Haklarımızı almadan dönmeyiz

Haklarımızı almadan dönmeyiz

Ankara’da direnişlerinin 49. gününe giren TEKEL işçileri, bugün Başbakan Erdoğan ile yapılacak görüşmeden beklentilerini gazetemize değerlendirdiler.


Ankara’da direnişlerinin 49. gününe giren TEKEL işçileri, bugün Başbakan Erdoğan ile yapılacak görüşmeden beklentilerini gazetemize değerlendirdiler.
İşçilerden bir kısmı görüşmeden umutlu iken, bir kısmı görüşmeden olumlu bir sonuç çıkacağını düşünmüyor. Görüşmelerden beklentileri ne olursa olsun, 48 gündür olduğu gibi işçilerin ortaklaştığı nokta, özlük haklarını almadan Ankara’dan dönmeyecekleri mesajı oldu. İşçiler, sendika konfederasyonlarına da çağrı yaparak, 3 Şubat’taki eyleme yüzde yüz katılım istediler.
Diyarbakır’dan gelen Fahrettin Arın, görüşmeden umutlu olanlardan. 48 gündür birçok zorluğa rağmen Ankara’da olduklarını dile getiren Arın, “Sanıyorum ki Başbakanımız da artık daha insaflı, onun içinde de bir vicdan sızısı oluyor. Pazartesi günü yapılacak görüşmeden umutluyuz. Ama pazartesi günü istediğimiz gibi sonuçlanmazsa mücadeleye devam edeceğiz. Hakkımızı almadan buradan gitmeyiz, herkes de bunu böyle bilsin” dedi.
Arın ayrıca, yapılacak görüşmeler ve 3 Şubat’ta gerçekleşecek iş bırakma eyleminden sonuç çıkmazsa, artık sınırsız genel grev kararı alınması gerektiğini söyledi.
YA HAKKIMIZI ALIRIZ YA TABUTLA DÖNERİZ
Hatay’dan gelen ve Türk-İş önündeki işçilere çay dağıtımı işini üstlenen Şaban Albayrak ise pazartesi günü yapılacak görüşmeden pek bir sonuç çıkmasını beklemediğini söyledi.
Albayrak, “Burada ölmek var dönmek yok sloganımız oluştu, sonuç çıkmazsa mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz. Buradan geri dönüşümüz yok. Buradan bizi tabutla götürürler, o ayrı konu. Ya da Başbakan bize özlük haklarımızı verir, bizi öyle gönderir. Bu iki seçenek var, başka bir şık yok” diye konuştu. Sendikalar ve konfederasyonlardan bundan sonra daha yoğun destek beklediklerini ifade eden Albayrak, özellikle
4-c’de çalışanların destek olmasını ve sendikalarla konfederasyonların 3 Şubat’ta gerçekleştirilecek iş bırakma eylemine yüzde yüz katılımını istediklerini ifade etti. Albayrak, “yaşananların tüm sendikalara yönelik bir operasyon olduğunu da bilmelerini isterim” dedi.
HAKLARIMIZI ALMADAN GERİ DÖNÜŞ YOK
Yapılacak görüşmeden özlük haklarının çıkacağını umduğunu dile getiren, Tokat’tan gelen Fuzulü Sağdıç ise “En azından özlük haklarımızın verilmesini bekliyoruz. 12 ay, iş garantisi bekliyoruz. Sendika konfederasyonlarından da beklentimiz, isteklerimiz gerçekleşmezse genel grev yapılmasıdır. Biz bugüne kadar sendikalarımıza aidat ödedik, onlar da bizim avukatlığımızı yapmak zorundalar” şeklinde konuştu.
Tokat’tan gelen Ekrem Eren de Başbakan Erdoğan’ın iyi şeyler yapacağını düşündüğünü belirtti. Ülkedeki siyasi iktidarların ülkenin sorunlarını çözmekle mükellef olduğunu belirten Eren, “Bizim de bir sorunumuz var, bunu çözeceklerine inanıyoruz. İnşallah iyi şeyler yapacaklarını düşünüyoruz” dedi. Haklarını alana kadar mücadeleye devam edeceklerini vurgulayan Eren, “Bundan dönüşümüz yoktur” dedi.
Tekel işçilerinin başına gelenlerin diğer sendika konfederasyonları ve üyelerin de başına geleceğini vurgulayan Eren, sendikaların bugünden bu sorunları çözmek için birlikte hareket etmelerini beklediklerini belirtti. (Ankara/EVRENSEL)

İDAM SEHPASINDA YARIN BAŞKALARI OLACAK

Görüşmeden olumlu hiçbir sonuç çıkmayacağını düşünen Adıyaman işçisi Gaffar Göçer de sendikalara seslenerek, “Yıllardır haklarımızın korunması için sendikalara aidat ödüyoruz. Artık beklediğimiz kadar bekledik. ‘Genel grev’ diyoruz. Bundan sonra söz onların. Biz 48 gündür buradayız ve dayanabildiğimiz kadar dayanıyoruz. Pazartesi günü de bir şey çıkmadığı takdirde söz sendikaların” dedi. Diğer emekçilere de seslenen Göçer, “Burada yaklaşık 25 bin insan idam sehpasından geçti, şu an 4-c’de çalışıyorlar. Bugün idam sehpasında biz varız, yarın bir başkası olacak. İnşallah arkadaşlarımızla birlikte direne direne sonuca ulaşacağız ve istediğimizi alacağız. Sonuna kadar da buradan dönmeyeceğiz” diye konuştu.
Adıyaman’dan Ali Yalçın ise Tekel direnişinin sadece bugünün emekçileri için değil, gelecek nesiller için de çok önemli olduğunu vurguladı. Görüşmenin iyi geçmesini ve sorunların 3 Şubat’a bırakılmamasını beklediklerini dile getiren Yalçın, eğer 3 Şubat’a kadar sonuç alınmazsa 3 Şubat’ta bütün emekçileri ve emeğe ihtiyacı olanları birlikte olmaya ve iş bırakmaya çağırdı.

BİZ ZATEN KAZANMIŞIZ!

Şiar Can Şener

HAYAT Televizyonu Forum programında konuşan TEKEL işçileri de “Hakkımızı vermezlerse buradan gitmeyiz” dediler.
Ahmet Aksu, farklı illerden gelen TEKEL işçilerinin, Ankara’da kardeş olduklarını söyledi. “Biz bugün burada kazanmışız zaten. Burası bizim okulumuz oldu. Kimseden de merhamet beklemiyoruz, hakkımızı istiyoruz ve alacağız” diye konuşan Aksu, Başbakan’ın işçilerin mevcut haklarını vermeyerek suç işlediğini belirtti.
GEREKİRSE BİR 46 GÜN DAHA
Neriman Tekin, Ankara’da geride bıraktıkları günlerde çok sıkıntılı anlar yaşadıklarını, ancak kararlılıkla mücadeleyi sürdürdüklerini kaydetti. Soğuk ve yağmurlu havaya alıştıklarını ama kadın olarak zorluklar yaşadıklarını dile getiren Tekin, gerekirse bir 46 gün daha direnebileceklerine dikkat çekti.
Mehmet Abdül ise TEKEL işçilerinin 6 konfederasyonu bir araya getirdiğini ve 3 Şubat’ta genel grev kararı aldıklarını hatırlattı. “Ancak Mustafa Kumlu bizi temsil edemiyor. Başbakan’la yapılan görüşmenin oyun olduğunu düşünüyorum, 3 Şubat eylemini boşa düşürmek istiyorlar” diyen Abdül, sendikacıların işçilerin görüşlerini alarak hareket etmek zorunda olduklarını söyledi. Abdül, “Bu iş burada çözülürse evlerimize gideriz ama çözülmezse yine buradayız” dedi.
‘SENDİKALAR BİRLEŞMEK ZORUNDA’
Şakir Arslan, TEKEL işçisinin sendikasından samimi tavır beklediğini belirterek, “Pazartesi sonuç çıkmazsa genel grev olmalı. Bu düzene ‘dur’ denmeli ki, biz de bu düzeni değiştirip, hakkımızı alarak evlerimize döneceğiz” diye konuştu. Sendikaların bu andan itibaren mücadele birliğinden kaçamayacağını dile getiren Arslan, “Sendikalar istese de istemese de birleşecekler, kaçan olursa kendi kaybeder. TEKEL işçisi Türkiye işçi sınıfını birleştirdi” dedi. Metin Anıl, 46 gündür çocuklarını göremediğini, ancak televizyondan çocuklarının kendisini izlediğini söyledi.
AÇILIM BURADA
Üç çocuk sahibi olduğunu ve hepsinin okula gittiğini dile getiren Burhan Dönmez, “Ben bu üç çocuğu 700 lira maaşla nasıl okutayım? Başbakan hep senin dediğin olmaz. Bize hakkımızı teslim etmek zorundasın” diye seslendi. Ahmet Aksu, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in “4-c üzerinde iyileştirme yapmayı düşünüyoruz” sözlerini eleştirerek, “Onlar bizi hâlâ anlamamışlar. Eğer olumsuz bir sonuç çıkarsa bütün TEKEL işçileri Ankara’ya gelecek, bu iş burada bitmez” dedi.
‘SENDİKACILAR GÜVEN VERSİN’
Oğuz Bozyiğit de sendikaların dik durması gerektiğini belirtti. 1970’lerde sendika liderlerinin işçilere güven verdiğini söyleyen Bozyiğit, TEKEL işçilerinin de sendikacıya güvenmek istediğini kaydetti. Ankara direnişinin TEKEL işçilerine çok şey öğrettiğini ifade eden Bozyiğit, “Buradaki dayanışma bize sadece işçi değil, insan olduğumuzu öğretti. Hakkımızdan vazgeçmeyiz” diye konuştu. (Ankara/EVRENSEL)
Aylin Akçay - Ceyhan Bağrıyanık
www.evrensel.net