini açıklayan esnaftan lokanta olanlar etkilendiklerini ancak şikayetçi olmadıklarını ifade ettiler. Konak Çayevi İşletmecisi Beşir Tok, şikayet olmak bir yana işçiler için bir liralık çayı 500 kuruşa indirdiğini söyledi. İlk günden beri ellerinden gelen desteği verdiklerini belirten Tok, çoluk çocuğu ile sokakta kalanların da olduğunu belirterek, “Bu Türkiye’mize yakışmıyor, yakışmayacak da bir şey. İnşallah biran önce çözüm bulunur” dedi. Tok işçilere ellerinden geldiğince destek olmaya çalıştıklarını söyledi.
Peynirci Marketi yöneticileri de rahatsız olmadıklarını belirtirken, çalışanlar da işçilere kartonlar vererek destek olduklarını da söylediler. “Zor koşullarda bu insanların böyle mücadele etmesi Türkiye’nin ayıbıdır” diyen çalışanlar, “Onlar da bizim gibi emekçi. Ekmek mücadelesi veriyorlar, biz niye şikayetçi olalım” dediler.
ETKİLENDİ AMA ŞİKAYETÇİ OLMADI
Köşk Et ve Balık Lokantası işletme Müdürü Seydi Yıldırım da bir şikayetlerinin olmadığını söyledi. Lokantalarının müşterisinde azalma olduğunu, ancak valiliğe ya da emniyete bir şikayette bulunmadıklarını belirten Yıldırım, su, tuvalet desteği bile verdiklerini ifade etti.
Benzer destekler cafe ve kuruyemişçi esnaftan da geldi. İşçilerden şikayetleri olmadığı gibi destek bile verdiklerini belirten esnaf; işçilerin de ekmekleri için burada olduklarını, aksi halde böyle havada insanların sokakta kalmayacaklarını ifade ettiler.
Öte yandan valiliğin gerekçesini güçlendirmek için emniyet ve Ankara Büyükşehir Belediyesi aracılığıyla esnafa, “şikayetçi ol” baskısı kurulduğu öğrenildi. Esnaf ise daha sonra başlarının belaya gireceği gerekçesiyle “evet veya hayır” diye bir açıklamadan kaçındılar. Çadırların bulunduğu bölgede dolaşan emniyet görevlilerinin ise krokiler çizdikleri de işçiler tarafından ifade edildi. (Ankara/EVRENSEL)

DİREN BEBEĞİN KIRKI ÇIKTI
TEKEL işçilerinin direnişi bugün 42. gününde. İşçiler kararlı bekleyişlerini sürdürdükleri Türk-İş Binası çevresini her şeyin birlikte üretildiği küçük bir kente çevirdiler. Kurdukları tenteleri soğuk havanın bastırmasıyla çadırlara dönüştüren işçiler, çadırlarına kurdukları sobaların üstünde çay demliyorlar, kestane pişiriyorlar. Dün kadın işçiler direnişte 40 günü geride bırakmalarını kutladılar. Balondan yaptıkları bebeği, atkı, bere ve battaniyeleriyle kundaklayan kadınlar, direnişlerini simgeleyen bebeğin adını da “Diren” koydular. Diren bebeği karton bir kutunun içine koyarak çadır çadır gezdiren işçiler, “Diren” bebeğin, yani direnişlerinin “40’ını” kutladılar.
Sultan Özer - Abidin Çınar
www.evrensel.net