BAŞYAZI

BAŞYAZI

  • Yandaş basın ve AKP yandaşları, askerlere yönelik olarak ortaya çıkan kimi gözaltılar, aramalar, “suikast hazırlıkları” ve “skandal belgelerin” ortaya çıkması...


    Yandaş basın ve AKP yandaşları, askerlere yönelik olarak ortaya çıkan kimi gözaltılar, aramalar, “suikast hazırlıkları” ve “skandal belgelerin” ortaya çıkması (atılması) vb. üstüne Genelkurmay Başkanı Başbuğ’un öfkeli açıklamalarını, ikide bir hışımla Başbakanlığa çıktığını izleyenler, “Genelkurmay’la hükümet, kapışıyor onun için Genelkurmay Başkanı ikide bir Başbakanlığa, Cumhurbaşkanlığı’na” çıkıyor diye endişeleniyordu.
    Başbakan bu sık ve “baskın” gibi görünen ziyaretleri, endişeleri; “Öyle bir şey yok biz Genelkurmay Başkanı’yla sorunları görüşüyoruz, paslaşıyoruz” diye açıkladı.
    Üstünden 13 yıl geçmiş EMASYA için, Başbakan: “Böyle şey olmaz” dedi; ertesi gün Genelkurmay Başkanı Başbuğ, “Kaldırılabilir. Zaten benzer şeyler yasada var, EMASYA gereksizdir” dedi. Ardından bir gün geçmeden İçişleri Bakanı, “Biz Genelkurmay’la kaldırılması için zaten çalışıyorduk. EMASYA iptal edildi” haberini verdi.
    Yıllardır EMASYA konusunda sessiz sedasız oturan yandaş basın ayağa kalktı: EMASYA’ da kalktı sıra...’da var
    İki “pas”ta gol!
    Başbakan’ın eşi türbanlı olduğu için GATA’ya sokulmadığı haberi yeniden ortaya atılıyor; Genelkurmay Başkanı Başbuğ, “Bunlar keşke olmasaydı!” diye Başbakan’a “pas” atıyor. Basındaki koro; Goool! diye ayağa kalkıyor. “Demokratikleşmeye bakın, bir anda o en katı alan GATA özgürlük alanı oldu!” çığlıkları yükseliyor.
    Tabi bu “gol” tatmin etmiyor kolay golcüleri ve Bir pastan iki gol neden çıkarmayalım?” diye aynı pasla bir de halkın kalesine gol atmak için tartışma Meclis’e taşınıyor.
    Üç yıl önce de basına konu olmuş, o zaman muhatapları tarafından geçiştirilmiş (O zaman da Erdoğan ve partisi beş yıldır iktidardaydı) bu Başbakan’ın eşine GATA yasağı üstünde öyle gürültü koparılıyor ki; T.C. Meclis tarihinin en büyük kavgası bu gürültünün yansıması üstünden patlak veriyor.
    Tabii ki Başbakan’la Genelkurmay Başkanı arasında diyalog böyle kaşla gözle işaretleşmeyi de aşarak lafla da olmaya başlayınca, akla; Başbakan’ın “Endişe edecek bir şey yok, biz Genelkurmay Başkanı’yla paslaşıyoruz” sözü geliyor.
    Evet, paslaşmak bir topla oynanan oyunlarda hedefe varmak için takım arkadaşlarının birbirleriyle oynamasıdır. Ama siyasette “paslaşma”yla. daha çok bir art bir niyet, en azından gizli niyetler taşıyarak yapılan hareketler kastedilir. Dolayısıyla “paslaşma”, “kankaların” aralarındaki gizli işbirliği olanların arasında yapılan, gerçeğin üstünü örtme amaçlı bir aldatma hareketidir.
    Çünkü siyasette, söz konusu olan ülke sorunları olduğuna göre, yapılması gereken muhatapların oturup; kaldırılacak olanları; yasaları, protokolleri, eksik ve kötü uzlaşmaları kaldırdıklarını halkın karşısına çıkıp açıkça ilan etmeleridir.
    Acaba bütün bu gürültü, patırtı;
    “Zaten üstünde askerle anlaşmaya varılmış ve kaldırılması için anlaşılmış (Hatta ABD ile bile üstünde anlaşmaya varılmış eskimiş plan ve yasaları) ‘AKP’nin demokrasi zaferi’ olarak sunmak için mi yapılmaktadır” sorusu her gün büyütmektedir. Ve her gün biraz daha bu sorunun yanıtının “evet” olduğu anlaşılmaktadır.
    Elbette ki, Genelkurmay Başkanı’yla Başbakan iyi anlaşsın, isterlerse her gün pişpirik oynasınlar.
    Elbette ki EMASYA ve benzeri protokoller, anlaşmalar, ortadan kaldırılsın, TSK İç Hizmet Kanunu’nun 35. Maddesi kaldırılsın!
    Ama bunlar dönüp, halkın emekçilerin ensesinde boza pişirilmesi; ülkenin gerçek sorunlarının yerine bu zaten miadı dolmuş köhnemiş ilişkilerin tasfiyesi geçirilirse elbette gerçeklerin saptırılması ve “AKP için demokrasi”ye indirgenmesi kabul edilemezdir.
    Paslaşmalar ve koparılan gürültü de, Kürt sorunundan Alevi sorunlarına, emekçilerin taleplerinden örgütlenme özgürlüğüne, seçim ve siyasi partiler yasalarından, demokratik Anayasa talebine en önemli sorunların üstünü örttüğü için tehlikelidir.
    Erdoğan, hükümeti ve yandaş basını, sanki statükonun, askeri vesayetçilerin kalesine gol atmış gibi gürültü yapıyorlar ama gerçekte; ülkenin gerçek sorunlarının üstünden atlayarak, askerle de paslaşarak, halkın kalesine atıyorlar golleri!
    Türkiye’nin demokrasi güçlerine görev burada düşmektedir.
    İHSAN ÇARALAN
    www.evrensel.net