24 Ocak 2010 05:00

iŞÇiDEN BAŞBAKAN’A YANIT DUSUNMEYEN SENSiN

Başbakan Recep Tayip Erdoğan’ın Ankara’da süren direnişi marjinal grupların yaptığını iddia etmesi ve “2 yıldır çalışmadan maaş alıyorlar” demesi TEKEL işçilerinin öfkesini bir kez daha kabarttı.

Paylaş

Başbakan Recep Tayip Erdoğan’ın Ankara’da süren direnişi marjinal grupların yaptığını iddia etmesi ve “2 yıldır çalışmadan maaş alıyorlar” demesi TEKEL işçilerinin öfkesini bir kez daha kabarttı. Başbakan’ın yalan söylediğini belirten işçiler, “Özelleştirmelerden sonra ambardaki tütünler yakıldı. Yakılan tütünler yetim hakkı değil mi?” diye sordular.
Başbakan’ın 18 bin 4/C’liyi örnek göstermesini eleştiren işçiler, “O işçi kardeşlerimiz de keşke böyle dirençli olsaydı, onları da 4/C’ye gönderemezdi. Biz şu an hem onlar adına, hem de gelecekteki biz adına direniyoruz. Gerekirse bir yıl daha direneceğiz” dediler.
18 bin 4/C’linin kendi istekleri ile bu koşulları kabul etmek zorunda kaldıklarına dikkat çeken işçiler, “Biz hiçbir yere gitmiyoruz. Ekmeğimize sonuna kadar sahip çıkacağız. 4/C’ye gidip onursuzca yaşamaktansa, biz bugün burada öleceğiz. Ama onurumuzla öleceğiz” diye konuştular.
Kendilerinin değil, Başbakan’ın şov yaptığını söyleyen işçiler, Başbakan’a “yüreğin yetiyorsa, önümüze koysun sandığı görsün bakalım ne oluyor?” diye seslendiler. 4/C’lilerin koşullarının sorumlusunun kendileri değil, Başbakan olduğunu vurgulayan işçiler, “Biz hakkımızın peşindeyiz kazanacağız. Başbakan ise kaybetmeye mahkum” dediler.
Başbakan’ın İsrail’in Filistinlilere yaptığı zulmü eleştirdiğini, ancak Ankara’nın göbeğinde TEKEL işçilerinin yaşadığı zulmü görmezden geldiğini belirten bir işçi: “Burada yaşananlara ne diyorsun sayın başbakan? Gazze’de değil, Ankara’da Kızılay’ın göbeğinde. Şimdi ben çocuğumla görüştüm. takdir almış ağlıyor, yanında değilim diye. Başbakan gelsin burayı görsün, burada da insanlık var” dedi.
HÜKÜMETİN AYIBI
“Başbakan 4/C’lileri bizim kadar düşünüyor mu?” diye soran bir işçi de gazetemize şunları anlattı: “Benim annem TEKEL’den emekli. Ben de 17 yıldır burada çalışıyorum. Niye benim çocuğum da başkalarının çocukları da çalışmasın? Fabrikalarımızı kapattılar, bize kocaman yaralar açtılar. Başbakanımız ‘18 bin 4C’li var’ diye açıklama yapıyor. Bu, hükümetin ayıbıdır. Bizim ayıbımız değildir. Fabrikalarımızı kapatmasalardı, peşkeş çekmeselerdi yabancılara herkes çalışsaydı”.
PEŞKEŞ ÇEKİLİRKEN NEREDEYDİN?
İzmir’den Sait Yorulmaz adlı işçi de, 10 milyar maaş alıp Meclis sandalyelerinde uyuyan insanlar olduğunu belirterek, “Onların ki değil de, bizim ki mi yetim hakkı?” diye sordu. Trabzon’dan Salim Yılmaz da, Başbakan, Bakanlar ve milletvekillerinin el ele verip yalan söylediklerini söyledi. Çalıştıkları depoların boşalmasının sorumlusunun hükümet olduğunun altını çizen Yılmaz, üreticiden kilosu 7 TL’ye alınan tütünlerin işlendikten sonra Amerikan tütün tekellerine 1.5 dolara peşkeş çekildiğini iddia etti. 40 gündür bir karıncayı bile incitmeden mücadele ettiklerini belirten Yorulmaz, “Bir ülkenin Başbakanına insanları birbirine kışkırtmak yakışmıyor” dedi. (Ankara/EVRENSEL)

Haksız ve mesnetsiz açıklama

BAŞBAKAN’ın 39 gündür eylem yapan TEKEL işçilerini “kışkırtma yapmak”la suçlamasını reddeden Türkel, “Ücretlerin düşürülmesini, sosyal ve sendikal hakların kaybolmasını ve kölelik düzeni içinde çalışmayı kabul etmiyoruz” dedi. Başbakan’ın, Tek Gıda-İş Sendikası’yla dört yıl önce Adana, Malatya ve Bitlis Sigara fabrikaları ile ilgili yaptıkları görüşmeyi çarpıtarak anlattığını tekrar vurgulayan Türkel, yaprak tütün işletmelerinin kapatılması konusunda görüşme bile yapılmadığını belirtti. Türkel, 39 gündür dile getirdikleri sorunlara çözüm aramak yerine Başbakan’ın haksız ve mesnetsiz açıklamalar yaptığını vurguladı.
TAZMİNAT YASAL HAKKIMIZ
Başbakan’ın “ihbar ve kıdem tazminatlarını ödüyoruz” derken, sanki “ulufe” yapıyorlarmış gibi davranmasını eleştiren Türkel, tazminat hakkının yasalarla güvence altına alınan bir hak olduğunu vurguladı. “Sorun, işçiyi toplu iş sözleşmeli düzenden çıkarıp 4-c gibi açlık ve kölelik düzenine mahkum etmeye çalışmalarıdır” diyen Türkel, TEKEL işçisinin demokratik bir hak mücadelesi verdiğini belirtti. Hükümetin ekonomi politikasında önceliğinin toplum olmadığını belirten Türkel, “Yyetim hakkı yedikleri” sözünü de tümüyle reddetti. “Olası bir genel grevin” toplumsal yaşamı etkileyen sarsıcı sonuçlar yaratacağına dikkat çektiklerini belirten Türkel, “Hükümet değişikliği için demokrasi dışı bir yöntemin kabul edilmesi söz konusu bile olamaz” dedi. Başbakan’dan, 39 gündür onuruyla eylem yapan işçilerin taleplerine kulak vermesini isteyen Türkel, “İnsan onuruna yaraşır koşullarda çalışmak için elimiz hâlâ havadadır ve çözüm üreten bir elin uzanmasını beklemekteyiz” dedi. (Ankara/EVRENSEL)

HAVA SOĞUYOR BİRLİK ISITIYOR

TEKEL işçileri soğuk havaya, rüzgara, kara ve yağmura rağmen direnişlerini 40 gündür sürdürüyorlar. Türk-İş önünde kendi imkanlarıyla kurdukları tentelerde bekleyen işçiler, “birlik, beraberlik bizi ısıtıyor” diyorlar.
Tüm yurtta olduğu gibi Ankara’da da havalar giderek soğuyor. Dün bütün gece yağan kar ve yağmura bir de sert rüzgar eklendi. Türk-İş önünde kurdukları tentelerde bekleyen işçiler, önceki gece zor anlar yaşadılar. Rüzgar nedeniyle bazı tenteler yıkıldı. Ancak el birliğiyle hemen geri onarıldılar. İşçiler tentelerin üstünde biriken suları da nöbetleşe şekilde tahliye ettiler. Yine çöp bidonlarında yakılan ateşler de gece boyu hiç sönmedi. Aydın’dan Feridun Özcan’ın kaldığı tente de gece rüzgarın etkisiyle yıkılmış. Bu zor koşulların altından birlikte mücadele ettikleri için kalkabildiklerini vurgulayan Özcan, “Rüzgar esti, çadırlar uçtu. Kar yağdı, yağmur yaptı. Ama bizi birlik ve beraberlik ateşliyor” dedi. (Ankara/EVRENSEL)
İŞÇİLER KENDİLERİNİ İZLEDİLER
TEKEL işçilerinin direnişlerini sürdürdükleri Türk-İş Binası çevresi adeta küçük bir şehre döndü. Batman’dan gelen işçilerin çadırına kurulan Sinevizyon perdesinde Hayat Televizyonu’nun TEKEL direnişiyle ilgili hazırladığı program ve klipler yayınlandı. Yaşadıklarını perdede izlerken zaman gülen, zaman zaman da hüzünlenen işçiler, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın TEKEL ile ilgili sözlerini izlerken öfkelerine hakim olamayıp, Erdoğan ve Arınç’ı yuhaladılar. İzlerken bazen sloganlar atarak kararlılıklarını gösteren işçiler, gösterimin ardından Hayat Televizyonu çalışanlarına teşekkür ettiler. (Ankara/EVRENSEL)

AKADEMİSYENLERDEN ZİYARET
ANKARA Üniversitesi öğretim üyeleri direnişteki TEKEL işçilerini ziyaret ettiler. Akademisyenler, “Türkiye’nin geleceği için TEKEL işçilerinin yanı başında olacaklarını” ifade ettiler.
Ankara Üniversitesi’nden bir grup öğretim üyesi de önceki akşam TEKEL işçilerini ziyaret etti. İşçininin direnişinin taşeronlaştırma, esnekleştirme, özelleştirme ve sendikasızlaştırmaya karşı mücadeleyi yükseltmek bakımından bir fırsat yarattığı belirtilen açıklamada, “Üniversite öğretim üyeleri olarak bizler toplumun içine itildiği büyük ve çok yönlü bunalımın ancak sınıf mücadelesiyle çözülebileceği inancıyla TEKEL işçilerinin direnişini destekliyor, bütün işçi sınıfını ve emekçileri kapsayacak biçimde genelleştirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bunun için her zaman TEKEL işçisinin yanı başında olacağımızı açıklıyoruz” denildi. Diyarbakırlı Ozan Beşiri de önceki akşam TEKEL işçilerini ziyaret etti. İşçilerin mücadelesinin yanında olduğunu belirten Beşiri, Türkiye’nin çeşitli yörelerinden türküleri işçiler için seslendirdi.
PİR SULTAN’DAN DESTEK!
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Fevzi Gümüş başkanlığında bir heyet işçileri ziyaret etti. Ziyarete Pir Derneği yönetim kurulu, şube başkanları ile çok sayıda dernek üyesi katıldı. (ANKARA)

Cem Gurbetoğlu - Sibel Polat
ÖNCEKİ HABER

Çaycuma’dan Adıyaman’a büyük destek

SONRAKİ HABER

CHP'li Mehmet Bekaroğlu: Demirtaş’ı serbest bırakın, çözüm süreci tekrar başlasın

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa