26 Ocak 2010 00:00

HÜKÜMET İŞÇİLERE MERHAMET ETMİŞ!

BAŞBAKAN Erdoğan’ın ardından Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de 1 ayı aşkın süredir eylemde olan TEKEL işçilerini suçladı.

Paylaş

BAŞBAKAN Erdoğan’ın ardından Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de 1 ayı aşkın süredir eylemde olan TEKEL işçilerini suçladı.
Hükümet olarak TEKEL işçilerine yönelik her türlü düzenlemeyi yaptıklarını ileri süren Şimşek, “Hükümetin burada hatası varsa, merhamet göstermesidir. Hükümet olarak vatandaşın parasını çarçur etme lüksümüz yok” dedi. Şimşek, özelleştirmenin yeni bir husus olmadığını, kendilerinden önce özelleştirme sonucunda işçilerin ‘kapı önüne’ konduğunu savundu.
Hükümetin yeni bir uygulama başlatarak özelleştirme mağdurlarına 4-c kapsamında istihdam imkanı sağladığını ileri süren Şimşek, hükümetin TEKEL işçileri konusunda bir hatası bulunmadığını savundu. Şimşek, “Özelleştirmeden sonra hükümetin varsa hatası merhamet göstermesidir” diye konuştu.
4 bin TEKEL işçisinin 2007 yılında işsiz kalacakken, sendikaların ricasıyla geciktirdiklerini iddia eden Şimşek, hükümetin 4-c’lilerin maaş durumlarını da düzelttiğini söyledi.
Şimşek, “Bütün bunlara rağmen, eylemlerin devam etmesi üzücü.TEKEL işçilerinin tek derdi, eski maaşlarımız ile devam edelim düşüncesi. TEKEL kapanma noktasında. Vatandaştan aldığımız vergileri, TEKEL işçilerine vermek ne hakka, ne hakkaniyete uygun. Hükümet olarak vatandaşın parasını çarçur etme lüksümüz söz konusu değildir” iddialarını dile getirdi. (ANKARA)

Arınç’a inandı yerlerde sürüklendi

Cem Gurbetoğlu
Abidin Çınar

Zekeriya Karabulut, 4-c dayatmasına karşı Ankara’ya gelen binlerce TEKEL işçisinden biri. Seçim dönemi aile dostu olan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın milletvekili seçilmesi için çalışan Karabulut, haklarının gasbedilmemesi için eylemdeyken Abdi İpekçi Parkı’nda polis saldırısına uğradı. Epilepsi hastası olan Karabulut’un polis müdahalesinin ardından yerde çamurlar içinde yatan fotoğrafı saldırının sembolü oldu.
YERDE HAREKETSİZ YATIYORDU
Hayat Televizyonu’nun TEKEL işçilerinin direniş çadırlarında kurduğu sinevizyon gösterimi sırasında tanıştık Zekeriya Karabulut’la. Sinevizyon gösteriminde Karabulut’un Abdi İpekçi Parkı’nda yaşanan müdahale sonrası yerde yatan görüntülerini izlerken arkadaşları çağırdı Karabulut’u. Karabulut’un yerde hareketsiz yatarken ki halinin tanıkları olan bizler, onu görür görmez tanıdık. O gün Karabulut için nasıl endişelendiğimizi, bir yandan görevimizi yerine getirirken, diğer yandan nasıl yardımcı olmaya çalıştığımızı hatırladık. Biz ambulans isterken, polislerin hâlâ Karabulut’a yardım eden arkadaşlarının başında “Acaba gözaltına alabilir miyiz?” diye beklediği anlar yeniden zihnimizde canlandı.
ARINÇ AİLE DOSTU
Manisa’da TEKEL fabrikasında çalışan Zekeriya Karabulut epilepsi hastası. O da diğer arkadaşlarıyla birlikte hükümetin 4-c dayatmasına karşı “Ölmek var, dönmek yok” diyerek Ankara’ya gelmişti. AKP Genel Merkezi önündeki eylemin ardından bekleyişlerini Abdi İpekçi Parkı’nda sürdürürlerken polisin vahşi saldırısına maruz kalmışlardı. Karabulut polisin gaz bombası ve tazyikli suyla yaptığı müdahalesi sonrası fenalaşmış, arkadaşlarının yardımıyla hastaneye götürülmüştü.
Abdi İpekçi Parkı’ndaki saldırıda çok zor anlar yaşadığını anlatan Karabulut, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın aile dostları olduğunu söyledi. Babası Ömer Karabulut’un Arınç’ın yakın arkadaşı olduğunu belirten Karabulut, seçim dönemlerinde Arınç’a oy vermekle kalmayıp, kazanması için çalışma yaptığını da anlattı.
‘ÇİLEMİZ ARTIK BİTSİN’
Bülent Arınç’ın muhalefetteyken “Meydanlara çıkın, en önde ben yürüyeceğim” sözlerine güvenip Ankara’ya gelen Karabulut, polis müdahalesi sırasında yaşadıklarını ve isteklerini şöyle dile getirdi: “Burada çok zor durumlar geçirdik. Abdi İpekçi Parkı’nda polislerin üzerime doğru attıkları biber gazından etkilendim. Yerlerde yattım. Arkadaşlarım beni hastaneye taşıdılar. Artık bitsin istiyorum. Bizim bu çilemiz bitsin, çocuklarımıza kavuşalım istiyoruz.”
Karabulut, hükümetin mücadelelerini anlamamasına tepkili: “Buraya biz gerçekten çocuklarımız için geldik. Çocuklarımızın geleceğini kesinlikle gasbettirmeyeceğiz.” Zekeriya Karabulut, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’a da, “Biz kendisi için çok çalıştık zamanında. Ben umut ediyorum ki, o da bizim için çalışacak. Bizi artık bu rezillikten kurtarmasını istiyorum” diye seslendi. (Ankara/EVRENSEL)

ULUSLARARASI DESTEK

Öte yandan TEKEL işçilerine 42. gün olan dün uluslararası destek geldi. Avrupa Parlamentosu Milletvekili Jürgen Klute işçilere destek ziyaretinde bulundu. Klute ve Almanya Gıda İşçileri Sendikası üyesi Selahattin Yıldırım, Türk-İş Genel Merkezi'ne gelerek Tekgıda-İş Sendikası Genel Başkanı Mustafa Türkel'le görüştü. Görüşmenin ardından işçilere Klute, işçilere, "sizleri Avrupa Parlamentosu'ndaki arkadaşlar, yoldaşlar adına selamlıyorum" dedi. Klute, TEKEL işçilerinin günlerdir süren direnişlerini sürekli takip ettiklerini söyledi.
Klute, TEKEL işçilerinin eyleminin "şu anda Avrupa'da yürütülen en önemli işçi mücadelesi olduğunu" dile getirdi.
Kendisinin özelleştirmeye karşı çıkan bir grubun üyesi olduğunu bildiren Klute, bu nedenle TEKEL işçilerinin eylemlerini önemle takip ettiklerini kaydetti. Üreten ve yaratanın işçilerin emekleri olduğunu ifade eden Klute, "Başbakan'ın sizler için iddialarını hayretler içinde karşıladık. İşçilerin yaratıcılığını tartışmak doğru değildir. Sayın Başbakan'ın sizin taleplerinizi
Avrupa Birliği yolunda önemli bir adım olarak görmesi gerekir. Siz sadece Türkiye'yi değil, mücadelenizle Avrupa'yı da demokratikleştiriyorsunuz" diye konuştu.
Almanya Gıda İşçileri Sendikası üyesi Selahattin Yıldırım da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın sadece TEKEL işçilerini değil, tüm Avrupa'daki işçi hareketini karşısına aldığını söyledi.

TEKEL İŞÇİLERİNE YAPILAN İNSAN HAKKI İHLALİDİR
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’nun CHP’li üyeleri, TEKEL işçilerinin kazanılmış haklarının geri verilmesi konsunda girişim yapması için komisyonu göreve çağırdı.
Yapılan başvuruda TEKEL’in özelleştirme kapsamındaki 6 sigara fabrikasının, 2008’de 1 milyar 720 milyon dolara British American Tobacco şirketine satıldığı anımsatıldı. Sigara fabrikaları satılırken, TEKEL’in 100 civarında Yaprak Tütün İşletmesinin, özelleştirme kapsamı dışında tutularak kapatılmasına karar verildiğini ve bu tesislerde çalışan 10 bine yakın işçinin, 1 Şubat 2010 tarihi itibariyle 4-c statüsüne geçirileceği belirtilen başvuruda, “4-c statüsü, özlük hakları bakımından devletteki en geri kategoriyi oluşturmakta ve işçilerin haklarında çok büyük kayıplar meydana getirmektedir” denildi.
Başvuruda, işçilerin maaşlarında yüzde 50’ye varan azalma da meydana geleceği vurgulanarak, şöyle denildi: “Kazanılmış haklarını kaybetmek istemeyen binlerce TEKEL işçisi, 42 günden beri Ankara’da yağmur, kar ve soğuk demeden açlık grevi dahil hak direnişi yapmaktadır. Hükümetin ilgisiz ve duyarsız kaldığı bu direniş, Türkiye sınırlarını da aşarak Avrupa Parlamentosunun gündemine girmiş ve Avrupa’daki sendikalar TEKEL işçileri ile dayanışma kararı almıştır. Yani TEKEL işçilerinin bu hak direnişi, Türkiye’nin sorunu olmaktan çıkmıştır. Hükümetin, TEKEL işçilerinin özlük hakları konusunda uzlaşmaz tutumu ve direniş konusundaki duyarsızlığı ciddi bir insan hakları ihlalidir ve giderek yaşam hakkı ihlaline dönüşebilir. Böyle bir durum, Hükümeti sorumluluk altına sokmakla kalmaz, Türkiye’nin imajına da zarar verir. Bu nedenle, komisyonumuzun devreye girerek, TEKEL işçilerinin kazanılmış haklarının verilmesi ve böylece direnişin sona erdirilmesi için Hükümet nezdinde girişim yapmasını talep ederiz.” ANKARA

Hükümete verilen süre bugün doluyor
ÖNCEKİ HABER

Maçlarda destek eylemleri yapıldı

SONRAKİ HABER

“Gürültü” nedeniyle kendisini uyaran Suriyeli komşusunu öldürdü

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa