Diren babacığım

Diren babacığım

İnsan hayatı sadece doğma, büyüme ve ölmeden ibaret değildir.Acı çekme, mutlu olma, pes etme, gülme, direnme...


İnsan hayatı sadece doğma, büyüme ve ölmeden ibaret değildir.Acı çekme, mutlu olma, pes etme, gülme, direnme... Her şeyi kapsayan bir hayattır. İnsan geleceği, ekmek parası için savaşır, acı çeker, pes etmez ve direnir.
Urfa’daki TEKEL Fabrikası kapatıldığı an başlamıştı her şey acılar, gözyaşları, mutsuzluklar... Güvensiz, güvencesiz, çaresiz bir yaşam başlamıştı bizler için. Fabrikanın kapatılması yuvamızı bozmuştu. Bir aile ikiye ayrılmıştı. Babamın gittiği yerde kalma güvencesi yoktu. Bu yüzden gidememiştik babamla. Neden? Niçin? Ayırmışlardı bizi? Daha çok korunmasızdık oysa. Babama ihtiyacım olduğu anlar elimin boş kalması ne çok acıttı canımı. 3.5 yıl süren ayrılıktan sonra başka ile gitti babam. Artık ayrılık zor gelmeye başlamıştı. Biz de düzenimizi yıkıp babamla bir arada olmak için yanına gitmeye karar verdik. 3 kardeş okulumuzu, sevdiklerimizi, arkadaşlarımızı, annem kurulu düzeni olan işini bir çırpıda bırakmıştı. Babasızlık her şeyden zordu…
Ben 8. sınıftaydım. Önümde bir kez girebileceğim OKS sınavı vardı. Kardeşim 5. sınıftaydı, daha küçüktü. Ablam lise sondaydı ve kardeşler arasında en tecrübelisiydi. Onun da önünde geleceğini belirleyecek bir sınav vardı. Orada da huzursuz günler peşimizi bırakmadı. Babamın çalıştığı fabrika satılacaktı. Onun huzursuzluğunu hep yaşadık. Bu huzursuzluk yetmezmiş gibi bir de dışlandık orada. Bunlar doğulu olmanın dışlanmasıydı. Kürtleri vatanı bölmekle suçluyorlardı batılılar. Bide doğulu olduğumuz için bu kategoriye konmuştuk. Türk’ü, Kürt’ü, Alevi’si, Sünni’si, Laz’ı, Çerkez’i en zor zamanlarında bir arada tek yürek, tek beden olmadılar mı? Bu yüzden Kürtler vatanı bölmekle suçlanmamalı. Kendi dillerini, kimliklerini kullanmak için vatanı bölen Kürtler değil, milyonlarca hatta milyarlarca insanın kan dökerek kazandığı bu toprakları hiç düşünmeden başka ülkelere satanlar vatanı bölmekle suçlanmalı.
Evet, yine ayrılık. Samsun’daki fabrikanın satılmasıyla biz memleketimize babam yeni iş başı yapacağı yere gitti. Ekmek paramız için ayrılığa da katlanmayı kabullendik. Bu kadar acının sonu 4-c ile mi sonuçlanacak. Biz çocuklar, babalarımızın haklarını vermelerini istiyoruz. Yılların emeğinin bir kalemde silinip atılmasına karşıyız. Sonuna kadar direneceğiz. İnsanların ekmekleri ile oynamak bu kadar kolay olmamalı. Bunu herkes kabullenecek. İnsanlara 3 çocuk yapın demek kolay, peki bu çocukların gelecekleri, ekmekleri ile niçin oynanıyor? Babam şu an Ankara’da günlerdir süren eylemde. Ayrı olabiliriz ama kalplerimiz babamızla birlikte.
Babacığım; bizim için, üniversitede okuyan ablam için, ÖSS’ye hazırlanan benim için ve liseye hazırlanan kardeşim için diren… Annem için, eğitimimiz için, sağlığımız için, ekmeğimiz için, geleceğimiz için diren… Diren babacığım diren…
Kızın Eylem Özden (Şanlıurfa İMKB
Çok Programlı Lisesi
Lise 3 Öğrencisi)
www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.