26 Ocak 2010 00:00

Soğuk bile dirençlerini KIRAMIYOR

Türk-İş Genel Merkezi’nin bulunduğu Tuna Caddesi, Inkılap ve Bayındır Sokak’lara dağılarak, oluşturdukları “baraka” çadırlarda mücadeleyi yürüten TEKEL işçileri, 42. günlerini geride bıraksa da, onlar için günler hiç de kolay geçmiyor.

Paylaş

Türk-İş Genel Merkezi’nin bulunduğu Tuna Caddesi, Inkılap ve Bayındır Sokak’lara dağılarak, oluşturdukları “baraka” çadırlarda mücadeleyi yürüten TEKEL işçileri, 42. günlerini geride bıraksa da, onlar için günler hiç de kolay geçmiyor.
Soğuk ve soğuktan korunmak için yakılan ateşlerden yükselen duman işçileri zorlarken, Başbakan Erdoğan’ın kendilerini hedef alan açıklamaları içlerindeki öfke ve kararlılığı artırıyor.
ANKARA’NIN SOĞUĞU EKSİ 15’LERDE
Ankara, geceleri eksi 15’leri, gündüz de yine eksili derecede soğukları yaşıyor. Birkaç dakikalığına bile dışarı çıktığınızda, burnunuzun ucunun, suratınızın adeta jiletle kesildiği, parmaklarınızın kopacak gibi olduğu hissi duyuyor, “donuyorum” diyorsunuz. Ancak TEKEL işçileri bu soğuğu, gece-gündüz yaşıyor. Çoğu derme-çatma, naylon brandalardan oluşturdukları çadırlarda soğuktan korunmaya çalışıyor. Ama soğuk içlerine kadar işliyor. Üst üste giydikleri giysilerle ve üzerlerine örttükleri battaniyelerle soğuktan korunmaya çalışsalar da etkileniyorlar. Neredeyse hepsi ilaç kullanır hale gelen işçiler, kurdukları sobaları, sürekli ateşli tutmaya, onunla ısınmaya çalışıyorlar.
İşçilerin bulunduğu bölgeye ilk girildiğinde keskin bir duman ve is kokusu genzinizi yakıyor, adeta nefes alamaz hale geliyorsunuz. Gözleriniz yanıyor, içinizden “insanlar burada nasıl kalabiliyor?” diye geçiriyorsunuz. Adeta deprem ya da savaş sonrası oluşturulan geçici barınma mekanları gibi. Hatta daha kötü durumda. Öyle durumlarda en azından su-soğuk geçirmez çadırlar kurulur. Burası öyle değil, işçiler ellerine geçen her türlü naylon, branda, kartonla başlarını sokabilecekleri küçük küçük mekanlar oluşturmuş, soğuğun etkisini kırmaya çalışıyorlar.
SICAK BÖLGELERDEN GELENLER İÇİN DAHA ZOR
İlk günlerde üzerlerine naylon branda germeyenler, şimdi, küçük küçük naylonları bantlarla birleştirip, üzerlerine örtmeye, rüzgarın etkisini kırmaya çalışıyorlar. Soğuklar özellikle, İzmir, Adana, Antalya, İskenderun gibi daha sıcak bölgelerden gelen işçileri daha çok etkiliyor. Bu kadar soğuğu memleketlerinde yaşamadıkları için onlar açısından daha zor, ancak dirençleriyle soğuğu kırıyorlar.
Ateşin başında toplananlar ellerini, vücutlarını ısıtmaya çalışırken, kimisi de donmaya yüz tutan ayaklarını ateşin üzerine tutuyor.

KARARLILIKLARI YİNE DE DİPDİRİ
Soğuğun etkisini geceleri daha çok hisseden işçilerin kimileri uyumayı gündüze bırakırken, onları diri tutansa haklı ve kararlı olmaları. Başbakan Erdoğan’ın her konuşmasında hedef alınan işçiler, “Bu sözler bizi daha da biliyor. Soğuğa karşı daha dirençli oluyoruz” diyorlar. Başbakan’ın konuşmalarını, “köşeye sıkışmanın, haksız olmanın getirdiği saldırganlık” diye değerlendiren işçiler, dünden itibaren ise her saat başı çadırlardan çıkıp, alanda toplanma, alkış ve sloganlarla kararlılıklarını yansıtma kararı aldılar. İşçiler, “herkes kar, soğuk, yağmur ve çamurun bizi yıldıramayacağını görsün” diyor ve baştan beri attıkları sloganı tekrarlıyorlar: “Biz haklıyız, biz kazanacağız.”
Sultan Özer
ÖNCEKİ HABER

Kar ve fırtına etkisini sürdürüyor

SONRAKİ HABER

Uganda'da petrol tankeri patladı: 10 ölü

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa