30 Ocak 2010 05:00

ÖZGÜRLÜK YOLU

Haiti’yi yerle bir eden yıkıcı depremin ve artçı şokların ardından, bir haber sevinç ya da şaşkınlık yaratmadıkça kapanan bir medya duvarı ile karşı karşıyayız.

Paylaş

Haiti’yi yerle bir eden yıkıcı depremin ve artçı şokların ardından, bir haber sevinç ya da şaşkınlık yaratmadıkça kapanan bir medya duvarı ile karşı karşıyayız. Medya ışığının gerçek doğası onu, tuhaf, korkutucu olana yönlendiriyor. Yeni bir El-Kaide kaseti, yeni bir seks skandalı, seçkin bir politikacının hafifmeşrep bir kadınla ilişkisi vs…ve giderek uzaklaşıyoruz. Haiti arka planda kalıyor.
Depremden uzun süre önce, 12 Ocak’ta Haiti, yüzyıllar boyu eşi benzeri görülmemiş hain saldırılara maruz kalıyordu. Çünkü siyah özgürlüğü için savaşmaktan korkmuyordu.
Tonlarca betonun altında aç ve susuz gömüldükleri 10 günden sonra, Haitili kazazedeler sağ olarak kurtarıldılar. Fakat bizler, Haiti’deki sefaleti ve güvenlik açığını unutuyoruz. Ortalama bir Haitili, 2 veya 3 günde bir yemek yiyebiliyor. Düşünün bir kere, hayat kurtarma çalışmalarıyla geçen onca saat içinde, depremzedeler arasında tombul veya şişman bir hastaya rastladınız mı?
Özellikle siyah Amerikalılarla ya da beyaz Amerikalılarla kıyaslandığında, Jenny Craig ya da Slimfast kasetleri olmadan zayıf ve çelimsiz olabilen insanlar. Çünkü maaşlar çok düşük ve yaşam şartları zorlu.
Depremden önceki on yıllar boyunca Haitililer, nesiller süren ABD destekli yanlış politikalar, ekonomik ve sosyal kaos, kiralık diktatörler, yolsuzluk, baskı ve işkenceye maruz kaldılar. 20 yıl süren ABD istilası ve işgali, 1920’lerden ‘40’lara kadar onlara cehennem azabı yaşattı.
Haitililer dayanıklı, zeki ve güzel insanlar. Onlar 200 yıl önce, dünyanın dört yanındaki milyonlarca siyah insanın kalplerini kazanan ve gözlerini açan bir şey yaptılar.
Asi köle Spartaküs’ün Roma’ya karşı kazanamadığı zaferi, Fransız İmparatorluğu’nu yıkarak kazandıkları ve dünyanın en büyük askeri dehalarından birini; Napolyon’u, “amcasına” sığınmaya zorladıkları için cezalandırılmaları haksızlık.
Aldıklarından çok daha fazlasını hak ettiler. Sadece siyahların değil, İspanyol sömürgesi altında ezilen milyonlarca Latin Amerikalının da ciğerlerini özgürlük havasıyla doldurdular. Onlar barış, rahatlık, sağlıklı yaşam, refah, özerklik, uzun bir ömür hak ettiler. 200 yıl boyunca bunlardan hiçbirini alamadılar.
MUMIA ABU JAMAL
ÖNCEKİ HABER

Devrimin ayak izlerini Küba’da sürmek (3)

SONRAKİ HABER

Afganistan'da saldırı: En az 35 ölü

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa