KRONiK HASTA!

KRONiK HASTA!

Eğitim Sen 2009-2010 Eğitim-Öğretim yılının ikinci yarısının kronik sorunlarla başladığını belirterek, AKP politikalarının eğitimi içinden çıkılmaz bir duruma sürüklediğini vurguladı.


Eğitim Sen 2009-2010 Eğitim-Öğretim yılının ikinci yarısının kronik sorunlarla başladığını belirterek, AKP politikalarının eğitimi içinden çıkılmaz bir duruma sürüklediğini vurguladı.
Eğitim Sen “2009-2010 Eğitim –Öğretim Yılının İkinci Yarısı Başlarken Eğitim Sorunlarına Bakış” başlıklı bir rapor yayımladı. Eğitim sisteminin kronikleşen sorunlarının bütün ağırlığıyla varlığını sürdürdüğü belirtilen raporda, “Eğitimin bir hak, dolayısıyla, kamusal finansman yoluyla kamu tarafından yerine getirilen bir hizmet olmaktan çıkarılarak piyasalaştırılması sorunların derinleşerek boyut kazanmasına neden olmuştur” denildi. AKP’nin gözü kara bir kadrolaşma çabasıyla demokratik, laik ve bilimsel eğitimi ayaklar altına aldığı vurgulanan raporda, eğitim sisteminin bileşenlerine karar mekanizmalarında yer alma hakkı tanınmaması da eleştirildi.
SAYMAKLA BİTMEYEN SORUNLAR
Eğitim Sen’in raporunda, eğitim sisteminin yıllar içinde büyüyerek katmerleşen temel sorunları şu alt başlıklar altında sıralandı: Bütçeden eğitime ayrılan payın reel olarak azalması, zorunlu ilköğretim nüfusunun yaklaşık yüzde 5’inin eğitim hakkından mahrum olması, ortaöğretimde yaklaşık yüzde 55-60 arasındaki okullaşma oranı, özellikle kadın nüfusta okuma yazma bilmeyenler oranının yüzde 80 olması, altyapı-araç-gereç yetersizliği ve noksanlığı, ders kitaplarının içerikleri, dershanelerin okullara alternatif gibi görülmesi, eğitim kurumlarında üstü örtük özelleştirmelerin devam etmesi, şirketlerin piyasa taleplerine uygun eğitim çabalarının sürmesi, okul polisliği uygulaması, öğretmen açıklarının artması, formasyon eğitimi uygulamasının başlaması, üniversite sınavları, idari personel yetersizliği, eğitim ve bilim emekçilerinin ücretlerinin düşüklüğü, iktidar yanlısı kadrolaşma, Bologna Süreci, YÖK uygulamaları ve devlet yurtlarının kapasite yetersizliği.
‘AKP ÇÖZEMEZ’
Raporda, Türkiye’nin nitelikli bir eğitimin bir hayli uzağında olduğu belirtilerek, bu sorunların çözümünün, “Geniş toplumsal kesimler lehine radikal adımlar atılması” ile olanaklı olacağı vurgulandı. “AKP iktidarının söz konusu radikal adımları atarak kamusal, demokratik, bilimsel ve nitelikli bir eğitimi hayata geçirmesi mümkün değildir” denilen raporda, geride kalan 7 yılın pratiğinin bu gerçeği pekiştirdiği belirtildi. (Ankara/EVRENSEL)

İYİ ÜRÜN KÂRLI TİCARETHANE
Eğitim Sen, 2009-2010 öğretim yılının ikinci yarısının başladığı günlerde piyasalaşan ve ticarileşen eğitimin geldiği noktayı da gözler önüne serdi. Rapora göre, 2014 yılı sonunda dershaneler özel okul olacak, okullar şirketler gibi rekabete girerek, pazarlama stratejileri geliştirecek.
Raporda, 2010 yılı bütçesinde eğitime ayrılan payın, enflasyonun yüzde 5 olarak öngörülmesi ve okul, derslik, öğretmen, öğrenci sayısının artmasına rağmen, 2009 yılından sadece 354 milyon TL fazla olmasının, eğitimin kamu tarafından yerine getirilen bir hizmet olmaktan çıkarılmasının göstergesi olduğu belirtildi. Ortaöğretim çağındaki çocukların yüzde 42’sinin okula gitmediği açıklanan raporda, bu çocukların “Ailesinin maddi durumları nedeniyle okula gitmek yerine çeşitli işlerde düşük ücretlerle zorunlu olarak çalışan çocuklar” olduğu vurgulandı.
DERSHANELER ÖZEL OKUL
Raporda, Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) kamu okullarına alternatif gibi görülmeye başlanan dershaneleri 2014 sonuna kadar özel okula çevirmek için çalışma başlattığı belirtildi. Raporda, “MEB Stratejik Planı kapsamında, toplam sayısı 4 bin 500’e yaklaşan dershanelere arsa tahsisi, vergi indirimi gibi teşvikler vererek bu kuruluşları özel okullara dönüştürmeyi amaçlamaktadır” denildi.
ÜSTÜ ÖRTÜK ÖZELLEŞTİRME
“Okullarda kamusal finansmanın yerini özel kesimden, şirketlerden sağlanan finansmanın alması”nın, eğitimde devam eden “Üstü örtük özelleştirme” uygulamalarına örnek gösterildiği raporda, eğitim alanında şirketlerin sponsorluğunun, devlet/kamu okulları arasında gelir ve ticari faaliyetlere göre hiyerarşi yarattığı belirtildi. Ayrıcalıklı devlet okullarının ortaya çıktığı vurgulanan raporda, MEB’nın okullara gönderdiği “Stratejik Plan Hazırlama Kılavuzu”na dikkat çekildi.
ÖĞRENCİ = ÜRÜN
Raporda, “Stratejik Plan Hazırlama Kılavuzu”nun, eğitimin şirketlerin planlama ve yönetim mantıkları doğrultusunda dönüştürülmesi çabalarına son örnek olarak gösterildi. Kılavuzda kullanılan dilin tamamen piyasacı bir anlayışı yansıttığı belirtilen raporda, “Kılavuz öğrencileri şirketlerin “girdi-çıktı” yaklaşımı çerçevesinde bir ürün olarak değerlendirmekte, öğrenci velilerini müşteriye indirgemekte, okulları birbirine rakip olarak tanımlayarak, bir şirket gibi birbirleriyle rekabet etmeleri istenmekte, bunun için pazarlama stratejileri geliştirmeleri istenmektedir” denildi.
Üniversitelerin piyasalaştırılması ve ticarileştirilmesinin, Bologna Süreci çerçevesinde derinleştirilerek sürdürüldüğü vurgulanan raporda, “Yüksek öğretimdeki piyasalaşmanın sacayaklarından birini de esnek ve güvencesiz istihdam oluşturmaktadır” denildi.

SORUNLAR RAKAMLARA YANSIDI

*Eğitime bütçeden ayrılan pay, 2009 yılında, 27 milyar 883 milyon TL iken 2010 yılında 28 milyar 237 milyon 412 bin TL.
*Eğitim harcamalarının bütçe içerisindeki oranı yüzde 2.74 olup, toplam savunma harcamalarının oranı yüzde 6’lık payla eğitim harcamalarının iki katından fazla.
*2010 yılı için yükseköğretime ayrılan pay ise milli gelirin yüzde 0.91’i kadar.
*Okullaşma oranları 2009 yılında, ilköğretimde erkeklerde yüzde 96.99, kızlarda yüzde 95.97, ortaöğretimde ise, erkeklerde yüzde 60.63, kızlarda yüzde 56.30 olarak gerçekleşti.
*İlköğretim çağ nüfusunun yaklaşık yüzde 5’i eğitim hakkından mahrum.
*Ortaöğretim çağ nüfusunun yüzde 42’si ortaöğretime devam etmiyor.
*Türkiye’de 4 milyon 930 bin 12 kişi hâlâ okuma yazma bilmiyor. (6 yaş ve üstü nüfusun yüzde 7.68’i)
*Okuma yazma bilmeyenlerin içinde kadınların oranı yüzde 79.98
*24 kişilik tekli eğitim için gereken derslik sayısı 125 bin 853
*Toplam dershane sayısı 4 bin 222
*Ataması yapılmayan öğretmen sayısı 320 bin
*Öğretmen açığı İlköğretimde 216 bin, ortaöğretimde 98 bin
*İlköğretimde 539, ortaöğretimde ise 341 öğrenciye bir hizmetli düşüyor.
Çiğdem Tezel
www.evrensel.net