13 Şubat 2010 00:00

DiRENiS YAYILIYOR

Kimisi fabrikasını kapattırmamak, kimisi fabrikasının özeleştirilmesini engellemek için eylemde.

Paylaş

TARİŞ İzmir iplik fabrikasında çalışan işçiler, TARİŞ Genel Müdürlüğü önünde fabrikalarının kapanmaması talebiyle eylem yaparak, “İşyerimizin kapanmasına izin vermeyeceğiz” diye haykırdı. Yatağandan sonra Aliağalı işçiler de, maliyet bedellerinin hesaplanması ihalesini alan şirket temsilcilerini işyerlerine sokmadılar.
İzmir Alsancak tren garı önünde toplanan TEKSİF İzmir Şubesi üyesi çok sayıda TARİŞ işçisi sloganlar eşliğinde, TARİŞ Genel Müdürlüğü önüne yürüdüler. Burada işçiler adına açıklama yapan TEKSİF İzmir Şube Başkanı Faruk Aksoy, sözde demokratikleşme ve özerkleşme adı altında çıkartılan, aslında tarımsal birlikleri tasfiye kanunu olarak bilinen 4572 sayılı yasanın mağdurları olduklarını belirtti. Aksoy, Teksif Sendikası ve pamuk birliği işçileri olarak bu haksız ve insafsız kararların karşısında ‘TARİŞ halkındır, TARİŞ pamuk birliğine sahip çık’ sloganıyla mücadelelerini başlattıklarını söyledi.
TARİŞ Pamuk Birliği’nde IMF ve Dünya Bankası politikalarına hiçbir itirazın olmamasını ve bunların uygulanmasını kaygı ve ibretle izlediklerini belirten Aksoy, ortaklara pembe tablolar çizildiğini belirtti.
‘BACANIN TÜTMESİNİ İSTİYORUZ’
Bir yıla varan bir süredir işçiler olarak her türlü fedakarlığı yaptıklarını ve 4447 sayılı kanun gereği kısa çalışma ödeneği aldıklarını ifade eden Aksoy, bunun ilk altı ayının bütçeden ikinci altı ayının ise işsizlik ödeneğinden kesildiğini hatırlattı.
TARİŞ işçileri olarak akıbetlerinin belli olmadığını dile getiren Aksoy, 1 Mart 2010 tarihinden sonra kıdem ve ihbar ödenmeyen ve bakmakla yükümlü oldukları insanların yüzüne bakamayan bir duruma geleceklerini söyledi. Aksoy, “72 milyonun yüreğine taht kuran, 4-c esaretine karşı insan onuruna yakışır bir mücadele sergileyen TEKEL işçilerinin yanında ve mücadelelerinin içinde olacağız” dedi.
SATILIK TABELASI DİKİLEMEDİ
Yatağan işçilerinden sonra Aliağalı işçiler de, maliyet bedellerinin hesaplanması ihalesini alan şirket yetkililerinin EÜAŞ Aliağa Kombine Çevrim Santralı’na geleceğini duyunca sabah işyerlerinde eylem yaptı. İşyerinde toplanan işçiler “Enerjide Özelleştirmeye Hayır” pankartı açarak kapı önüne geldi. Şirket yetkililerini içeri sokmayacağını söyleyen işçiler kapı önünde bir süre bekledi.
Tes-İş 2 No’lu Şube Başkanı Hüseyin İnal işçilere süreçle ilgili bilgi verdi. Ardından fabrikaya girip idarecilerle görüşen İnal görüşme sonrası, özelleştirmecilerin gelmeyeceği bilgisini vererek şunları söyledi: “Özelleştirmecileri buraya sokmayacağız, özelleştirme işsizlik, açlık ve güvencesizlik getirir. Sendika olarak bizim önceliğimiz işçi arkadaşlarımızın iş yaşamını güvenceye almaktır. Bugün kimse gelmeyecekmiş buraya, gelecek olurlarsa akşama kadar bekleriz, onları içeri sokmayız” (HABER MERKEZİ)

YATAĞAN’DA BARİKAT

Yatağan Termik Santrali (YEAŞ) ve Güney Ege Linyitleri İşletmesi’nin (GELİ) özelleştirilmesinde ilk basamak olan, maliyet bedellerinin hesaplanması ihalesini kazanan konsorsiyumun temsilcileri santrale sokulmamıştı.
Fizibilite çalışmalarını yürütecek heyetin Yatağan Termik Santrali’nde incelemelerde bulunacağını öğrenen sendikacılar ve işçiler harekete geçip kapıları tutmuş, santralin kapısında yaşanan arbedenin ardından heyettekiler, içeri giremeyeceğini anlayınca sosyal tesislere geçip beklemeyi tercih etmişti.
Yatağan Termik Santral önündeki maden ve enerji işçilerinin kararlı olduklarını gören maliyet bedellerinin hesaplanması ihalesini kazanan konsorsiyumun temsilcileri, Muğla’yı terk etmek zorunda kalmıştı. Yaşanan bu gelişmelerden sonra işçiler, ikişer kişilik ekipler halinde nöbet tutmaya başladı.
ÖNCEKİ HABER

Hyundai, işçileri tazminatsız attı

SONRAKİ HABER

Recep Hantaş'ı öldürmekten tutuklanan polis tahliye edildi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa