28 Ocak 2010 05:00

Onlar korkak birer tarla sıçanıydılar

Türk-İş ve ona bağlı bütün federasyonlar özelleştirilen ya da kapatılan TEKEL’e ait iş yerlerinde çalışan işçilerin 4-c kapsamına alınması konusunda sözde bir eylem kararı belirledi.

Paylaş

Türk-İş ve ona bağlı bütün federasyonlar özelleştirilen ya da kapatılan TEKEL’e ait iş yerlerinde çalışan işçilerin 4-c kapsamına alınması konusunda sözde bir eylem kararı belirledi. Bu karara göre 3 hafta öncesinden başlayarak her cuma birer saat artışla işe geç başlanacaktı. Cumalardan bir tanesi yıl başı tatiline denk getirildi. Bu hesaplanmıştır mutlaka. Türk-İş ve federasyonlar eylem gününü cuma olarak belirlerken, AKP’ye hoş görünmeyi ya da cuma hutbelerinden etkilenip Başbakanın merhamete geleceğini mi hesap etti onu bilmiyorum. Ama bu kararın işçi sınıfına ve TEKEL işçisine gerçekleştirildiği bu gaza da herhangi bir artı sağlamadığını biliyorum
Kendilerine kendilerinden başka hiç kimsenin sendikacı demediği Türk-İş’e bağlı federasyonlardan 30-35 tane çoğu kırmızı kravatlı adam Türk-İş yönetim kurulu başkanlığında toplanıyor ve adam adam kararlar alıyor ve bu kararların altına pahalı kalemlerle ucuz imzalar atılıyor. İmzalar ucuz çünkü başta üyesi olan tekel işçilerinin eylemini her kademesiyle örgütlemesi gereken Tek Gıda-İş işe geç başlama eylemine örgütlü olduğu büyük mağazalardaki üyelerini katamıyor, Harb-İş orduda iş yapmayı mazeret kılarak bu eyleme uymuyor. Hava limanları durmuyor, belediyelerde işler durmuyor üyesi olduğumuz Maden-İş ilk cuma eylemine katılıyor ama o da eylemi yalnızca kamu da uyguluyor. Özel sektörde bunu yapamıyor, oysa Türk-İş kararı tüm üyeleri kapsıyordu.
Tüm bunların ardından iş verenler kendi işini yaparak tüm Türkiye çapındaki ilan tahtalarına ilanlar asarak eylemlerin yasa dışı olduğunu ve katılanlar hakkında müeyyideler uygulayacağını söylüyor.
Başka bir ifade ile Türk-İş ve federasyonlar işçiye kendi söyleyemediği, “Eylem kararı aldım ama siz yine de buna uymayın” aymazlığını başka bir yolla söylüyor.
Türk-İş ve federasyonlar bu tutumlarıyla ve tabiri caizse bu kavgada işçinin kolunu tutup tokat yemesini sağlamıştır. Sermayenin güçlü olduğunu göstermenin baş tutuculuğunu yapmıştır. Peki işçi böyle bir ortamda böyle bir eyleme hazır mıdır? Ne yazık ki değildir, çünkü işçi sendikalara özellikle Türk-İş’e güvenmemektedir. Toplu sözleşme görüşmelerinde sabah eylem kararı alıp akşam üstü imza atan Türk-İş’e işçi nasıl güvensin.
Peki işçi sınıfsal yönde bu eyleme hazır mıdır? Buna da hazır değildir, çünkü pek çok işçimizin gündemini sendikaca yılbaşında dağıtılan hediye saatlerin önce neden özel sektöre verildiği daha çok meşgul etmektedir. Ya da kamunun mu yoksa özelin mi daha fazla sendika aidatı verdiğiyle ,hatta kimileri bunu öz evlat üvey evlat benzetmesine kadar götürmüştür. Ne yazık ki gerçek budur.
Türk-İş son yaptıklarıyla ve özellikle son kongre ile var oluş nedenlerinin şartlarını bir kez daha yerine getirmiştir ve bu yüzden adeta tıkırtı duyduğunda kaçan bir tarla sıçanıdır. Ona kayıtsız şartsız uyan ve yanlışlara ses çıkarmayan bütün federasyonlar da olsa olsa o sıçanın kaçarken korkudan geride bıraktıklarıdır.
EYÜP GÜLMEZ Maden-İş Sendikası Ege Bölge Şubesi Üyesi
ÖNCEKİ HABER

Yakan top

SONRAKİ HABER

4 fabrika işçisi kimyasaldan etkilendi, tedavi gördükleri acil servis kapatıldı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa