09 Şubat 2010 00:00

Dayanışmayı mahalle aralarında örüyorlar

Yaşanan bir günlük genel greve birçok emekçi ya katıldığını ya da grevden etkilendiğini, direnişi desteklediğini söylüyor.

Paylaş

Yaşanan bir günlük genel greve birçok emekçi ya katıldığını ya da grevden etkilendiğini, direnişi desteklediğini söylüyor. İşsiz kalmanın ücretlerin dibe vurmasının ağır faturasını yaşayarak öğrenen Tuzlalı tersane işçileri ve emekçiler, duygu kardeşliğinin ötesine geçiyor.
TEKEL işçileriyle dayanışmayı büyütmek ve ilerletmek için Tuzla Tersane İşçileri Komitesi harekete geçti. Aynı zamanda Baret gazetesini de çıkaran komite 1 TL’lik dayanışma kampanyası başlattıklarını duyurdu. Bununla yetinmeyeceklerini vurgulayan Tuzla Tersane İşçileri Komitesi, mahalle ve işyeri komiteleri kurarak işçi ve emekçilerin yan yana gelip mücadele etmesini sağlıyor.
Söz konusu çalışmaların yürütüldüğü, krizin ve işsizliğin yoğun olarak yaşandığı Esenyalı Mahallesi’nde TEKEL işçilerini ve genel grevi konuştuk. 17 yaşındaki Adem Vural, oto-yıkama işçisi. “Bu kadar işsizlik varken hükümetin hem bize hem TEKEL işçilerine davranışını doğru bulmuyorum. Sonuna kadar TEKEL işçilerini destekliyorum, mücadeleye devam etmeleri gerekir. Ben de elimden geleni yapacağım. Çünkü TEKEL işçileri kazanırsa ben de birçok hakkımı kazanacağımı düşünüyorum” diyor.
Bugüne kadar işçi ve emekçilerin, birçok hak gaspına uğramalarına rağmen, genel eylem türü eylemleri yapmakta geç kaldığını düşünen Hakkı Çınar, grevin başarılı olduğunu düşünüyor: “Çünkü hükümetin de gereken cevabı aldığına inanıyorum.”
Esenyalı esnafı olarak her zaman işçilerden yana olduklarını söyleyen eski demiryolu işçisi Sadık Yeşildirek, hükümetin TEKEL işçilerinin bazılarının 4-c statüsünü kabul ettiğini söylemesi karşısında şu uyarıyı yapıyor: “TEKEL işçileri kendi içlerinde böyle bir ayrıma düştülerse bu çok yanlıştır. Bu, hükümetin bölme politikasıdır. Buna kanmamaları gerekir. Her zaman birlikte hareket etmeleri, işçiler için büyük bir kazanım olur. İşçiler birlik olursa hükümet hiçbir şey yapamaz. Ben bütün işçilik hayatımda bunu gördüm.”
TERSANEDE GREV OLMALIYDI
Taşeronlaşmanın, iş cinayetlerinin, düşük ücretle çalışma koşullarının yoğunlukla yaşandığı Tuzla tersanelerinde işçilerle çalışma koşullarını, TEKEL işçilerinin mücadelesini ve 4-c’yi konuştuk. Aylardır işsiz olduğunu söyleyen Ömer Köprü, “Biz taşeron sistemin yoğun olduğu bir işkolunda çalışıyoruz, hiçbir sosyal hakkımız yok. Kriz bizi teğet geçmedi. 17 yıldır tersanede çalışıyorum ve defalarca işten atılmama rağmen bir kere bile tazminat almadım” sözleriyle hükümeti eleştirse de, TEKEL işçilerine kendisinin hiç alamadığı tazminatın ödenmiş olmasından dolayı, hükümete destek atıyor: “TEKEL işçilerine hükümet tazminat hakkını verip işten atıyor, hükümetin haklılık payı vardır.”
Köprü, tersane işçilerine ve sendikacıları da tepkili: “Türkiye de ‘genel grev var’ diyorlar, ama Tuzla Tersaneler Bölgesi’nde bir tane adam bu greve katılmadı. Bölgemizde iki tane sendika olmasına rağmen ne bir grev için çağrıda bulunuldu ne de TEKEL işçileri anlatıldı. Tuzla tersanelerinden bakılırsa grev başarısızdır.”
20 yıldır tersanede çalıştığını, krizle birlikte işsiz kaldığını söyleyen tersane işçisi Ercan Ünlü, 4 Şubat’taki grevin tüm emekçileri kapsayamadığını, bütün işçileri kapsayacak yeni örgütlenmelerin, grevlerin tüm halkın katılacağı çalışmalar olması gerektiğini söylüyor.
Konuşmasına başlamadan önce kendisinin AKP’li olduğunu söyleyen ve ismini vermeyen tersane işçisi, Türkiye’de işsizlik olmadığını, çalışmak isteyen herkesin iş bulabileceğini söylüyor. Devletin TEKEL işçilerine sunduğu imkanı TEKEL işçilerinin değerlendiremediğine, bu açlık ve kriz döneminde TEKEL işçilerinin de hükümete yardımcı olması gerektiğine inanıyor. Mehmet Sadık ise tersini düşünüyor: “Son seçimlerde AKP’ye oy verdim, çok pişmanım. İstanbul’un göbeğinde yüz binlerce işsiz var. TEKEL işçilerinin mücadelesini haklı buluyorum.”
BAŞBAKAN NEDEN UTANMALI?
Tersane işçisi Baykal Böklü, bir ülkede işçiler hakları için ölüm orucuna başvuruyorsa, o ülkenin başbakanın utanması gerektiğini söylerken, Türkiye’deki bir günlük grevin etkili olduğunu düşünen Turgut Oktay, hükümetin artık TEKEL işçilerini görmesi gerektiğini vurguluyor.
TEKEL işçilerinin de hükümetin de haklı yanları olduğunu söyleyen Ali Aydın, daha önceki hükümetlere göre bu hükümetin daha anlayışlı, kötünün iyisi olduğunu düşünüyor. Bu ülkede işçi olup da hakkını istemenin demokratik bir hak olduğunu söyleyen Zeynep Düldül, hükümetin işçilere davranışını çağdışı bulduğunu vurguluyor.
(İstanbul/EVRENSEL)

DERİCİLER ORTAK MÜCADELEDEN YANA

Deri sektöründe örgütlü sendika ve deri işçilerinin yoğunlukla oturduğu Tuzla’nın Aydınlı Mahallesi’nde, grevi ve grevin ardından kendilerinin ne yapacağını konuştuk.
Tuzla Deri-İş Şube Sekreteri Haydar Canpolat:
Tüm sendikalar ve bizlerin belirli eksikliklerine rağmen yapılan grevle hükümete gereken mesaj verildi. Bundan sonra bu tür eylemlerin devam etmesi gerekir. Hükümetin, başta TEKEL işçileri olmak üzere birçok alanda yaptığı hak gasplarının sürmesi için, bu grevi boşa çıkarmak için bütün gücünü kullandığı da apaçık ortada. İşçiler onurlu mücadele verdikçe, direndikçe, hükümet hedef şaşırtmakta ve işçileri bölüp parçalamak için başka oyunlara başvurmakta. Bunu boşa çıkarmalıyız.
Ümit Algöz (Aka-Deri’de kriz gerekçesiyle işten atılan ve 10 gündür direnişte olan Aka-Deri işçisi):
Patronlar da hükümet de işçilere aynı saldırılarda bulunuyor. Bu bakımdan TEKEL işçilerinin başlatmış olduğu mücadele, işçilerin haklarına sahip çıkması ve direnmesi açısından önemli bir mücadele ruhu oluşturmuştur. Tayyip Erdoğan, asılsız demeçler vererek, işçilerin mücadelesini bölmeye, kırmaya ve işçilerin örgütlü mücadelesini dağıtmaya çalışıyor. Grevin etkili olduğuna, bundan sonraki süreçte de bu mücadele sürerse daha da büyüyüp yaygınlaşacağına, güçleneceğine ve kazanılacağına inanıyorum.
Özgür Canpolat (Deri işçisi):
AKP pervasızca saldırıyor. CHP ve MHP gibi partilerin destekleri inandırıcı değil. Geçmişte iktidardayken işçilere aynı şeyi yaptılar. TEKEL işçilerinin öğrettiği gibi tüm kesimler, sendikalar ortak mücadele verirse, haklarımızı kazanacağımıza inanıyorum.

DİRENİŞ YAYILMAYA MÜSAİT
Türkiye de işçilerin, emekçilerin, doktorların, esnafın artık baskılara, zulme ve hükümete karşı ne yapacaklarını öğrendiklerini söyleyen Vedat Uysal, TEKEL işçilerinin başlatmış olduğu mücadelenin, yarın gelecek saldırılara karşı işçilerin de birlikte hareket edebileceği duygusunu geliştirdiğini vurguluyor.
3 çocuk annesi ve 500 lira ile geçinen Besra Kaplanseren, işsizliğin, yoksulluğun arttığı böyle bir dönemde Türkiye’de böyle bir grev olmasının ve TEKEL işçilerinin bu mücadelesinin, hak arayan insanların sokakta olmasının, kendisini çok sevindirdiğini belirtiyor. Kendisi gibi birçok insanın da, bu grev ve direnişlerin devam etmesi halinde mücadeleye katılacağını vurguluyor.
Adile Doğan - Erdem Geyik
ÖNCEKİ HABER

TEKEL işçileriyle 1 liranı paylaş

SONRAKİ HABER

Bolivya'da darbe ile yönetime gelen Anez: Morales için yakalama emri çıkarılacak

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa