28 Ocak 2010 00:00

Yakan top

TEKEL işçileri 1 ayı aşkın süredir sürdürdükleri direnişlerini açlık grevine çevirerek yeni bir aşamaya girdiler.

Paylaş

TEKEL işçileri 1 ayı aşkın süredir sürdürdükleri direnişlerini açlık grevine çevirerek yeni bir aşamaya girdiler. Nedir talepleri 4-c’li olmak istemiyorlar on yıllarını verdikleri fabrikalardan bir kalemde silinip atılmak istemiyorlar.
Nedir bu 4-c
* İş güvencesiz çalışmak.
* Senenin 10 ayı çalışmak 2 ayı işsiz gezmek.
* Sendikasız toplu sözleşmesiz çalışmak.
* Tazminat hakkı elde edememek.
* Açlık seviyesinde bir ücretle çalışmak...
Kısaca köle gibi çalışmak.
Başbakan yetimin hakkını kimseye yedirmem diyor. Peki kendi oğlunun gemiciği ne olacak Unakıtanların mısırları, Cüneyt Zapsular, Deniz feneri, Albayraklar...
TEKEL işçileriyle sohbet ederken; çocukluğumdan kalan bir oyun geliverdi aklıma…
Yakan top; kimse topu elinde tutmak istemezdi. İsmi okunan topu eline alır almaz. Havaya atar; başkasının adını bağırırdı.
TEKEL işçileri direnişte, itfaiye işçileri direnişte, şeker işçileri direnişte. İrili ufaklı binlerce fabrika, işletme direnişte, sağlık emekçileri tam gün yasasına karşı iş bırakıyor. Kamu emekçileri 25 Kasım’da grev haklarını kullandılar. Hepsinin ortak yanı hükümete, özeleştirmelere , 4-c’ye karşı çıkmaları. Bedeller ödeyerek elde ettikleri haklarını korumaya çalışmaları. Bir diğer ortak yan da eylemlerde attıkları sloganlar.”Genel grev genel direniş.” Peki, bunların “önderleri” sendikaları ne yapıyor. Türk-İş karar alsın diye bekliyorlar. Türk-İş ne yapıyor. Sendikalar karar alsın diyor. KESK karar alsınlar ben hazırım diyor. Peki, kim alacak bu kararı. Yani yakan top elden ele dolaşıyor. Sendikalar artık dipten gelen dalgayı nasıl savuşturacaklarını bilemiyorlar. Sendikalar, konfederasyonlar artık eskisi kadar emekçileri kolayca oyalayamıyorlar.
Geçtiğmiiz pazar günü 100 bin emekçi ve emekçi dostlarının “Genel grev, genel direniş” diye haykırması, TEKEL işçilerinin kürsüyü işgal etmesi dipten gelen dalgayı iyice su yüzüne çıkartıyordu.
DİSK ve KESK’in çağrısıyla emek platformu bileşenleri salı günü toplandılar toplantıdan ne çıktı!!!! Yine toplantı kararı, KESK Başkanı Sami Evren toplantı sonrasında hiçbir net eylem kararı açıklamazken “işçi ve memur konfederasyonlarının bundan sonra bir araya gelme ve eylem planı hazırlama konusunda karara varıldığını” açıklıyor peki toplantıda niye eylem planı çıkarmıyorsunuz. Sonraki toplantılara atıyorsunuz. Neyi bekliyoruz?
DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi “Genel grev konuşuldu mu?” sorusuna, “Genel grevi konuşmak yerine, caydırıcı eylem neyse onu yapmayı konuştuk” diye cevap veriyor. Meraklandım acaba genel grevden daha caydırıcı bir eylem var mı? Yani bir ayı aşkın süredir TEKEL işçilerinin ve dostlarının, Sıhhıye Meydanı’ndaki yüz bin kişinin sloganlarını, genel grev genel direniş diyerek kürsüyü işgal eden TEKEL işçilerini hiç mi duymuyorlar? Hiç mi görmüyorlar?
Elinize bir avuç kum alın bir cama atın. Camı hiç etkilemez. TEKEL işçileri bir avuç kum. Şeker işçileri bir avuç kum. İtfaiye işçileri bir avuç kum. Kamu çalışanları bir avuç kum. İrili ufaklı atölyelerde, fabrikalarda çalışan emekçiler bi avuç kum. Bunların lokal eylemleri hükümeti, sermayeyi biraz zorlar. Ama tek elden etkilemez. Yani bu kum taneleri ayrı ayrı cama atılırsa; cam hiç etkilenmez. Ama bu kum tanelerini bir araya getirip; bir torbada birleştirirsek; torbayla cama atarsak, cam hemen kırılıverir.
Haydi! Konfederasyonlar, sendikalar bu kum tanelerini dolduracak torbanın ağzını açalım. Birleştirelim. Yoksa boş çuvalınız bir gün çürüyecek ve çöp tenekesine atılı verilecek.
Haydi! Kum taneciklerini birleşe birleşe cama vuralım. Camı kıralım.
ADNAN SÖZEN Eğitim Sen Ankara 2 no’lu Şube Örgtl. sekreteri
ÖNCEKİ HABER

Kültür başkenti İstanbul (!)

SONRAKİ HABER

Mobilya fabrikasında çalışan İşçi Erol Karaş’ın sol kolu makineye sıkıştı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa