07 Şubat 2010 00:00

‘Haklarını almadan dönmemekte’ kararlılar

Tekel işçilerinin Ankara’da Sakarya Caddesi, Türk-İş binası çevresinde sokakta mücadeleleri, “haklarımızı almadan dönmeyeceğiz, gerekirse öleceğiz” kararlılığıyla sürüyor.

Paylaş

Tekel işçilerinin Ankara’da Sakarya Caddesi, Türk-İş binası çevresinde sokakta mücadeleleri, “haklarımızı almadan dönmeyeceğiz, gerekirse öleceğiz” kararlılığıyla sürüyor. İşçilerden bir kısmı “dönüşümsüz açlık grevi”ni sürdürürken, diğerleri de çadırlarda direnişteler. İşçilere destek ise hergün artarak devam ediyor.
TEKEL işçilerinin mücadelesi dün 54. gününü de bitirdi. İşçilerin 142’si dönüşümsüz açlık grevini sürdürürken, çadırlarda kalan işçiler de seslerini, taleplerini yükseltiyor. İşçilere destek ise gün geçtikçe artıyor.
Hükümet’ten uzlaşma olmaması üzerine başlayan üç günlük açlık grevinin ardından, 16’sı kadın, 142 işçinin başlattığı süresiz açlık grevi ikinci gününde de sürdü. Belli saatlerde görüntü alınmasına izin verilen açlık grevindeki işçiler, tepkilerini, taleplerini duvarlara yazıp yapıştırdıkları pusulalara, ellerinde tuttukları kağıtlara ya da önlüklerine yansıtıyorlar.
ÖZLEMLERİNİ ÖNLÜKLERİNE YANSITIYORLAR
Bir işçi elindeki kağıda “Ölürsem organlarımı bağışlıyorum, ama Başbakan’a vermeyin. Onu da satar” yazarken, başka işçiler, önlüklerine, çocuklarının fotoğraflarını yapıştırıyor; “Çocuklarım için”, “ Ailem için” diye yazıyor. Önlüklerinde hem talepleri, hem hükümete, özellikle Başbakan’a tepkileri dile getiren işçiler, öfkeli oldukları kadar da kararlı, “haklarımızı almadan dönmeyeceğiz” diyorlar.
Bazı işçiler kitap, gazete okuyarak zaman geçirirken, bazıları uyumayı, bazıları duygularını kağıda dökmeyi seçiyor. “Duygularınızı yazın” talebine bazı işçiler de “Başbakan, Hükümet bizde duygu mu bıraktı ki yazalım” diye konuşuyorlar.
KARARLILAR
Çadırlarda ise yine soğuğa karşı yakılan sobalardan tutan koyu duman arasında mücadele sürüyor. Kimi çadırlardan sürekli alkış ve sloganlar yükselirken, kimisinden saz, söylenen türküler geliyor. Ama değişmeyen şey; “ölmek var, dönmek yok”, “Biz haklıyız, biz kazanacağız” sloganlarına da yansıyan kararlılıkları...
İŞÇİLER YALNIZ DEĞİL
Öte yandan TEKEL işçilerine 54. günlerinde de yalnız olmadıklarını hissettiren destekçileri, ziyaretçileri oldu. Sabah saatlerinde işçileri ziyaret eden Amasya Gümüşhacıköylüler, “Gümüşhacıköy Halkı Tekel İşçilerinin Yanındadır” pankartı açtılar.
Direniş çadırlarını ziyaretlerinin ardından işçilere seslenen Gümüşhacıköylüler “Birleşe birleşe çoğalacağız”, “TEKEL işçisi direnişin simgesi” sloganlarıyla işçilere destek verdiler. “Bizler dünyanın dört bir yanında yok sayılanlarız, TEKEL işçileriyiz, halkız” diyen Gümüşhacıköylü Emrah Parlak “Sizlere DESA’dan, Çemen Tekstil’den selam getirdik” dedi.
Gümüşhacıköylüler TEKEL işçileriyle dayanışma etkinliklerini devam ettirecekleri sözünü verdikten sonra çadırlarda kuruyemiş ve leblebi dağıttılar.
İşçilere bir destek de Mersin Kadın Platformu üyelerinden geldi. Platform üyeleri getirdikleri erzakları çadır çadır gezip dağıttılar.
MÜHENDİSLERDEN DE DESTEK GELDİ
TMMOB’a bağlı Kimya Mühendisleri Odası’nın Ankara Şubesi Kongre üyeleri de aldıkları kararın ardından topluca TEKEL işçilerini ziyaret ettiler. İşçilerin “yaşasın sınıf dayanışması”, “birleşe birleşe kazanacağız” sloganları ile karşılanan mühendisler adına konuşan Kimya Mühendisleri Odası Başkanı Mehmet Besleme, “yanınızda olmaktan başka şansımız yok. Hepimize saldırıyorlar. Siz bize umut ve yürek oldunuz” diye seslendi.
TEKEL işçilerine destek gün boyunca, akşam saatlere kadar sürdü. İşçiler, “bu destek, ziyaretler oldukça bizler hakkımızı almayız” kararlılığında 54. günlerini de geride bıraktılar.

YENİ EYLEM KARARI YOK, RANDEVU İSTENECEK
TEKEL işçilerinin direnişini kararlılıkla sürerken, KESK Genel Merkezi’nde biraraya gelen altı konfederasyondan yeni eylem kararı yerine, Başbakan ve Cumhurbaşkanı’ndan randevu isteme kararı çıktı. Konfederasyonlar arasındaki sıkıntı açıklamaya da yansıdı ve DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi konuşma sırasında arkada durmayı tercih etti.
KESK Genel Merkezi’nde saatler süren toplantının oldukça gergin ortamda gerçekleştiği öğrenildi. KESK ve DİSK’in, “daha etkili kararlar alınması” istemine karşın, görüşmelerin devam etmesi kararı çıktı.
Bir günlük iş bırakma kararının altında imzası olmasına rağmen daha sonra çekilen Memur-Sen ile Hak-İş’in genel başkan düzeyinde katılmadığı toplantıda, tartışmalara “eylem kırıcılığı” da yansıdı.
BAKANLARIN AÇIKLAMALARINA TEPKİLER
Toplantının sonunda ortak açıklama Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu’dan geldi. DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi’nin kameraların karşısında durmaması dikkat çekerken, Çelebi, sürece zarar vermemek için “sessiz kalma hakkını kullandığını” söyledi.
Kumlu, toplantıda Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in “Sendikaların aidat için bu mücadeleyi yürüttüğüne” ilişkin yaklaşımı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer’in “İşçilerin rızasına rağmen sendikanın uzlaşmayı engellediği” yönündeki yaklaşımlarının gerçeği yansıtmadığı tespitinin yapıldığını söyledi. Toplantıda ayrıca Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “TEKEL ile ilgili son noktayı koyduk” yaklaşımının toplumsal vicdanda karşılığının olmadığı tespitinden hareketle, sorun çözülmedikçe konunun toplantıya katılan konfederasyonların gündeminde olmaya devam edeceği konusunda görüş birliğine varıldığını bildiren Kumlu, TEKEL işçilerinin eylemine destek vermek için bundan sonra neler yapabileceklerini konuştuklarını da söyledi.
RANDEVU İSTENECEK
Kumlu, “Bu çerçevede Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’dan randevu talep edilmesine, konfederasyon hukukçularının bir araya gelerek konuyla ilgili bir çalışma başlatılmasına, uluslararası işçi konfederasyonları düzeyinde TEKEL işçileriyle dayanışmanın artırılması için çaba gösterilmesi konusunda girişimde bulunulmasına karar verilmiştir” dedi.
Toplantıda, “bütün uzlaşma gayretine rağmen taleplerimizin haksız olduğu konusundaki kanaat sürdürüldüğü takdirde çok daha etkin ve yaygın bir eylemi gerçekleştirme kararlılığının dile getirildiğini, bu çerçevede altı konfederasyon başkanının, ortak eylem biçimi ve tarihi de dahil olmak üzere değerlendirme yapmak için 12 Şubat 2010 tarihinde saat 10.00’da Türkiye Kamu-Sen Genel Merkezi’nde bir araya gelmesinin kararlaştırıldığını” da belirten Kumlu, Memur-Sen’in “eylem kırıcılığı”nın hatırlatılması üzerine, “Memur-Sen çekilmemiştir, yanımızdadır” dedi.
‘EYLEM BAŞARILI’
81 ilde gerçekleştirilen “çalışmama hakkını kullanma” eyleminin ufak tefek eksikliklerine rağmen başarılı olduğunu belirten Kumlu, eylem kararına uymadığı gerekçesiyle Memur-Sen ve Hak-İş’e tepki gösterildiğinin hatırlatılması üzerine, “Böyle bir durum yok. Burada altı konfederasyon birlikteyiz” diye konuştu.
Kumlu, 12 Şubat’taki toplantıdan çıkabilecek eylem kararının daha kapsamlı olacağını savundu.


Onlar TEKEL işçilerinin gizli destekçileri
TEKEL işçilerinin direnişinin ilk günlerinden beri yanlarında olan, hizmetlerini gören, TEKEL işçilerinin görünmeyen destekçileri, Çankaya Belediyesi’nin temizlik işçileri. Gece-gündüz sürekli işçilerin, çadırların arasında çöpleri toplayan, etrafı temizleyen işçiler, “TEKEL işçilerinin kazanımının kendilerinin de kazanımı” olduğu bilinciyle, yüksünmeden çalışıyorlar.
Çankaya Belediyesi Temizlik İşleri Yenişehir Bölge Amiri Ali Rıza Yıldız’la birlikte temizlik işçileriyle gecenin bir saatinde işbaşındayken konuşuyoruz.
Çadırların arasında dolaşıp, etrafı süpüren, çöpleri toplayan işçilere TEKEL direnişini soruyoruz. İşçilerin hepsi de “canla başla çalışıyoruz” diyor ve ekliyorlar; “Onlar da bizim arkadaşlarımız, seve seve çalışıyoruz.”
53 gün boyunca TEKEL işçilerinin yanında, hizmet verdiklerini belirten işçiler, “Hükümetin haksız uygulamalarına karşı mücadele veriyorlar. Bu saldırılar yarın işçi sınıfına da, bize de dönecek” diyorlar.
İşçiler, “Onların kazandığı haklar bizim de hakkımız. Bunların bilincindeyiz. Onlara yapılan bir hak gaspı, haksızlık” görüşündeler. TEKEL işçilerinin alkışları arasında konuşan temizlik işçileri, “bugün onlara, yarın bize. Niye onların yanında olmayalım ki” sözleriyle, özelleştirme kapsamında olup, yarın aynı sorunun kendi kapılarına da dayanacağı enerji ve şeker başta olmak üzere TEKEL işçilerinin yanında olmayanlara da ders veriyorlar adeta.
Eski Çalışma Bakanı Yaşar Okuyan’ın TEKEL işçilerini ziyaretine değinen temizlik işçileri, Okuyan’ın Bakan olduğu dönemde emeklilik yaşının yükseltildiğine atıfta bulunarak, “Yaşar Okuyan geldi, bizlere 5 sene sardı gitti. Şimdi burada. O da hatasını anlamış ama iş işten geçti. Bize 5 sene sardı. Onun için bir olalım ki, yoksa olan hep bizlere oluyor.” diyorlar.
Konuşmaların ardından temizlik işçileri yine sınıf kardeşlerine, TEKEL işçilerine hizmet vermeyi sürdürüyorlar. (Ankara/EVRENSEL)
ÖNCEKİ HABER

BİR KEDİ KADAR DEĞERLERİ YOKMUŞ!

SONRAKİ HABER

TR-İnter Tekstil işçilerinin direnişi Çiğli’ye taşınıyor

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa