01 Şubat 2010 05:00

ETİ’de de TEKEL’de de kazanan işçiler olacak!

Tek Gıda-İş Sendikası üyesi ETİ işçileri, sendikal hakları için mücadelelerini sürdürüyor.

Paylaş

Tek Gıda-İş Sendikası üyesi ETİ işçileri, sendikal hakları için mücadelelerini sürdürüyor. Patronun geçen yıl çıktıkları grev nedeniyle kendilerinden intikam almak istediğine ve işten atmalarla örgütlülüklerini dağıtmaya çalıştığına dikkat çeken işçiler, TEKEL işçileri gibi asla geri adım atmayacaklarını bildirdiler. ETİ işçileri, insanca yaşamak için birlik çağrısı yaptılar.
Tek Gıda-İş Şube Sekreteri olmasına rağmen işine son verilen Veysel Koca, sendikal mücadele verdikleri için işten atıldıklarını ifade etti. Kendilerine yapılan haksızlığın bir an önce düzeltilmesini istediklerini ifade eden Koca, “Aksi takdirde bizler de hakkımızı geri almak için çocuğumuzla, eşimizle ne gerekiyorsa yapmaya hazırız” diye konuştu.
AÇLIKLA TERBİYE
İşyeri baştemsilcisi ise patrona şöyle seslendi: “Bizim tek suçumuz, anayasal bir hak olduğu söylenen sendikanın faaliyetlerini yürütmekti. Ben buradan patronumuz Firuz Kanatlı’ya seslenmek istiyorum. Sayın Kanatlı; herkes sana Hacı diye hitap eder. Ben de Hacı demek istiyorum. Hacı Baba, sizin fabrikalarınızda işçiler açlıkla, işten atılmayla terbiye ediliyor. Bunun da bir kuralı vardır. Bu işçiler sizi Türkiye’nin en zengin, en sayılı insanlarından birisi yaptılar. Tüm bunların karşısında bize reva görülen bu mudur?”
ÖDÜLLÜ İŞÇİ DE İŞTEN ATILDI
17 yıldır ETİ’de paketleme operatörü olarak çalışan ve grevin ardından kapı önüne konan bir işçi şunları söyledi: “Tek suçumuz hakkımızı aramak ve insan gibi yaşamak istemekti. Bunu istediğimiz için bize kapı gösterildi. Ama biz davamızdan vazgeçmeyeceğiz. Olay şimdi mahkemeye taşındı ama buradan da bir sonuç çıkmazsa, aynı TEKEL işçileri gibi direnmeye, ne gerekiyorsa yapmaya hazırız.”
İşten atılan başka bir işçi de “Yıllarca ETİ için çalıştım, bana üstün hizmet ödülü dahi verdiler. Ama biraz sesimiz çıkınca biz de işten atıldık. Bu saatten sonra yapmamız gereken; birlik olmak, kenetlenmek ve hakkımızı aramaktır. Tıpkı TEKEL işçilerinin yaptığı gibi, biz de ölmek var dönmek yok deyip mücadele etmeliyiz” diye konuştu.
SENDİKANIN ÖNEMİNİ ANLADIK
Bir diğer işçi ise şöyle deva etti: “Bizler hem kendi mücadelemizi yürütüyoruz hem de TEKEL işçisi arkadaşlarımızın onurlu direnişlerine destek veriyoruz. Biz artık sendikanın önemini daha iyi anlıyoruz. Bundan sonra tamamen sendikal faaliyetlerin içerisinde bulunacağız ve her türlü mücadeleyi de sendikamızla birlikte vereceğiz. Bütün işçilerin verecekleri mücadelenin de mutlaka sendikayla birlikte olması gerektiğini düşünüyorum.”
TEKEL İŞÇİLERİ ÖRNEK OLDU
TEKEL işçilerinin günlerdir kar soğuk demeden verdikleri mücadelenin kendileri için de bir örnek olduğunu söyleyen bir başka işçi, “Bizler de ETİ’nin önünde çocuğumuzla, eşlerimizle yatmaya hazırız. Artık bıçak kemiğe dayandı, korkunun ecele faydası yok. Baskı altında çalışan işçi arkadaşlarımızla birlikte bir gün gelecek gidene güle güle demeyeceğiz. Bizim başımız dik, alnımız açık, her zaman doğruları söyledik. Bundan sonra da ne yapılması gerekiyorsa yapacağız” dedi.
İlk işten atılanlardan olan bir başka işçi, şunları söyledi: “Çalışırken de, işten atıldığımızda da iyi niyetimizi hiç elimizden bırakmadık. Tek isteğimiz arkamızdan geleceklerin rahat etmesi, huzurlu bir şekilde yaşaması ve çalışmasıydı. Şimdi ben patrona soruyorum; sabah yediden akşam yediye kadar çalışma, her pazar günü fazla mesai, 270 yeni işçi alımı… Hani ekonomik kriz, hani daralma? Tek sorun bizim hak aramamızdı. Patron buna tahammül edemedi. Ancak bizler de aynı TEKEL işçileri gibi mücadele etmeye, direnmeye hazırız.” (Eskişehir/EVRENSEL)

GREVİN ARDINDAN KIYIM BAŞLADI

Toplusözleşme görüşmeleri patronun dayatmacı tutumu nedeniyle anlaşmazlıkla sonuçlanınca, ETİ işçileri, ağustos ayında dokuz gün süren bir greve gitmişlerdi. Tek Gıda-İş Sendikası’nın örgütlü olduğu fabrikada çalışan yaklaşık 2 bin işçi, grevin ardından patrona insanca yaşanabilir bir ücret ve işçiler arasındaki kademe dengesizliğinin giderilmesi taleplerinin önemli bir kısmını kabul ettirip, yeniden işbaşı yapmıştı.
ETİ’de ne olduysa bundan sonra oldu. İşçilerin grevden zaferle ayrılmasını hazmedemeyen patron, işçilerin örgütlülüğünü dağıtmak için harekete geçti. Grevin sonuçlanmasının üzerinden iki hafta geçmeden 25 işçinin işine son veren patron, ardından 26 işçiyi daha ekonomik daralma gerekçesiyle kapının önüne koydu. Bununla da yetinmeyen patron, aralarında sendika işyeri temsilcisi, şube sekreteri ve baştemsilcisinin de bulunduğu 12 işçinin daha işine son verdi. Böylece işten atılanların sayısı 63’ü buldu.
Patronun saldırısı karşısında geri adım atmayan ETİ işçileri, işten atmaları yargıya taşıdılar. İlk olarak 51 işçi için açılan işe iade davası, geçtiğimiz ay sonuçlandı ve mahkeme, 51 işçinin işe geri iade edilmesine karar verdi. Atılan işçileri işe geri almayacağını söyleyen patron, mahkemenin öngördüğü tazminatları da ödemeyerek kararı temyize taşıdı. Son olarak, atılan 12 işçi için de işe iade davası açıldı.
Erdal Saran - Hasan Çelik
ÖNCEKİ HABER

TARİŞ’te sular durulmuyor

SONRAKİ HABER

"Öldürülen Leyla Aydemir’in ailesi diğer çocuklarının güvenliğinden endişe duyuyor"

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa