Kazanmanın yolu direnmekten geçer

Kazanmanın yolu direnmekten geçer

DERİ-İŞ Sendikası’na üye olduğu için işten atılan ve 352 gün fabrika önünde direniş gerçekleştiren Desa Deri işçisi Emine Aslan, önceki gün TEKEL işçileri ile buluştu.


DERİ-İŞ Sendikası’na üye olduğu için işten atılan ve 352 gün fabrika önünde direniş gerçekleştiren Desa Deri işçisi Emine Aslan, önceki gün TEKEL işçileri ile buluştu. Emek Partisi Ankara İl Örgütü’nün organizasyonu ile Ankara’ya gelen Emine Aslan, sabah saatlerinde Petrol-İş Ankara Şubesi’nde TEKEL işçisi kadınlarla birlikte kahvaltı yaptı.
Kadın işçilerle Desa direnişi sırasında yaşadıklarını paylaşan Aslan, TEKEL işçilerinin yanına daha önceden gelmek istediğini, ancak imkanlarının elvermediğini söyledi. Aslan, sendikalı olduğu için başka gerekçeler öne sürülerek işten atıldığını ve direnişi sırasında çok defa işverenin tehdidine de maruz kaldığını dile getirdi. Evinin önünden çocuğunun kaçırılmak istendiğini söyleyen Aslan, direnişi sırasında eşinin ve sendikasının yanı sıra kardeş sendikaların ve emekten yana partilerin de her zaman kendisinin yanında olduğunu, sadece MHP ve AKP’nin yanına gelmediğini söyledi. TEKEL işçilerinin de kazanacağına inancının tam olduğunu dile getiren Aslan, kazanmanın yolunun direnmekten geçtiğini, bütün kazanılan hakların direnerek kazanıldığını söyledi.
MÜCADELEYE DEVAM!
Söyleşide söz alan Emek Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara İl Başkanı Selma Gürkan ise “Direniş burada bitmeyecek. Atamalarımız yapılsa bile, atamalarımızın yapıldığı kurumlarda bu çalışma düzeni devam ettiği sürece yaşadığımız sorunlar bitmeyecek. Bugün TEKEL işçisine saldırı, yarın başka bir işçiye saldırı olacak. Yarın başka bir fabrikada başka bir direniş olacak. Dolayısıyla, biz emeğin dünyasını kurana kadar mücadeleye devam etmek zorundayız” diye konuştu. Gürkan, konuşmasına şöyle devam etti: “Kadınlar olarak hem özlük haklarımız için hem insan olarak ‘varız’ diyebilmek için mücadeleye devam edeceğiz. Biliyoruz ki, kadınları kazanan geleceği de kazanır, emeğin dünyası da kadınlarla kurulacak. Kadınlar el ele verecek, dünya değişecek.”
Söyleşinin ardından Aslan ve TEKEL işçisi kadınlar, direniş yerine yürüdüler.
Sloganlar eşliğinde çadır alanına gelen kadın işçiler, alanda coşku ile karşılandılar. Burada da TEKEL işçilerine seslenen Aslan, daha sonra tek tek çadırları dolaşarak deneyimlerini paylaştı. (Ankara/EVRENSEL)

‘EMEKÇİYİM BEN’
Söyleşide, Adıyaman’dan gelen TEKEL işçisi kadın, özelleştirilme sürecinde yazdığı “Emekçiyim Ben” isimli şiirini paylaştı: Beni iyi tanırsın/ Nasırlı ellerim, kırışık yüzüm/ ne yazım bellidir ne de bir kışım/ Çiftçiyim ben/ yoksulluğu bilirim yaşarım her gün/ vatanımı karış karış gezdim, il il/pamuktayım soğukta, yağan yağmurda/ Maraş’tayım belki de Çukurova’da/ Zeytine Aydın’a, pancara Malatya/ Tütün zamanı Bitlis, Adıyaman’da/ Irgatım ben, onu da aldın elimden/ Dolaşırım vatanı bir ekmek için / inanmazsın belki bir tek karın tokluğuna/ Umuttur dediler şehir/ girdim fabrikaya kimimiz TEKEM’deysek kimimiz SEKA’da/ Ellerim nasırlı alnımda terim/ ne gecem bellidir ne de gündüzüm/ işçiyim ben, bugüne kadar hep ürettim/ baktım etrafıma her yerdeyim ben/ “ben” yokum artık, “biz” varız, sendikalı ya da sendikasız/ emekçiyim ben/ vatanım olmasın cenneti elin/ cehennemi yaşatmayın memleket bizim/ ağaların utandıkları nasırlı ellerim/ üretmekten başka ne yaptı ki/ çünkü ben emekçiyim...
www.evrensel.net