25 Ocak 2010 05:00

‘Bu gidişle sebze de alamayacağız’

Son dönemde AKP Hükümeti’nin yaptığı zamlar emekçilerin yaşamını daha da zorlaştırdı.

Paylaş

Son dönemde AKP Hükümeti’nin yaptığı zamlar emekçilerin yaşamını daha da zorlaştırdı. Art arda gelen elektrik, su, doğal gaz, ulaşım zamları yüzünden özellikle İstanbul’da yaşayan ailelerin durumu kötüleşti. Tüketim malzemelerine bu kadar zam yapılırken, asgari ücrete, memur maaşlarına yapılan artışlar ise halkın ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak.
Bu süreçte sağlık tamamen paralı hale geldi, devlet okullarının giderleri velilerin omuzlarına yüklendi.
Peki tüm bunlar bir emekçi ailesini nasıl etkiledi? Bu sorunun yanıtını almak için Tuzla’nın Yayla Mahallesi’nde oturan dört kişilik İnci ailesinin evine konuk olduk. İnci ailesi, zamlardan önce evlerine et girmediğini, sonra ise sebze bile yiyemez hale geleceklerini anlattı.
Baba Kazım İnci, fabrika işçisi. 10 yıldır aynı fabrikada çalışıyor. 2008 yılında krizle birlikte her yerde olduğu gibi İnci’nin çalıştığı fabrikada da işler değişmeye başlamış. Önce yemek kısıtlanmış, ardından iş güvenliği tedbirleri alınmamaya başlamış. 200 kişinin çalıştığı farikada 60 kişi de kriz bahanesiyle kapı önüne konmuş.
ÜRETİME DEVAM
İşten atmalar yaşanırken fabrikada üretime devam edildiğine dikkat çeken Kazım İnci, az işçiyle çok iş yapıldığını söyledi. Sözleşmeleri olmasına rağmen zam alamadıklarını ifade eden İnci, “Patronlar krizi fırsata çevirdiler. Sermayedarlar satış rekorları kırdı. Servetlerine servet kattılar. Bütün bunları biz işçilerin sırtından kazandılar. Onlar kazandı, faturayı da biz işçiler ödüyoruz” diye konuştu. Bütün bu yaşananların, işçilerin örgütsüzlüğü ve birlik olamamasından kaynaklandığına dikkat çeken İnci, şu çağrıda bulundu: “İşçiler sendikalar etrafında örgütlenmeli. İşten atmaların yasaklanması ve krizin faturasını ödememek için mutlaka yan yana gelmeliyiz. Sendikalar da örgütlü gücüyle mücadele etmeli.”
KRİZDEN ÖNCE DE İYİ DEĞİLDİ
Gülseren İnci, ev kadını. “Krizden önce de durumumuz çok iyi değildi” diyen Gülseren İnci, kriz başladıktan sonra ise durumun daha da kötüye gittiğini söyledi. “Krizin mağdurlarından biri de biz ev kadınlarıyız” diyen İnci, evin 1400 lira geliri olduğunu ve bununla geçinmenin zor olduğunu söyledi. İki çocuğunun dershaneye gittiğine, bunların 500 lira dershane taksiti olduğuna dikkat çeken İnci, “300 lira faturalara veriyoruz. Eğitimin paralı hale gelmesinden dolayı okullara para yetiştiremiyoruz. Zaten kıt kanaat geçinmeye çalışıyoruz. Kala kala elimde 200 lira kalıyor. Bununla da evin mutfağını çevirmeye çalışıyorum” diye konuştu. Sağlık sorunlarının da çıktığını ve sağlıkta katkı payının ek masraf çıkarttığını anlatan İnci, şöyle devam etti: “Hükümet asgari ücrete yüzde 6 zam yaptı ama faturalara yüzde 50’ye varan zamlar yaptı. Yani kaşıkla verdi ama kepçeyle geri aldı. Dün mutfağımıza et girmiyordu şimdi sebzeyi de alamayacağız. Biz büyükler yine neyse de, çocuklara yok demek her anne gibi beni de derinden üzüyor. Çocuklar okula gidiyor, bir şey istiyorlar ama alamıyorum, mecburen yok diyorum.” (İstanbul/EVRENSEL)
Adile Doğan
ÖNCEKİ HABER

işsiz kalınca resme başladı

SONRAKİ HABER

Yeni Akit, KOÜ’lü akademisyeni hedef göstermeye devam ediyor!

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa