30 Ocak 2010 05:00

HAYAT YAZILARI

Bir süredir devam eden Alevi çalıştaylarında sona gelindi.

Paylaş

Bir süredir devam eden Alevi çalıştaylarında sona gelindi. Partiye özellikle Alevi kimlikleri ve bu alandaki çalışmaları dolayısıyla alınan iki milletvekili, bu toplantılara katılmadı. Reha Çamuroğlu, bu maratonun başlangıcı sayılan iftar programından sonra talep ve beklentilerini net biçimde ortaya koydu. Önce kendisi için partide özel bir konum oluşturuldu ama gelinen noktada bu tabloda beklentiler yerine gelmedi ve film kopma noktasına geldi. İkinci isim Hüseyin Tuğcu. O partide daha eski. Partiye özellikle kurucu olarak alındı. Çalışmalarda o da yok.
Bu tabloyu paylaşarak söze başlamamın iki nedeni var. Açılım ve çalıştay yapmaya öncelikle bizzat iktidar partisinin ciddi ihtiyacı var ve ne yazık ki işin zorluğu görülmekle birlikte, süreç de oldukça kötü yönetiliyor. Bu tablodan kim ne kadar sorumludur sorusunu bir tarafa bırakıyorum. Bu iktidar partisinin iç sorunudur ve gerekli özeleştiriyi kendileri yapmakta geç kaldığında, fatura gittikçe ağırlaşacaktır. Öncelikle bu yöndeki uyarı ve eleştirileri açılımlara karşı olmak gibi yorumlayarak, suçlayıcı bir dil kullanmak, işin gerçekten tehlikeli bir noktada olduğunu göstermektedir.
Ben Ergenekon davasının da aynı riskle karşı karşıya bulunduğunun endişesini taşıyorum. Bir süre sonra söz konusu dava, açılımları kolaylaştırıcı bir dinamik olmaktan çıkıp kimi geri adımların atılmasına neden olabilir. Her iki konuda kazanım olarak gözüken en önemli boyut, şimdiye kadar tabu olarak görülen konuların tartışılıyor olmasıdır. Bu psikolojik eşiğin aşılması elbette önemlidir. Ancak hukuki ve yapısal sonuçlar ortaya çıkmazsa, bu psikolojik kazanım, psikolojik yıpranma hatta yalamaya dönüşme potansiyeli taşımaktadır.
Kürt sorununun çözümünü basit ve yüzeysel demokratikleşme girişimleri ile sürdürmek neredeyse imkansızdır. Daha önemlisi, silahsızlandırma ve siyasal katılım eksenli çözüm çok daha farklı ve cesur adımları gerektirmektedir. Silahlı örgüte yönelik askeri operasyonlar ve siyasal kadrolara yönelik tutuklamalar, bu süreci tümüyle tersine çevirebilecek nitelikte yanlışlardır. Bu yöntemler daha önce defalarca denenmiş ve ters teptiği tecrübe edilmiştir. Sorunu Ergenekon davasının bir ayağı ve parçası ekseninde ele almak, komplocu yaklaşımlara kurban gitme ihtimalini yükseltmektedir.
Gaza gelinmesi gereken yerde ayak direyip, gaza gelinmemesi gereken yerde bu tuzağa düşme ihtimali gittikçe yükselmektedir. Bunun en önemli nedeni de, iktidarın bütün imkanlarına rağmen sağlıklı bir bilgilenme sürecinin işlemiyor olmasıdır. Bu denli ciddi ve kritik konularla ilgili adım atabilecek asgari bilgi donanımı, ne yazık ki ne siyasal temsilcilerde, ne ilgili danışmanlarda ne de konuyu bizzat yürütmesi gereken bürokratlarda bulunmaktadır.
Sonuçta sorumluluk ve halka hesap verme makamı siyasal iradedir. Her kafadan bir sesin çıktığı ya da bazılarının bu durumu fark edip sadece ağzını oynattığı halde ses vermediği bir koro görüntüsü, gittikçe kendisini hissettirmektedir.
TEKEL işçilerinin eyleminde bu kadar süre geçtikten sonra Türk-İş heyetine randevu vermek zorunda kalıp, hazırlık yapmak üzere zaman istemek de, bu görüntünün bir yansımasıdır.
Ayhan Bilgen
ÖNCEKİ HABER

Süreci hükümetin tavrı belirleyecek

SONRAKİ HABER

Cumartesi Annesi Anik Can hayatını kaybetti

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa