Grevci işçilerden patrona 3 gün süre

Grevci işçilerden patrona 3 gün süre

Çemen Tekstil grevi 16. gününe girerken grevci işçilerin öfkesi ve kararlılığı da giderek artıyor.


Çemen Tekstil grevi 16. gününe girerken grevci işçilerin öfkesi ve kararlılığı da giderek artıyor. Gaziantep Başpınar 3. Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan fabrika önündeki bekleyişlerini sürdüren işçiler, “Kısa sürede çözüm bekliyoruz. Eğer önümüzdeki üç gün içinde patron sözleşmeyi imzalamazsa mücadelemizi daha da sertleştireceğiz” diyorlar.
İŞÇİLER PATRONU UYARDI
Grevci işçiler, fabrikadaki grev kırıcılığını engellemek ve patrona taleplerini kabul ettirmek için sendikayla birlikte daha etkili eylem kararları almışlardı. Organize Bölge Müdürlüğü önünde eylem ve organize de her gün bir bölgede yürüyüş yapmak gibi eylem kararları, işverenin sendikayla yaptığı görüşmede “Bana birkaç gün süre tanıyın bu işi çözelim” demesi üzerine, cumartesi günü yapılacak görüşmeye kadar ertelendi.
Sendikanın kararına uyarak iki gündür öğleden sonra saat 4’te fabrikanın önünden ayrılan grevci işçiler, “Kısa sürede çözüm beklediğimiz için şimdilik yalnızca gündüzleri fabrika önünde bekliyoruz. Ama önümüzdeki üç gün içinde patron sözleşmeyi imzalamazsa fabrika önünden hiç ayrılmadan mücadelemizi daha da setleştireceğiz” diyorlar.
BAŞPINAR’IN GÖZÜ ÇEMEN GREVİNDE
Öte yandan 3 gündür Başpınar Organize’de bulunan fabrikaların önünde bildiri dağıtan Emek Partisi(EMEP) üye ve yöneticileri, işçilere Çemen tekstil greviyle dayanışma çağrısı yapıyor. Günlerdir Başpınar’daki değişik fabrikaların önünde bildiri dağıtarak işçilere Çemen işçilerinin ne için mücadele ettiğini, hangi talepler için grev yaptığını anlatan EMEP’liler, “Çemen işçilerinin mücadelesi, kriz bahanesiyle hakları gasp edilen, açlık sınırının altında çalıştırılan, köleliğe zorlanan bütün Başpınar işçilerinin mücadelesidir. Çemen işçileri kazanırsa bütün işçiler kazanmış olacak, bütün fabrikalara örnek olacak” diyerek, Çemen greviyle dayanışma ve birlikte mücadele etme çağrısı yapıyorlar. EMEP’in bildiri dağıtarak çağrı yaptığı Şireci Tekstil, Zafer Tekstil, Selçuk İplik, Karan Tekstil gibi pek çok fabrikadaki işçiler ise Çemen işçilerinin yanında olduklarını belirterek, “Gözümüz kulağımız Çemen’de. Onları sonuna kadar destekliyoruz. Onların mücadelesi bize de örnek olacak” diye konuşuyorlar. (Gaziantep/EVRENSEL)



SENDİKAL HAKLAR NÖBETİ ÇEMEN GREVCİLERİ İÇİN
DİSK’in son dönemlerde işçilere yönelik artan baskılara dikkat çekmek için başlattığı ‘Sendikal hak ve özgürlükler nöbeti’ 5. haftasında da devam etti. Eyleme Tekstil-Giyim ve Deri Sendikaları Federasyonu (ETUF-TCL) Genel Sekreteri Sayın Patrick Itschert de katılarak destek verdi.
Bu haftaki eylemi Gaziantep 3. Organize Sanayi Bölgesi’ndeki Çemen Tekstil Fabrikası’nda direnişte olan işçiler için yaptıklarını belirten DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün, emeğe yönelik hak gasplarına her gün bir yenisinin eklendiğini söyledi. Çemen Tekstil işvereninin işçilerin Anayasal hakkı olmasına rağmen toplu sözleşmeye yanaşmadığını belirten Görgün, “350 işçinin greve başlamasının ardından Çemen Tekstil işvereni grevi kırmak için yasaları çiğneyerek ve sendikaya üye olmayacaklarına dair imza alarak daha yüksek ücretle 200 yeni işçiyi işe başlatmak istedi. İşyerindeki gerilimin tek sorumlusu, kriz fırsatçılığı yapan, işçilerin yasal örgütlenme haklarını engelleyen, yasaları hiçe sayarak grev kırıcılığı yapan, işçiler üzerinde polis baskısı kurmaya çalışan Çemen Tekstil işverenidir” şeklinde konuştu. (İSTANBUL)

PATRON SABRIMIZI ZORLAMASIN

Grev Komitesi üyesi Çemen işçileri patronu sabırlarını zorlamaması konusunda uyardılar.
Mehmet Çelik: Patron grev başlayana kadar işçileri ve sendikayı muhatap almadı. Sendikayı tanımam diyen ve görüşmeye bile yanaşmayan işveren şimdi de oyalama taktiğine başvurarak, çalışan yeni işçileri çalışmaya ikna etmek için “anlaşacağız diyor.
Şimdi de sendikadan süre istiyor. Birkaç güne kadar bu işi çözelim diyor. Biz de son kez bu patronun sözünde durmasını bekleyeceğiz. Sendikamızın kararına uyarak cumartesi gününe kadar bekleyeceğiz. Ama yine sözünde durmazsa bu kez çok daha büyük eylemler yapacağız.
Feyzettin Altun: Biz burada grevdeyken içeride çalışmaya devam eden, grev kırıcılığı yapan işçi arkadaşlarıma sesleniyorum. Patronun oyununa gelmesinler, sabrımızı zorlamasınlar, ekmeğimize kan doğramasınlar. Hepimizin çoluk çocuğu var. Hepimizin bir ailesi. Hepimiz işimiz, ekmeğimiz ve onurumuz için mücadele diyoruz. Gelin birleşelim, ancak birleşirsek birlikte kazanırız. Cumartesi gününe kadar bir anlaşma olmazsa mücadelemizi daha da sertleştireceğiz. Çadır kurup fabrikanın önünden gece gündüz ayrılmayacağız. Gerekirse bütün Başpınar’ı ayağa kaldıracağız.
Mustafa Aydın: 16 gündür grevdeyiz. Mücadele azmimiz ve kararlılığımız her geçen gün daha da artıyor. Kazanacağımızdan zerre kadar şüphemiz yok. Ama biz bir an önce çözülsün istiyoruz. Yoksa 16 gün değil 16 ay da sürse buradan ayrılmayacağız. Bize destek veren bir çok sendika parti ve kurum var. Diğer fabrikalardan işçiler destek veriyor. Bu grev bize çok şey öğretti. Artık bu yoldan dönüş yok. Bütün arkadaşlar olarak yemin ettik, haklarımızı alıp, sözleşme yapana kadar buradayız.

GREVCİ İŞÇİLERDEN ÇAĞRI

Grevci Çemen Tekstil işçilerinden hala fabrikada çalışmaya devam eden işçilere mektup var
İŞÇİ KARDEŞLERİMİZ
Önce hepinize selam ederiz.
Sizlere bir mektup yazmayı düşündük. Belki bizleri daha iyi anlarsınız diye.
Öncelikle şunu bil kardeşim. Sen de ben de işçiyiz, alınterimizle rızkımız için, ekmeğimiz ve çoluk çocuğumuzun geleceği için çalışıyoruz.
Başka bir derdimiz var mı? Hovardalık etmeye, yan gelip yatmaya, insanlık dışı bir biçimde eski servislerde üst üste taşınmaya, makine yağı ile yapılmış gibi yenemeyecek yemekleri yemek ve yalandan “Allah’a şükür bu gün de doydum” demek için gelmedik bu işe.
Hepimizin paraya ekmeğe ihtiyacı var. Yoksa patronun dediği gibi ayak ayak üstüne atıp pahalı yemekler de yerdim, son model arabaya da binerdim. Ama bu mümkün mü? İşçinin geleceği patronlar gibi düşünmekte olamaz, sen de biliyorsun. Biz emekçi gibi namusumuz, onurumuz ve geleceğimiz için çabalıyoruz!
Birçoğumuz bu fabrikaya yıllarını verdi. Hatta bazılarımız belini sakatladı, elini kesti, yorgun düştük çocuğumuzun yüzünü göremedik. Sayemizde patron büyüdü de büyüdü. Yeni fabrika ve makineler aldı.
Ama bize ne düştü ustam! Kocaman bir hiç!
500 TL’ye sihirbaz gibi ev geçindirmeye çalışırken bir de baktık ki kriz hikâyesine paralarımız kesildi… İnsan onuruna yakışır bir çalışma istedik. Karnımıza iyi yemek girsin, iyi maaş alalım istedik. Çocuğumuzu bir sinemaya götürelim, hadi ondan geçtik güzel oyuncak alalım dedik.
Soruyoruz size bunlar suç mu? Bunu yasal hak olan SENDİKA ile yapmak gerektiğini öğrendik ve üye olduk. Ama bunu suçmuş gibi ilan etti patron.
Biz de senin gibi işe gitmek; sonra da sıcak evimizde eşimizle, çocuklarımızla, ana babamızla sıcak bir çorba içmek istemez miyiz? Arkadaş sana soruyoruz: İstemez miyiz?
Bu grevimiz bizi ısıtıyor, biliyor musun? Sanma ki it gibi dışarıda titriyoruz! Hayır, kardeşim bizler dayanışmayı, ekmeğimizi paylaşmayı, haklarımızı, dostumuzu düşmanımızı daha iyi öğrendik.
Aslında biliyoruz: senin de kalbin bizimle.
Korkabilirsin. Korku insan oğlunda olur. Ama biliyorsun bizler tek yumruk olunca korku nedir bilmeyiz. Bunu daha iyi gördük.
Biz sendikanın haklarından yararlanınca güzel olmaz mı? Sen de ekmeğini büyütmek için bize katılsan olmaz mı?
Bugün bana yarın sana atasözü çok doğrudur! Gel yılan hepimizi sarmadan elele verelim ve bu yanlış yoldan dönelim. Ekmeği elinden alınan kim olursa olsun birgün gelir daha tehlikeli olur kardeşim. Biz seninle mücadelede buluşmak istiyoruz. “Sendika dayanamaz, bizde kelaynak gibi dışarıda kalır işsiz kalırız” diye düşünme, kimse kimsenin rızkıyla oynayamaz. İşsiz kalırsınız diyorlar. Ama esas sendikasız işçiler bu ülkede ve kentte işsiz kaldı. Bütün araştırmalarda bu var.
Şimdiden tüm Antep ve Türkiye’nin bir çok yerinden yardımlar da gelmeye başladı. Yalnız değiliz yani!
Hadi sen de katıl aramıza, dost olalım. Düşman değil!
GREVDEKİ DİSK TEKSTİL ÜYESİ ÇEMEN TEKSTİL İŞÇİLERİ
Mehmet Türkmen
www.evrensel.net