30 Ocak 2010 00:00

Canla başla çalışacağız!

Türk-İş ile hükümet arasında TEKEL işçilerine ilişkin bir anlaşma sağlanamamış olması, gözleri 3 Şubat’ta yapılacağı açıklanan greve çevirdi.

Paylaş

Türk-İş ile hükümet arasında TEKEL işçilerine ilişkin bir anlaşma sağlanamamış olması, gözleri 3 Şubat’ta yapılacağı açıklanan greve çevirdi. İşçi ve emekçiler, grev için çalışmalara başladılar.
Yol-İş İstanbul 1 No’lu Şube üyesi işçiler ise yapılan görüşmelere bakmak yerine 3 Şubat’ta yapılacak grevi nasıl hayata geçirecekleri üzerinde duruyor. Grev için canla başla çalışacaklarını dile getiren işçiler, Türk-İş’ten de aynı karırlılığı bekliyor.
Yol-İş 1 No’lu Şube Başkanı Erdem Arcan, grev kararının karayolları işçilerini oldukça heyecanlandırdığını söyledi. Cuma günleri yapılan 1 saatlik iş bırakma eyleminde Türk-İş’in kötü bir sınav verdiğine dikkat çeken Arcan, “Acil olarak yarından itibaren işyeri temsilcilerimiz, tüm üyelerimize ulaşarak genel grevin en iyi şekilde uygulanması için toplantılar yapacaktır. Karayolları işçileri bu eylemin arkasında duracaktır. Bütün sendikaların ve sivil toplum örgütlerinin bu eyleme destek vermesini bekliyoruz” diye konuştu. Yol-İş Şube Yöneticisi ve İşyeri Baştemsilcisi Naci Göçer de temsilciliklerle birlikte grev kararını hayata geçireceklerini bildirdi. “İşyerlerimizde canla başla çalışarak, 3 Şubat günü hayatı durduracağız” diyen Göçer, saldırılara genel eylemle yanıt vereceklerini bildirdi.
ÇAY SAATLERİNDE, MOLALARDA...
Merkez İşyeri Temsilcisi Necmi Aydın, 6 konfederasyonun bir araya gelerek genel grev kararı almasını önemsediğini bildirdi. “Yalnızca karar almak önemli değil. Tüm sendikaların temsilcilikleriyle hayatı durdurarak, yetim hakkı yemediğimizi, yan gelip yatmadığımızı sınıf kardeşlerimizle beraber haykıracağız. Saldırı tek cepheden yapılıyor, biz de duruşumuzu tek cepheden yapmalıyız” diyen Aydın, çay saatlerinde ve molalarda grevi örgütlediklerini kaydetti.
Merkez Atölye Baştemsilcisi Recep Güven, TEKEL işçilerinin direnişinin tüm ezilenlerin gündemine oturduğunu söyledi. 3 Şubat’ta yapılacak grevi önemsediklerini ifade eden Güven, “Şimdi bize düşen görev, 3 Şubat’ı güçlü bit şekilde örmek, dosta düşmana göstermektir” dedi. Konfederasyonların grev kararını tabandan gelen dayatmayla aldığına dikkat çeken Genel-İş 1 No’lu Şube Başkanı Şahan İlsever, “Önemli olan pratiğe dönüştürülmesi. İşçinin emekçinin gücünün gösterilmesi gerekir. Sadece sendika üyesi işçilerle değil, sendikasız olan taşeron çalışan işçilerle de örgütleyeceğiz genel grevi. Eğitim çalışmaları, aydınlatma faaliyetleri ve toplantılarımız devam ediyor” diye konuştu.
KAMU EMEKÇİLERİ DE KARARLI
BES 3 No’lu Şube İşyeri Temsilcisi Süleyman Yılmaz da grev kararının gereğinin yapılması gerektiğini söyledi. TEKEL işçilerinin direnişinin sınıf hareketine çok şey kattığını ifade eden Yılmaz, “25 Kasım’daki 1 günlük grev bile bize çok şey öğretmiştir. Ardından BTS üyesi işçilerin gösterdiği kararlılık da öyle. KESK’in gücünü bilerek daha ileriden hareket etmesi lazım” dedi.
Eğitim Sen 2 No’lu Şube Başkanı Ali Gün, genel grev kararının uygulanmasının konfederasyonlar açısından kaçınılmaz olduğunu söyledi. Diğer sendikalarla ortak iş yapmak için bir araya geldiklerini duyuran Gün, “Bu süreci beraber örgütleyeceğiz” dedi. SES Anadolu Yakası Şube Yöneticisi Suat Suna da alınan karardan geri dönülmemesi gerektiğini dile getirdi. “Toplantılara başladık, dayanışmaya dair planlarımız var” diyen Suna, mücadelenin başarıya ulaşması için gerekeni yapacaklarını bildirdi. (İstanbul/EVRENSEL)

HAK ALANA KADAR MÜCADELEYE DEVAM
BALATÇIK TEKEL işçileri, önceki akşam iş çıkışında Türk-İş Ege Bölge Temsilciliği önünde meşalelerle eylem yaptı. Türk-İş ile Başbakan’ın görüştüğü saatlerde yaptıkları eylemle kararlılıklarını bir kez daha vurgulayan TEKEL işçileri, sık sık “Genel grev genel direniş” sloganını attılar.
Eylemde konuşan Türk-İş Ege Bölge Temsilcisi Mustafa Kundakçı, TEKEL işçilerine bütün haklarıyla kamuda çalışma hakkı verilmezse, 3 Şubat günü Türkiye’de bütün alanların Ankara gibi olacağını vurguladı.
Eyleme, “Bir TEKEL, bir Göztepe, inadına TEKEL, inadına Göztepe” yazılı pankartla bir grup Göztepespor taraftarı da katıldı.
Eyleme katılan Harb-İş işyeri temsilcilerine 3 Şubat’ta yapılması planlanan eyleme dair düşüncelerini sorduk. Harb-İş İşyeri Temsilcisi Süleyman Şahin, devletin en büyük vergiyi işçilerinden aldığına dikkat çekerek, devletin buna uygun davranması gerektiğini söyledi. Şahin, Harb-İş işçileri olarak maddi ve manevi olarak TEKEL işçilerinin yanında olduklarını vurguladı.
Bir başka İşyeri Temsilcisi Osman Tenekeci de TEKEL işçilerine yapılan zulmü kınadıklarını dile getirerek, 4-c’nin haksızlık olduğunu, TEKEL işçilerine haklarının kesinlikle verilmesi gerektiğini vurguladı. Tenekeci, işyerindeki işçilerin de aynı şekilde düşündüğünü belirtti ve askeri işyeri olmalarından kaynaklı 3 Şubat’ta neler yapabileceklerini görüşmeleri gerektiğini dile getirdi.
Harb-İş İzmir Şube Başkanı Recep Arıkan da, TEKEL işçilerinin direnişinin bir dönüm noktası olduğunu ifade ederek, “3 Şubat’ta kendi işkolumuzda özellikle TEKEL’deki işçilerimize destek vermek ve bu işi daha da güçlendirmek amacıyla buna tüm gücümüzle destek olacağız” dedi. (İzmir/EVRENSEL)

ÖĞRENCİLER SESSİZ KALMAYACAK
Hazal Hürman (Marmara Üniversitesi Çocuk Hakları Kulübü): Son yılların belki de en çok ses getiren işçi hareketiyle, TEKEL işçileri en azından sorunlarına dikkat çekmeyi başardılar. Bu kitlenin tüm şartlara karşı gösterdiği inat, bize ümit veriyor ve hareketlerini destekliyoruz. Tüm emekçilerin eşit, tüm çocukların özgür olduğu bir ülke için de herkesin bir şekilde bu harekete destek vermesi gerektiğini ve öğrenci kulüplerinin de bu tür hareketlere karşı sessiz kalmaması gerektiğini düşünüyoruz.

Elif Dilan Ayyıldız (Marmara Üniversitesi Bilim ve Kültür Kulübü Başkanı): TEKEL işçileri, hükümeti, Başbakan’ı ve 4-c’yi, yani sözleşmeli kölelik düzenini protesto ediyorlar. Bir ayı aşkın süredir de direniyorlar. TEKEL işçileri Türkiye’de mücadele etmenin, hak almanın sembolü oldu. Çünkü bütün zorluklara rağmen direniyorlar, sendikalarını zorluyorlar ve kararlılıklarını sürdürüyorlar. Artık bu sadece TEKEL işçilerinin değil, tüm emekçilerin, öğrencilerin, Türkiye’nin meselesidir. Güvenli bir iş için, güvenli bir gelecek için; herkese eğitim, sağlık hakkı için TEKEL işçilerinin mücadelesi her yerden desteklenmeli, TEKEL işçileri ile dayanışma sağlanmalı ve bu mücadele büyütülmelidir.
ÖNCEKİ HABER

İşçiler, hükümete karşı ‘TEK-EL’ olacak

SONRAKİ HABER

Muğla Fethiye'de orman yangını

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa