01 Şubat 2010 05:00

ÖRNEK DAYANIŞMA

TEKEL işçileri belki ilk başta kendi özlük hakları için başladılar mücadeleye.

Paylaş

TEKEL işçileri belki ilk başta kendi özlük hakları için başladılar mücadeleye. Ancak geldiği noktada (48. gün); hakları gasp edilen, susturulan, yok sayılan tüm toplum kesimi onları kucakladı ve bu mücadele “herkesin mücadelesi” oldu. Bunu en iyi gösteren de dayanışma örnekleri...
Başta Ankara halkı, emekçiler, esnaf olmak üzere Türkiye’nin ve dünyanın dört bir yanından TEKEL işçilerinin mücadelesi destek buldu. Adlarına bir hesap açıldı, TEKEL işçileri için ama en önemlisi işsizinden, emeklisine, ilköğretim öğrencisinden üniversitelisine gösterilen dayanışma.
Türk-İş’in 2. alt zemin katındaki bölümlerde gelen yardımlar toplanıyor. İşçilerin başında olduğu bu bölümde, siyah büyük poşetler hazırlanmış, üzerlerine il isimleri yazılmış. Gelen yardımlar bu illere eşit olarak paylaştırılıyor. Bir odada çay-şeker-yiyecek malzemeleri, birinde “Erdoğan” markalı bir karton helva, hemen yanında Ankaralı kadınların el işi, göz nuru patikler, atkılar... (Ankara/EVRENSEL)


İŞÇİLERE KİMLER NELER GÖNDERİYOR?

İşte TEKEL işçilerini duygulandıran dayanışma örnekleri...
*İstanbul’dan bir anne-baba Ankara’da özel bir şirkette üst düzey yönetici olan oğullarını arıyor ve “Hemen gidip, TEKEL işçilerine ihtiyaçlarını soracaksın, ne ihtiyaçları varsa karşılayacaksın. Yoksa hakkımızı helal etmeyiz” diyor. Oğul da geliyor, ihtiyacı soruyor, “ilaç” listesi veriliyor, iki torba ilaçla geri geliyor...
*Adıyaman Kahta çadırından işçiler anlatıyor, “Bir kadın geldi, üstündeki montu çıkarıp verdi.”
*Demiryol-İş çalışanlarından 50’si, sözleşmeleri gereği kendilerine verilen montları getirip, “sizin bizden çok ihtiyacınız var” diyerek işçilere veriyorlar.
*Bir emekli, cebindeki 20 lirayla aldığı üç kilo armutla geliyor TEKEL işçilerinin yanına ve “Ancak gücüm buna yetti, lütfen bunu alın” diyor.
*Kasayla elma getiren, diş macunu ve diş fırçası getiren...Hatta kadınların özel günleri için ped getirenler bile oldu.
*Türk Harb-İş Genel Sekreteri Salim Tilkici Dikimevi’nde çalışan kadınlarla birlikte ziyaret ediyor TEKEL işçilerini ve kadınlar kendi evlerinde yaptıkları pasta, börek, çörek ne varsa işçilerle paylaşıyorlar.
*Bu süreçte Türk-İş’e bağlı Tezkoop-İş, Petrol-İş, Orman-İş, Harb-İş, TGS, Tümtis biran olsun işçileri ziyaretsiz ve desteksiz bırakmıyor. Hem ziyaret ediyorlar, hem ihtiyaçlarına göre yardım yapıyorlar.
*Bir bayan vekil öğretmen iki çocuğuyla işçileri ziyaret edip, “bu mücadeleyi aynı zamanda bizim için de verdiğinizi biliyoruz. Lütfen kabul edin” riye bir kasa mandalinayı veriyor.
*Bağışıklık sistemini gelişten sütten, bir bidon turşuya neler gönderilmiyor ki TEKEL işçilerine.
*Tek Gıda-İş’ten Gürsel Köse anlatıyor; “biri geldi, elinde 30 lira vermek istiyor. Baktım ayağında ayakkabısı yok. Onun TEKEL işçisinden daha çok ihtiyacı var ama illa da vereceğim. O zaman ‘git bakkaldan çay-şeker al getir’ diyorum. Gidiyor bir poşet çay-şekerle dönüyor.”
*Bir aile evlerinden giysi koymuş bir poşete, ‘işçiler üşümesin’ diye. Evin küçük çocuğu da bir paket çikolata koyup, bir de not eklemiş, “TEKEL işçisinin bir çocuğuna verin” diye.....
Bu örnekleri çoğaltmak mümkün. İşte TEKEL işçilerinin direnişinin, geniş halk kesiminde yarattığı umudun yansımaları bunlar...


‘Direnişimiz Osman’ı yaşatacak’

BATMANLI TEKEL işçisi Hüseyin Arslan’ı TEKEL işçileri yalnız bırakmadı. Kızını da aynı hastalıktan kaybeden babanın oğlunu yaşatabilmek için TEKEL işçileri, “Direnişimiz Osman’ı yaşatacak” adlı kampanya başlattı.
Gazetemizin “Cenaze evinden direniş çadırına” başlığı ile verdiği haberdeki TEKEL işçisi Hüseyin Arslan’ın, kaybettiği 14 yaşındaki kızı Mizgin’den sonra “Osman’ı yaşatmaya çalışıyorum” sözleri, yankı buldu. TEKEL işçileri, talasemi (Akdeniz anemisi-kan kanseri) hastası 7 yaşındaki Osman’ın tedavisi için kampanya başlattı.
Batman Kozlu’dan TEKEL işçisi Hüseyin Arslan, 14 yaşındaki kızı Mizgin’i talesemi hastalığından kaybetmiş ve kızının cenazesini kaldırdıktan sonra geldiği direniş çadırlarında, TEKEL işçileri onu yalnız bırakmamıştı.
Küçük oğlu Osman’ın da aynı hastalığa yakalandığını belirten Hüseyin Arslan, “Bir çocuğum gitti, diğeri gitmesin. Kulağını, gözünü açsın bizi görsün ne haldeyiz” diye Başbakan’a seslenmişti. Baba Arslan’ı Başbakan duymadı, ama TEKEL işçisi arkadaşları duydu ve Osman için kampanya başlatarak, “Direnişimiz Osman’ı yaşatacak” dediler.
Hazırladıkları bildirileri tüm çadırlara ve kendilerini ziyarete gelenlere dağıtan işçiler, yalnızca kendi hakları için değil en temel insan hakkı olan ‘yaşama hakkı’ için de mücadele ettiklerini, arkadaşları Hüseyin Arslan’ın yanında olduklarını dile getirdiler.
“Emeğin insanı yaşatan tek güç olduğunu bildiğimiz için ‘Direnişimiz Osman’ı yaşatacak’ kampanyası başlatıyoruz” dediler. İşçiler, “emekten ve yaşamdan yana tüm insanları, basını ve kamuoyunu bu kampanyaya destek vermeye” çağırdılar.
Baba Hüseyin Arslan adına arkadaşları tarafından açılan hesap: Vakıfbank Batman Şubesi, Şube No: 163 Hesap No: 00158007282394151/ İBAN: TR1100015007282394151
(Ankara/EVRENSEL)
Sultan Özer
ÖNCEKİ HABER

TEKEL iŞÇiLERiNDEN MEKTUP VAR

SONRAKİ HABER

Tuzla'da bir deri fabrikasında çıkan yangın söndürüldü

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa