30 Ocak 2010 00:00

Şemdinli’de EMASYA sırrı!

Üç ay süren çalışmanın ardından Meclis Başkanlığı’na teslim edilen rapor, genel kurula sevk edilmedi.

Paylaş

Üç ay süren çalışmanın ardından Meclis Başkanlığı’na teslim edilen rapor, genel kurula sevk edilmedi. Raporun taslağı kitapçık haline getirilmek için baskıya gönderildi, ancak son anda müdahale edilerek geri çevrildi. Rapor, devlet sırrı niteliğindeki Meclis tutanaklarının 10 yıl süreyle saklandığı özel arşive gönderildi. Rapor, bulunması gereken Tutanaklar ve Kararlar Müdürlüğü ve Denetim Bürosu dahil hiçbir yerde bulunmuyor.
47 İMZAYLA KURULDU
Meclis Şemdinli Araştırma Komisyonu, 9 Kasım 2005 günü Hakkari’nin Yüksekova ve Şemdinli ilçelerinde meydana gelen olayların araştırılması amacıyla CHP Grubu adına Grup Başkan Vekili, İzmir Milletvekili K. Kemal Anadol, İstanbul Milletvekili Ali Topuz ve Samsun Milletvekili Haluk Koç ile Anavatan Partisi Grubu adına Grup Başkan Vekili, Malatya Milletvekili Süleyman Sarıbaş, Gaziantep Milletvekili Ömer Abuşoğlu ve AKP İstanbul Milletvekili Mustafa Ataş ile birlikte 47 milletvekilinin imzasını taşıyan 3’lü önergeyle kuruldu.
VE EMASYA ORTAYA ÇIKIYOR
7 Aralık 2005 tarihinde çalışmalarına başlayan komisyon, bu süre içinde 18 toplantı yaptı, 48 kişiyi dinledi. 182 yazışma yapan komisyonun bu yazışmalarına Van Cumhuriyet Başsavcılığı’nda bulunan 160 cevap geldi. Ancak bu yazışmalar içinde en dikkat çekici olanı EMASYA Protokolü oldu. Buna göre çalışmalar sırasında kolluk kuvvetlerinin müdahale alanları tartışılırken, bazı üyeler, askerin şehir merkezindeki olaylara müdahalesinin yasalara aykırı olduğu ileri sürülürken sert tartışmalar yaşandı.
ŞAŞIRTAN ŞART
Bunun üzerine, ilgili kurumlar nezdinde yapılan yazışmalar sonucu, bunun EMASYA Protokolü’ne dayandırıldığı anlaşıldı. İçişleri Bakanlığı’ndan EMASYA Protokolü istendi. Önce gönderilmek istenmeyen protokol, daha sonra komisyonun ısrarlı talebi üzerine gönderildi. İçişleri Bakanlığı uzmanlarının kalın dosyalar halinde getirdiği protokol, üyelerin sadece okuması şartı ile verilmek üzere getirildi.
VEKİLLER NOT ALINCA...
Üyelerin tuttuğu bazı notlardan sonra sır gibi saklanan protokol, tekrar geri gönderildi. 1997’de İçişleri Bakanlığı ile Genelkurmay Başkanlığı arasında imzalanan ve toplam 27 maddeden oluştuğu anlaşılan EMASYA, özetle; bazı şartlar altında iç güvenlik konularında askeri harekatların sivil yetkililerden izin alınmadan yapılmasına müsaade edilmesi ve Türk Silahlı Kuvvetleri’ne, iç tehditlere karşı istihbarat toplayabilme imkanı tanıyordu.
AKIBETİNİ BİLEN YOK
Çalışmalarını tamamlayan komisyon, raporu genel kurula sevk edilmek üzere TBMM Genel Sekreterliği’ne gönderdi. Ancak Meclis Başkanlığı, raporu genel kurula sevk etmedi. Bunun üzerine kitapçık haline getirilmek üzere TBMM Tutanaklar ve Kararlar Müdürlüğü’ne gönderildi.
Raporu teslim alan Tutanaklar ve Kararlar Müdürlüğü, raporu matbaaya gönderdi. Ancak son anda müdahale edilerek rapor geri çevrildi. Geri gelen rapor, Meclis Arşivi’ne kaldırıldı. Rapor, şu an Tutanaklar ve Kararlar Müdürlüğü, Denetim Bürosu Kütüphane ve Meclis web sitesi dahil hiçbir yerde bulunmuyor. Araştırma komisyonlarına ait raporların yer aldığı bölümde ismi var ama içerikle ilgili hiçbir bilgi bulunmuyor. Meclis kayıtlarında 22. dönem 4. yılı 10/322,323,324 esas nolu gözüken rapora ilişkin yer alan ‘kadük-geçersiz’ ibaresi dikkat çekiyor. (ANKARA)


EMASYA PROTOKOLÜ NEDİR?

Emniyet-Asayiş-Yardımlaşma (EMASYA) denilen anlaşma, askere gerekli gördüğü zaman toplumsal olaylara müdahale yetkisi veren bir protokol. İçişleri Bakanlığı ile Genelkurmay Başkanlığı arasında 7 Temmuz 1997’de imzalanan protokol gereği, EMASYA birliklerine, valilik talep etmese gerekli görüldüğü durumlarda toplumsal olaylara el koyma yetkisi verildi. Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, özel eğitilmiş EMASYA birlikleri olmadığını ileri sürmüş; “TSK’nın EMASYA görevlerinde kullanılması yasalara uygundur” demişti.

SIR NEDENi EMASYA MI?
Meclis Şemdinli Araştırma Komisyonu Başkanı Musa Sıvacıoğlu, görüşmeleri sırasında EMASYA Protokolü’nü gördüklerini, ancak örneklerinin alınmasına müsaade edilmediğini belirtti. Sıvacıoğlu, hazırlanan komisyonun raporunun genel kurulda neden ele alınmadığı konusunda ise herhangi bir bilgisi bulunmadığını söyledi.
Komisyon üyelerinden CHP İzmir Milletvekili Ahmet Ersin ise EMASYA Protokolü konusunda komisyonda tartışmalar yaşandığını söyledi. Ersin, raporun daha sonra ortadan kaybolduğunu, Meclis Genel Sekreterliği’ne bunun sebebini sorduğunda ise ‘yargıya müdahale olur’ düşüncesiyle gündeme alınmadığı cevabını alığını söyledi. Ersin, raporun başına gelenlerin ise EMASYA’dan kaynaklanmış olabileceğini söyledi.
Komisyon üyelerinden AKP’li Sakarya Milletvekili Ayhan Seferüstün ise raporun ilgili birimlere teslim edildiğini, ancak özellikle EMASYA ile ilgili alınan notlar nedeniyle gizli tutulduğunu, daha sonra ise ortadan kaldırılmış olabileceğini ifade etti.

EMASYA ŞEMDİNLİ’DE DEVREDE
Hakkari’de 2005 yılının Haziran ayından itibaren 125 defa askeri operasyon yapılmasına rağmen, Hakkari Valiliği’nin sadece bir kez operasyon talebi bulundu.
Meclis İnsan Hakları Komisyonu’nca Şemdinli’de Umut Kitabevi’ne yapılan bombalı saldırı sonrası oluşturulan komisyonun, Hakkari Şemdinli İnceleme Raporu’ndaki tespitlerinden 4 numaralı olanı şöyleydi: “Bölgede güvenlik konusunda koordinasyon eksikliği vardır. Sivil otorite ile askeri otorite, asker ile polis koordinasyonu yetersizdir. Mülki idarenin başı olan vali ve kaymakamların asker ve jandarma üzerinde etkileri ve kontrol yetkileri bulunmamaktadır. Bölgede vali ve kaymakamlar güvenlik konusunda adeta devre dışındadırlar. Bu durum adeta zafiyet doğurmaktadır.” Komisyonun bu saptaması, EMASYA’nın uygulamaları açısından önemli bir fotoğrafı ortaya koymaya yetiyor.
ÖNCEKİ HABER

Sivil dikta tartışması alevlendi

SONRAKİ HABER

Nurettin Canikli, Rabia Naz’ın babası hakkında suç duyurusunda bulundu

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa