28 Ocak 2010 05:00

Cehennemlik imam!

Kayseri’de cuma namazı için patron tarafından fabrikaya çağırılan imam “Sendikalaşmak caiz değildir” şeklinde vaazda bulundu.

Paylaş

Kayseri’de cuma namazı için patron tarafından fabrikaya çağırılan imam “Sendikalaşmak caiz değildir” şeklinde vaazda bulundu. İşçiler “İmam patron tarafında saf tuttu” diyerek tepki gösterdi.
Daha önce de Kayseri Organize Sanayi Bölgesi Camisi’nde benzeri vaazlar verilmiş, hakkını arayan işçilere “Ekmek yediğiniz yere ihanet etmeyin. Karl Marx gavurdur” telkinlerinde bulunulmuştu! Bellona’da fabrikanın birçok yerine “Müslüman işçinin görevleri” başlıklı, işçilerin hakkını arayarak patronuna ‘ihanet’ etmemesi gerektiğini anlatmaya çalışan metinler asılmıştı. Son olarak da Ladin Mobilya’da, Ağaç-İş sendikasına üye işçiler, patron tarafından cuma namazını kıldırmak için fabrika mescidine çağırılan Emekli İmam Ekrem Bıyık’tan benzeri vaazları dinledi.
İMAM KİRASINI DÜŞÜNDÜ
Sendikaların eskisi gibi iyi olmadığını iddia eden Emekli İmam Ekrem Bıyık işçilere, “İşçi olduğum dönemde asgari ücret 150 lira iken biz sendikalı olduğumuz için 300 lira maaş alıyorduk. Eskiden sendika iyiydi. Şimdiki sendikalar işyeri ve holding batırıyor. Benim kirada 3 tane evim var. Bu evlerde oturanlar da sizin gibi işçi. Şimdi sendika yüzünden çalıştıkları işyerleri kapansa, ben evlerimin kirasını nasıl alırım. Sizler sendikaya gitmeyin güzelce işinize gidip gelin. Sendikayla ilgilenmeyin” şeklinde vaaz verdi.
Konuyla ilgili görüşünü aldığımız Ladin Mobilya işçileri, vaazın arkasında fabrika yönetiminin olduğunu söylerken, Ladin Mobilya patronuna tepki gösterdiler. İmamın söylemleriyle patron tarafında saf tutup cemaate ‘abdest bozdurduğunu’ söyleyen işçiler imamın verdiği vaazla kendilerinin dini duygularını sömürmeye çalıştığının farkında olduklarını söyledi. İşçiler tepkilerini “Asıl görevi inançları yerine getirtmek olan imam işine baksın. Dinin dışına çıkarak hakkımızı aramamızın önüne geçmesin. Buna izin vermeyiz” sözleriyle dile getirdiler.
İMAMA UYMADILAR!
İmamın, örgütlü olan işçinin dini duygularını istismar ederek, işçilerin hakları için verdiği mücadelenin direncini kırmaya çalıştığını ifade eden Ağaç İş Kayseri Temsilcisi Şükrü Saim ise, “Ülkenin demokratikleşme çabası içine girdiği bir dönemde, insanların haklarının bu şekilde engellenmeye çalışılmasını anlayamıyorum” dedi. Sendika üyesi işçilerin vaazın verildiği günün hemen ertesinde sendikaya akın ederek, patronun girişimine en güzel cevabı verdiğini söyleyen Saim, konuyu hukuki zemine taşıyacaklarını ifade etti.
Siyasetin dine karıştırıldığını ve işçilerin haklarına saldırıldığını ifade eden Haber-İş Kayseri Şube Başkanı Veli Solak, imamın yaptığının dine ters olduğunu söyleyerek “Bizim dinimizce emeğe saygı vardır, alın teri dökenin teri soğumadan hakkının verilmesi gerektiğini dinimiz söylüyor” dedi. Solak, işçilerin daha fazla birliğe ihtiyacı olduğunu belirtti.
(Kayseri/EVRENSEL)

PARAYI VERENİN VAAZI

Konuyla ilgili görüşlerini aldığımız Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni Türk Eğitim-Sen Kayseri 2 No’lu Şube Başkanı Ali İhsan Öztürk, imamın ifadesinin dinde yeri olmadığını ifade etti. İmamın vaazına tepki gösteren Öztürk, cuma namazlarının, kılındığı bölgedeki insanların kendi dertlerini konuşmak ve istişare etmek için bir araya geldiği bir toplantı olması gerektiğini söyledi. İmamın verdiği fetvaya cemaatin itiraz da edebileceğini ifade eden Öztürk, “Ama bizde öyle bir hale gelmiş ki, insanlar sadece dinliyorlar ve sindiriliyorlar” dedi.
“İmam, önde giden, yol gösteren demektir. Eğer bir sanayi bölgesinde görev yapıyorsa, orada öncelikle çalışanın haklarını ön plana çıkarmalı ve işçiye yol göstermelidir. İmamın söyleyeceği şeyler, işçileri aydınlatacak şeyler olmalıdır” şeklinde konuşan Öztürk, buradaki olayda parayı verenin düdüğü çaldığını ifade etti. “Parayı veriyorlar imam da hutbeyi okuyor” diyen Öztürk söz konusu imamın, Hz. Ali’nin “Haklarını koruyamayanlar, haklarıyla birlikte şereflerini de kaybederler” sözünü bilmediğini ya da bilmek istemediğini söyledi. “Sendikalaşmak farzdır” diyen Öztürk, imamın vaazında, ‘Arkadaşlar siz hakkınızı korumalısınız, örgütlenmeli, dini literatürdeki haliyle cemaatleşmelisiniz, sendikalaşmalısınız’ demesi gerektiğini söyledi.

EMEP: PATRONUN DİN SÖMÜRÜSÜ
Kayseri Organize Sanayi Bölgesindeki faaliyetleriyle tanınan Emek Partisi İl Örgütü adına gazetemize konuşan İl Başkanı İsmet Gümüşoluk da, hakları için mücadele etmeyi tercih eden işçilerin, patronlar tarafından türlü baskılara maruz kalmalarının, Kayseri’de ilk olmadığını söyledi. Her türden baskıya rağmen, işçilerin hakları için birliklerini büyütmeleri gerektiğini ifade eden Gümüşoluk, yaşanan son gelişmenin, patron sınıfının, dini ve inançları nasıl gördüğünün somut bir örneği olduğunu söyledi. Kayserili işçilere, saldırılara karşı uyanık olma çağrısı yapan Gümüşoluk, işçi sınıfının din, mezhep, ırk ayrımı yapmadan hakları için birleşmesi gerektiğine vurgu yaptı. Gümüşoluk, “Hakları için mücadele eden işçiler safları sıklaştırmalı” dedi.

DİYANET GÖREVE
İlahiyat Profesörü Hayri Kırbaşoğlu: Bu yapılanın islama uygun olduğunu söylemek kesinlikle yanlış. İslam dini taraflardan birinin çıkarını koruyan bir enstromana dönüştürülemez. Bilakis işçi işveren arasında hakkaniyet ve adalet esasına dayalı bir noktada durmalıdır. Bu süreçte işveren kadar emekçinin de söz hakkı olmalıdır. Müslümanlar için kanuni sınırlamaların yanında vicdanı ve ahlaki sınırlar söz konusu olduğu için işverenen işçiyi sömürmesi anlamına gelecek bir ücretle çalıştırması İslam’a taban tabana zıttır. Toplumdaki işsizliğin baskısıyla işçinin düşük ücrete mahkum edilmesi bu ücretin meşru olduğu anlamına gelmez. Din adamlarının sendika karşıtı olması, grev kırıcı olarak kullanılması İslam’a yapılmış bir hakarettir. Din adamlarının yapması gereken işçi ve işveren münasebetinde mağdur ve mazlum olanın yanında yer almasıdır. Ülkemizde, TEKEL işçileri dahil sürekli fedakarlık dar gelirlilerden talep edilmekte. Hükümetin de bu konudaki tavrı yanlıştır. Bunun en tipik göstergesi yüksek gelir sahiplerinin vergi vermemesidir. İslam entellektüellerinin, müftü ve vaizlerin, Diyanetin, fakir gariban, mağdur ve muzlum insanların yanında yer alması dini bir görevdir. Bu olayda din adamı din istismarı yapmıştır. Diyanet görevlilerinin bu gibi istismara alet edilmesinin önüne geçmelidir.
Ümit Kartal - Veli Şahin
ÖNCEKİ HABER

Tariş İplik işçilerinden eylem hazırlığı

SONRAKİ HABER

Devlet Opera ve Balesi'nden yaz festivalleri ve konserleri

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa