01 Şubat 2010 05:00

EVRENSEL’DEN

TEKEL işçilerinin direnişi bugün 49. gününe girdi. Bu eylemin birçok başka dersle dolu olduğu gibi, gazetecilik açısından da sonuçlar çıkarmayı gerektiren özellikler taşıdığını rahatlıkla söyleyebiliriz.

Paylaş

TEKEL işçilerinin direnişi bugün 49. gününe girdi. Bu eylemin birçok başka dersle dolu olduğu gibi, gazetecilik açısından da sonuçlar çıkarmayı gerektiren özellikler taşıdığını rahatlıkla söyleyebiliriz.
Bilindiği gibi iki kutuplu dünyanın son bulması ve neoliberal politikaların hız kazanmasıyla birlikte, sermaye medyası da, uzunca bir süredir sırtında bir yük gibi gördüğü ‘emek haberlerinden’ kurtulma yoluna gitti. Emekçileri ilgilendiren haberler ve işçi direnişleri yavaş yavaş gazete sayfalarının kısa haber sütunlarına ya da en diplerine itilirken, sınırlı sermaye gazetesinde yer alan ‘emek dünyası’ köşelerinden de vazgeçildi. Atilla Özsever örneğinden de bilindiği gibi, bu gibi sayfaları yapan emek yanlısı gazeteciler de bu işlerinden oldular.
TEKEL işçilerinin direnişi, bu süreç içinde kendi direnişini holding gazetelerinin sayfalarına ve televizyon ekranlarına taşımayı başardı. Bunu da, medyada yer bulmak adına, sıra dışı eylem biçimleri arayışına girme yollarına meyletmeden; yani, ‘medya maymununa’ çevrilmeyi kabul etmeden başardı. Üretimden gelen güçlerini kullanan işçiler, Türk-İş Başkanlar Kurulu’nu uzun bir aradan sonra toplanmaya mecbur ederken, diğer emek örgütlerini de kendi eylemleri etrafında harekete geçirmeyi başaracak bir etki yarattılar. Durum böyle olunca ortaya çıkan ses getirici mitinglerin de etkisiyle onları kapıya koyarak kazanılmış haklarını gasp etmeye çalışan AKP Hükümeti de, bu gücü dikkate almak durumunda kaldı. Kendi direnişlerini politika gündeminin merkezine oturtmayı başaran TEKEL işçileri, bu gelişmelerin de etkisiyle holding medyasında da kendilerine yer bulmaya başladılar.
Bizim gazeteciliğimiz zaten emekçilerin çıkarlarını merkez alan bir gazete olarak ‘dünyaya geldiği’ için burada bizim durumumuzdan söz etmeye gerek yok. Biz işimizi yapıyoruz ve bu canlı süreçte olabildiğince titiz çalışmaya özen gösteriyoruz. Gazetemizin merkezi yanında, TEKEL işçilerini karda soğukta yalnız bırakmayan ve gece yarılarına kadar onların yananda olan Ankara büromuzdaki arkadaşlarımızın bu süreçte gösterdikleri performansın da altını çizmeli ve hakkını vermeliyiz elbette.
TEKEL işçilerinin haklı direnişi karşısında gazetecilik adına en kirli mesleki tutumu ise hükümetin yandaş medyası gösterdi. “Esnaf TEKEL işçilerinin eyleminden rahatsız” diyerek yalan haberler yapan yandaş medyaya en iyi yanıtı da, Ankara esnafıyla birlikte TEKEL işçileri verdi. İşçileri topluca ziyaret eden Ankara esnafının, TEKEL işçilerine karşı son derece misafirperver davrandığını gösteren haberlere, gazetemizde çeşitli vesilelerle yer vermiştik. Bunun üzerine TEKEL işçileri, ‘Çadırkent’lerinin iki tarafına, ‘Tüm Ankara halkına ve Ankara esnafına teşekkür ederiz’ yazılı pankart astılar.
İktidarın besleme basını, Ergenekon süreci üstünden kendisini demokrasi yanlısı gibi göstermeye çalışırken, bu gayretinin bile basit bir iktidar borazancılığından ibaret olduğu, TEKEL işçilerinin direnişine karşı gösterdiği tutumda bütün çıplaklığı ile görüldü. Yandaş medyanın sahte demokratlık maskesini TEKEL işçilerinin eylemi düşürdü.
Büyük derslerle dolu bu direniş karşısında Türk-İş yönetiminin sergilediği tutumun, bu derinişin ruhuna çok uzak olduğunu da burada bir kez daha vurgulamalıyız.
Hükümetin işçilere teklifinin ne olacağı ve bundan sonraki gelişmeleri de bugünden itibaren göreceğiz.
Gazetemiz, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da TEKEL işçilerinin yanı başında olmaya devam edecek.
İyi haftalar!..
ÖNCEKİ HABER

KONGREDE TEKEL COŞKUSU

SONRAKİ HABER

Ekrem İmamoğlu: Gerekçeli karar milletin nezdinde sıfır hükmündedir

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa