07 Şubat 2010 00:00

‘En Fena’sı Gecenin Kanatları

Online yayımlanan haftalık film kültürü dergisi Arka Pencere’nin organizasyonu olarak birincisi düzenlenen ve yılın ‘en fenaları’nı mercek altına alan Altın Kestane Ödülleri sahiplerini buldu.

Paylaş

Online yayımlanan haftalık film kültürü dergisi Arka Pencere’nin organizasyonu olarak birincisi düzenlenen ve yılın ‘en fenaları’nı mercek altına alan Altın Kestane Ödülleri sahiplerini buldu. Yönetmenliğini Serdar Akar’ın yaptığı, senaryosunu Mahsun Kırmızıgül’ün yazdığı “Gecenin Kanatları”, 26 kişilik Altın Kestane Büyük Jürisi tarafından ‘Yılın en fena filmi’ seçildi.
Türkiye sinema dünyası, bu haftadan itibaren yeni bir ödüle kavuştu. Yıl boyunca gösterime giren yerli filmleri, ‘başarısızlık’ açısından değerlendiren, ‘fiyaskolara’ göz diken ve ‘en fenaları’ birincilik kürsüsüne çıkartan Altın Kestane Ödülleri, Arka Pencere organizasyonu olarak ilk adımını attı.
2009 yılında Türkiye sinemalarında gösterime giren 69 film, 26 sinema yazarı ve kültür sanat gazetecisinin oylarıyla masaya yatırıldı; ilk kestaneler, En Fena Film, En Fena Yönetmen, En Fena Erkek Karakter Performansı, En Fena Kadın Karakter Performansı, Alarm Zili Ödülü ve Jüri Özel Ödülü olmak üzere altı kategoride dağıtıldı.
Altın Kestane Jurisi’nin seçtiği “en fena”lar ve jürinin ağzından “gerekçeli kararlar” şöyle;
EN FENA FİLM SERDAR AKAR’DAN
“Mahsun Kırmızıgül tarafından yazılıp Serdar Akar tarafından yönetilen “Gecenin Kanatları”, 12 Eylül dönemindeki bir ev baskınında anne-babası polis tarafından öldürülen küçük kızın, yıllar sonra canlı bomba olarak intikam alma çabasını öykülüyordu. İntihar eylemi öncesinde, Boğaz manzaralı terasta güvercin besleyen ve ‘milli olma’ hayalleri kuran 400 metre koşucusu ‘apolitik’ gençle duygusal ilişkiye giren genç kız, gene de hedefinden sapmıyor, fakat ‘iyi kader’ onu son anda ölüm yolundan alıkoyuyordu.
Evlere şenlik bir banka soygununu da işin içine katan yalapşap senaryo, asla ‘fena değil’ denemeyecek cinsten oyunculuklar, en ucuz cinsten ‘sol jargon’ kullanma çabası ve karikatürize tiplemeleriyle, iddiası oranında yılın en fena filmi olmayı kolayca başardı.”
EN FENA YÖNETMEN ALİ ÖZGENTÜRK
“İlhamını, Halil İnalcık’ın Osmanlı tarihi çalışmalarından alan Yengeç Oyunu, yılın en sessiz filmlerinden biriydi ve yalnızca Ali Özgentürk’ün büyük düşüşünden kaynaklanan gürültü duyuldu. Altın Kestane Jürisi’nin iyi niyet dolu ortak dileği: Bir daha karşımıza gelme Ali Özgentürk!”
EN FENA ERKEK BAYÜLGEN
Komser Şekpsir’den sonra kendine bir türlü gelemedi Okan Bayülgen; o travmayı atlatamadı, beyazperdedeki eski günlerine dönemedi. Kanal-İ-zasyon’da ise tek kelimeyle “İmdat!” dedirten, tam manasıyla, nasıl desek, “zasyon” tarzı bir oyunculuk sergiledi. Mr. Bean’le girdiği iticilik-sevimsizlik yarışını da Altın Kestane’yi de hak ederek kazandı. Neredeyse rakipsizdi.”
EN FENA KADIN SAAT
“Yıl içinde iki filmde rol aldığı için oyları ikiye bölünmesine rağmen, Nurgül Yeşilçay (7 Kocalı Hürmüz), Gülse Birsel (7 Kocalı Hürmüz), Sinem Kobal (Ayakta Kal), Nilüfer Açıkalın (Mazi Yarası) gibi rakipleri tarafından pek zorlanmayan Beren Saat, sıfır inandırıcılık düzeyiyle rol kestiği “Gecenin Kanatları”yla kendi kategorisinde Altın Kestane’nin öncüsü oldu.”
ALARM ZİLİ ÇALAN YÖNETMEN
“Gemide ve Dar Alanda Kısa Paslaşmalar gibi hemen herkes tarafından takdir edilen ve beğenilen; Maruf, Barda, Kurtlar Vadisi: Irak gibi ya çok sevilen ya da nefret edilen ama gene de belli bir düzey tutturan ve belli bir söz söyleyen filmlere imza atan Serdar Akar, “Gecenin Kanatları”nda, Altın Kestane Jürisi’ni neredeyse oybirliğiyle kendine bağladı ve ödülüne uzandı.”
JÜRİ ÖZEL ÖDÜLÜ TARAN ve ULUÇ
“Reklamcı-yapımcı Ali Taran, No Ofsayt’ı reklama boğdu, filmden başka her şeye benzemesine neden oldu. Üstelik, nasıl bir reklam stratejisi izlediyse, kimselere seyrettiremedi, üstüne de “Halk filmi tutmadı!” diyerek metrelerce ofsayta düştü. Jüri, ‘umut veren geçkin yapımcı’ niteliğiyle Taran’ı teşvik etmek amacıyla, özel ödülün yarısını kendisine ikram etti.
Kestanenin diğer yarısı da No Ofsayt’ın bir oyuncusuna, Hıncal Uluç’a gitti. Tadına doyulmaz sinema kültürünü oyunculukla da taçlandıran Uluç, ‘umut veren geçkin oyuncu’ kabul edilerek, özel ödülü ve özendirme amaçlı Altın Çıngırak’ı havaya kaldırdı.”
ALTIN KESTANE ÖDÜLLERİ JÜRİSİ
Okan Arpaç, Serdar Akbıyık, Erkan Ektuğ, Tunca Arslan, Şenay Aydemir, Banu Bozdemir, Erol Bilem, Cumhur Canbazoğlu, Cüneyt Cebenoyan, Sadi Çilingir, Coşkun Çokyiğit, Cem Erciyes, Murat Emir Eren, Murat Erşahin, Burak Göral, Ege Görgün, Murat Özer, Fırat Sayıcı, Selin Sevinç, Özgür Şeyben, Alin Taşçıyan, Elif Tunca, Ali Ulvi Uyanık, Uğur Vardan, Burçin S. Yalçın, Deniz Yavuz. (KÜLTÜR SERVİSİ)
ÖNCEKİ HABER

Ender Çikolata’da işçiler sokağa atıldı

SONRAKİ HABER

HDP'li Kars Belediye Başkanı Ayhan Bilgen ifade verdi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa