HAYAT YAZILARI

HAYAT YAZILARI

  • Personel rejimi sadece yönetim felsefesinin değil ekonomi politikasının da önemli bir parçasıdır.


    Personel rejimi sadece yönetim felsefesinin değil ekonomi politikasının da önemli bir parçasıdır. Türkiye’nin ekonomi politiği çok ciddi yapısal sorunlar ve risk potansiyelini bünyesinde barındırmaktadır.
    Özelleştirme süreçlerinin ortaya çıkardığı istihdam sorunlarının siyasal krize dönüşme ihtimalini Doğu Avrupa ülkelerinde çok somut olarak yaşadık. Sadece bu dönemler bile planlamanın sosyal krizleri önlemede ne denli anlamlı olduğunu ortaya koymaya yeter.
    Biz yaptık oldu, mantığı ile çözdüğünüzü sandığınız her sorun daha sonra, çok daha ağır tahribatlar oluşturarak önünüze çıkar. Kamu’da hantallaşma, verimsizlik gibi sorunları çözmenin yolunu özelleştirme yada taşeron sistemi olarak görüyorsanız, bu durumun ortaya çıkaracağı tepkileri de göze alacaksınız demektir. Ya daha zor ama toplumsal faydayı esas alan yöntemleri gündeminize alacak ya da kolaycılığın ortaya çıkaracağı zorluklara katlanacaksınız.
    Tereyağından kıl çeker gibi “kamuyu küçültme” stratejisi ancak sihirbaz becerisi ile izah edilebilir. Torbadan tavşan çıkarır gibi, “minimize edilmiş” kamu yapılandırması çıkarmak henüz sosyolojik olarak mümkün değildir. Bu tabloyu öngörmemek bir garabettir. Öngörüldüğü halde, deneme yanılma yolunu seçmekse daha büyük bir siyaset ucubesidir.
    Bir yandan, kamunun üzerindeki personel yükünü hafifletip tasarruf etmek, diğer yandan kamuya ait arazilerin fiili işgalini gerekçe gösterip yeni bir gelir elde etme yolunu seçmek ilk bakışta fena bir proje değil gibi gözükmektedir. Herkese gücü yeten devletin orman arazilerini işgal edenlere gücünün yetmiyor olmasını bir kenara bırakıyorum.
    Son dönemde yeni bir uygulama hayata geçmiş gözüküyor. Kamuya orman arazilerini bilerek işgal ettirip sonra da ihbar yolu ile ceza kesmek fiili bir tescili ortaya çıkarıyor. Bu durumda ortaya çıkan kazanılmış hak, yarın yapılacak yeni bir düzenleme ile hukuki statüye kavuşmuş olacak.
    Genel seçimler öncesi beklentisini büyük oranda 2-b’den elde edilecek gelire bağlayan siyasi irade hem yakınlarının gücüne güç katmış hem de devletin kasasına para kazandırmış olacak. Eğer daha önceki gibi iş yargıdan dönecek olur ise o zaman da “engellenen iktidar” görüntüsünün arkasına saklanılacak.
    Yıllardır elde edilmiş haksız kazançlar ve fiili işgalin hesabını sormayalım mı ? Evet bu masum ve anlamlı soru ile yüzleşmekten yana olmak adına, durumdan çifte kazanç çıkartmak yeni hayal kırıklıklarını beraberinde getirebilir.
    Ayhan Bilgen
    www.evrensel.net