24 Ocak 2010 05:00

Haiti’nin verdiği ders

İki gün önce Küba saatiyle akşam altıya doğru, coğrafi konumu gereğince gece karanlığının altındaki Haiti’de çok büyük bir deprem yaşandığını televizyon haberlerinden öğrendik.

Paylaş

İki gün önce Küba saatiyle akşam altıya doğru, coğrafi konumu gereğince gece karanlığının altındaki Haiti’de çok büyük bir deprem yaşandığını televizyon haberlerinden öğrendik. Richter ölçeğine göre 7.3 şiddetindeki deprem, başkent Port-au Prince şehrini vurdu. Başkentten 9.4 mil açıkta denizde meydana gelen deprem, Haiti halkının yüzde 80’inin yaşadığı ve çoğunun derme çatma binalarda kaldığı şehri yerle bir etti.
Haberler saatlerce, kesintisiz sürdü. İlk haber bültenlerinde görüntüler yoktu, ancak kamu binaları, hastaneler, okullar ve diğer tesislerin de derme çatma yapılar gibi çöktüğü bildiriliyordu. Okuduğuma göre 7.3 şiddetindeki bir deprem, 400 bin ton TNT’nin patlamasına eş değermiş.
Bölgeden bildirilenler çok acıydı. Caddelerde yıkıntılar arasındaki yaralılar yardım için bağırıyor ve insanlar yıkıntıların altında ailelerini arıyorlardı. Ancak depremden sonraki ilk saatlerde kimse depremle ilgili görüntüleri yayınlamadı.
Haberler hepimizi çok şaşırttı. Sık sık fırtına ve sel haberleri duymaya alışkındık ama komşumuz Haiti’nin aslında büyük bir deprem fay hattı üzerinde olduğunu bilmiyorduk. Öğrendik ki 200 yıl önce de, binlerce kişinin yaşadığı bu şehir büyük bir depreme sahne olmuş.
Gece yarısına gelindiğinde depremin sebep olduğu can kaybına dair kesin bir rakam hâlâ verilemiyordu. Önde gelen Birleşmiş Milletler yetkilileri olayla ilgili açıklama yapıyor ve bölgeye yardım ekipleri gönderileceğini bildiriyor. Bölgede görev yapan Birleşmiş Milletler yetkilileri, kendi personelleri arasından da kayıplar olduğunu açıklıyor.
Aslına bakılırsa, dün sabah acı haberler gelmeye başladı. Oldukça yüksek sayıda insan hayatını kaybetmişti. Birleşmiş Milletler binası da çöken binalar arasındaydı. Durumu anlatan çok acı bir örnek.
Saatler boyunca ülkedeki insan kaybına dair haberler akmaya devam etti. Bunlara göre ölü sayısı 30 ila 100 bin arasında değişiyor. Görüntüler dehşet vericiydi. İnanıyorum ki bu dehşet görüntüler dünyanın her yerinden izleniyor ve sayısız hükümet, Haiti halkının acısını bir nebze olsun dindirebilmek için imkanları çerçevesinde yardım gönderecektir.
Trajedi çok sayıda insanı derinden etkiledi, özellikle çok sayıda sıradan insanı. Ancak çok azı neden Haiti’nin bu kadar fakir olduğunu veya halkının yüzde 50’sinin neden yurtdışında çalışan aile fertlerinin gönderdiği paralarla ayakta kalmaya çalıştığını biliyor. Buradan bakıldığında, Haiti’nin şu an içinde bulunduğu duruma yol açan koşulları analiz etmenin tam sırası değil midir?
Kimse Haiti’nin bölgede köle sahiplerine karşı isyan ederek bağımsızlığını kazanan ilk ve tek ülke olduğundan bahsetmiyor. Avrupalılarca topraklarından kopartılarak köle olarak buraya getirilen 400 bin Afrikalı, 30 bin Avrupalı beyaz, toprak sahibine karşı ayaklanmış ve bölgemizdeki ilk toplumsal devrimi gerçekleştirmişti. Napolyon’un en saygın komutanlarının nasıl yenildiği hâlâ dillere destandır. Haiti, sömürgecilik ve emperyalizmin doğrudan ürünüdür, halkı yüzyıllar boyunca en kötü şartlarda sömürülmüş, zenginlikleri çalınmış ve askeri darbelere maruz kalmıştır.
Böyle bir tarihin unutulması çok acı bir hata olacaktır; çünkü Haiti, insanoğlunun yaşadığı bu dönemlerdeki en utanç verici durumu yaşamaktadır. Dünyamızda hâlâ halkların büyük bir çoğunluğu sömürülmekte, zenginlikleri yağmalanmaktadır.
Latin Amerika, Afrika ve Asya’da milyarlarca insan, Haiti’deki kadar olmasa da benzer yokluklarla karşı karşıyadır.
Dünyamızda hiçbir yerleşim yeri böylesi bir acıyla karşı karşıya kalmamalıdır. Ancak dünyamızda empoze edilen küresel uluslararası sistem yüzünden haksız ekonomik ve siyasi uygulamalar sonucu benzer veya daha kötü koşullarda binlerce kent ve köy bulunmaktadır. Haiti’de olduğu gibi dünya halkları sadece doğal afetler değil, iklim değişikliğinin de hedefi konumundadır. Ancak herkesin de hatırlayacağı gibi bu çok önemli konu, geçtiğimiz günlerde Kopenhag’da hafife alındı, geçiştirildi ve yalanlarla dolu bir şekilde unutturulmaya çalışıldı.
İnanıyorum ki kendisi de doğal felaketlere maruz kalmış her ülke ve her halk, bugün Haiti’ye yardım elini uzatmak için elinden geleni yapacaktır. Ancak Haiti halkını bu doğal felaketten dolayı suçlamasak da bu ülkeye yönelik uygulanan siyaseti eleştirme hakkımız saklıdır.
Ne var ki dost ve kardeş Haiti halkının sorunlarına gerçek ve somut çareler arama zamanı gelmiştir.
Özellikle sağlık alanında Haiti halkı, Küba ile iş birliğinin meyvelerini toplamaktadır. Küçük ve abluka altında bir ülke olmasına rağmen Küba, 400 doktor ve sağlık personeliyle Haiti halkına ücretsiz sağlık hizmeti sunmaktadır. Öte yandan, devletimizin verdiği imkanlarla okuyan 400’ün üzerinde Haitili genç, Küba’da tıp eğitimi alarak doktor olarak mezun olmuştur. Bu gençler, dün Haiti’ye doğru yola çıkan yardım ekipleriyle beraber görev yapacak. Bu açıdan bakıldığında, ilk anda 1000 civarında sağlık personeli afet bölgesine intikal etmiş olacak. Orada bu genç sağlıkçılar, yardım gönderen her ulustan sağlıkçılarla birlikte Haitililerin hayatını kurtarabilmek için uğraş veriyor.
Ülkemizde tıp eğitimi alan Haitililerin yanı sıra bu ülkeyle diğer alanlarda da iş birliği yapmaktayız. Ancak özellikle Haiti halkı gibi ağır sömürü altındaki uluslarla fikir ve ideoloji alanında yapılacak iş birliğinin çok daha önemli olduğunu düşündüğümü belirtmeliyim.
Haiti’deki sağlıkçılarımızın bildirdiğine göre durum çok kötüymüş ama çalışmalar son derece hızlı ilerliyormuş ve hayat kurtarmaya başlamışlar bile. Port-au Prince’den alınan ilk bilgiler bu yönde.
Gece geç saatlerde, Küba’daki Latin Amerika Tıp Fakültesi’nden mezun olan Kübalı ve Haitili doktorların yoğun şekilde bölgeye gönderileceği haberi yayınlandı. Başkentte hastane binaları yıkıldığı için sahra hastaneleri oluşturulmuş ve acil yardım birimleri derhal görev yapmaya başlamış.
Bu trajik zamanlarda Küba’da eğitim almış genç Haitili doktorların yanında Kübalı doktorların kardeş Haiti halkına verdiği desteği görerek gururlanıyoruz!
14 Ocak 2010

KÜBA’NIN HAİTİ’YE YARDIMI ABD’DE ŞUUR KAYBINA YOL AÇTI

Haiti depreminden sonra meydana gelen kritik olaylar hakkında, sadece iki ABD medya kuruluşu, Küba yardımlarıyla ilgili açıklamalara yer verdi. Bunlardan biri “FOX TV”. FOX, Küba’nın, Haiti’ye yardımda bulunmadığına dair çıkan haberleri yalanladı. Bir diğeriyse “Christian Science Monitor” (yazılı medya yayınına kısa süre önce son veren saygın basın kuruluşu). Kuruluş, Küba tarafından Haiti’ye 30 doktor gönderildiği haberini verdi.
Christian Science Monitor’deki başka bir yazıda, eski savunma bakan yardımcısı olan ve şimdi Center for American Progress için danışmanlık yapan Laurence Korb’un bir açıklamasını yayımladı. Korb şöyle diyor: “ABD, Haiti’deki durumu rahatlatmak için gereken çabayı gösteriyor. Değerlendirmemiz gereken başka şeyse, komşu Küba’nın dünyada önde gelen en iyi uzman doktorları var.”
ABD’nin geri kalan medya kuruluşları, Küba’yı tamamen duymazdan geldi. Görmezden gelinen şey ise Küba’nın 400 yanı sıra EMT ve diğer sağlık personellerini çoktan Haiti’ye göndermiş olduğuydu. Port-au-Prince’de depremden yıkılan hastanenin hemen yanına, geçici bir hastane kuruldu, bunun dışında şehirde başka bir çadır hastane daha kuruldu.
Sağcı propagandacıların açıklamalarının aksine, “FOX”un da belirttiği gibi Küba, felaket bölgesinde bulunan en faydalı ülkeydi, çünkü depremden önce tıbbi altyapıyı kurmuştu. Ayrıca hızlı ve zamanında gönderdiği sağlık personelleri birçok depremzedenin hayatını kurtardı.
ABD’nin acil müdahalesiyse, tahmin edilebileceği gibi sadece çıkar amaçlı yapılmıştır. Bunun yanı sıra maliyeti az ve yeteneksiz askerlerini gönderdi. Obama yönetimi, Haiti’ye yardım için 100 milyon dolarlık bir bütçe ayırdığını açıkladı. Ancak, Haiti’ye gönderilen bir uçak gemisinin ekipmanlarıyla birlikte günlük maliyeti 2 milyon dolar. Göndermiş olduğu yardım uçakları ise sırf göstermelikti. Kuşkusuz orada bulunan askerler, malzemeleri teslim almak ve korumak için gönderilmiştir. Fakat ABD’nin, Haiti üzerindeki baskı ve sömürge tarihi uzun bir geçmişe dayanmaktadır. Kaçınılmazı elde edebilmek için seçkin politikacılar kendi burjuva sistemini Haiti’de uygulamak istiyorlar.
ABD’nin yardımı göstermelik, aksi takdirde Haiti’de olan depremi ve enkaz altında bulunan insanların zamanla yarıştığını görmezden geldiğini kabullenmek zorunda kalacaktır. ABD, kendi çıkarları doğrultusunda yardım etme bahanesiyle, maskenin ardına saklanırken; Küba, hem tarımsal yardımda bulunuyor hem sağlık hizmetleri veriyor. Port-au-Prince’de, Kübalıları bulmak zor değil. Bir basın kuruluşunda “Şimdi demokrasi zamanı!” diye bir haber yer aldı.
Fidel Castro Ruz
ÖNCEKİ HABER

Asya-Pasifik’te bu hafta (129)

SONRAKİ HABER

Tutuklu 4 Katalan siyasetçinin milletvekilliği askıya alındı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa