13 Şubat 2010 05:00

YENİGÜN

Türkiye emek ve demokrasi mücadelesinin yoğun temposu içinde yol alıyor.

Paylaş

Türkiye emek ve demokrasi mücadelesinin yoğun temposu içinde yol alıyor.
TEKEL işçileri iki aylık direnişlerinde kararlılıklarını sürdürürken, bir yandan Kürt sorununun barışçı ve demokratik çözümü, bir yandan Alevilerin inançları üzerinde süren baskılara son verilmesi ve laik bir Türkiye mücadelesi, diğer yandan siyasi cinayetlerin tüm bağlantılarıyla açığa çıkarılması ve sorumlularının cezalandırılması mücadelesi gelişip güçleniyor.
Dikkat çeken, tüm bu mücadelelerin bir birini destekleyerek neredeyse birleşik bir hareket olarak ilerliyor olmasıdır.
Henüz arzu edilen düzeyde olamasa da, emek ve demokrasi mücadelesinin iç içe geçen, birleşik ve güçlü bir hareket olarak etkin olmasının koşulları daha da olgunlaşıyor. EMEP’e, BDP ve ÖDP gibi partilere, sendikalara, meslek odalarına, emek ve demokratikleşme mücadelesinde tüm güçlere, bu süreci sorumlulukla değerlendirme ve ilerletme görevi düştüğü bir gerçek.
TEKEL işçilerinin direnişi, Hrant Dink davasının sahiplenilmesi, siyasi cinayetlere kurban verdiklerimizin ailelerinin gösterdiği tutum, Kürt demokratik hareketinin sürdürdüğü barış ve demokratikleşme mücadelesi, Alevilerin inançlara özgürlük eksenindeki laiklik mücadelesi, kamu emekçilerinin, kadınların, gençlerin, aydınların mücadelesi, bir çok alanda süren irili ufaklı direniş ve tepkiler, yaygınlaşan emekçi dayanışması kültürü ve diğer bir çok olumlu gelişme var.
Böylece, AKP’nin “açılım”, “demokratikleşme” vb. isimler altında sürdürdüğü “demokratikleşme güldürüsü”nü bozmanın olanakları da artıyor.
AKP ve CHP arasına sıkışmış kayıkçı dövüşünü, ırkçı ve şoven rekabeti, belagat yarışını anlamsız hale getirmekte buradan ilerleyerek sağlanabilir.
AKP’nin etkisi altına aldığı medya üzerinden yaygınlaştırdığı demokratikleşmenin ne mene bir şey olduğunu gösterecek olan da bu harekettir. Yine CHP’nin milliyetçi ve şoven çizgide kulaç atarken ‘sol’ üzerinden ahkam kesmesinin, liberal aydın çevrelerin AKP övgücülüğü ve hayranlığından çıkarak, başka bir yerden bakmalarını sağlayacak olan da emek ve demokratikleşme hareketinin güçlenerek ilerlemesi olacaktır.
Hrant Dink’in son duruşması aynı zamanda on yıllar boyunca işlenen siyasi cinayetlerin aydınlatılması için atılan bir adım oldu.
8 Şubat günü Beşiktaş İskele Meydanı’nda bir araya gelen yüzlerce insanın içinde siyasi cinayete kurban verdiklerimizin aileleri de vardı.
Sebahattin Ali’den, Metin Göktepe’ye, Kemal Türkler’den, Musa Anter’e, Uğur Mumcu’ya kadar siyasi cinayetlere kurban giden aydın, gazeteci, yazar, sendikacıların aileleri, Hrant Dink duruşmasına katılarak, devletin ve hükümetin yaşanmış acıların üzerine sünger çekme tutumu karşısında sessiz kalmayacaklarını oldukça net bir fotoğrafla gösterdiler.
Duruşma günü alanı dolduran yüzlerce insan Hrant Dink davasında devam eden komediye son verilmesini, katillerin tüm bağlantılarıyla açığa çıkarılmasını ve cezalandırılmasını istedi.
Cinayetlere kurban gidenlerin aileleri, “Artık çoğalmak istemiyoruz” diyerek, MHP dışındaki parti temsilcileriyle TBMM’de görüşmelerde bulundular. Aileler, “Hukuk için geldik, zaman aşımı kaldırılsın ve tüm cinayetler aydınlatılsın” diyorlar.
8 Ocak’ta Hrant Dink duruşmasına katılan Emek Parti’li aydınlar bu gün, ailelerin mücadelesini desteklemek, hem de hareketin daha da güç kazanması amacıyla, 77 1 Mayıs katliamının gerçekleştiği Kazancı Yokuşu’nda bir bildirge açıklayacaklar. Aydın, yazar, sanatçı ve sendikacıları sürece güçlü bir biçimde müdahale etmeye çağıracaklar. Önümüzdeki günler, karanlıkların aydınlatılması mücadelesinin daha da yükseleceği günler olacak.
Buradan bakınca içinden geçtiğimiz günlerin sunduğu olanakları hakkıyla değerlendirmek için büyük bir sorumluluk, enerji ve planlı çalışmaya ihtiyaç bulunduğu açığa çıkıyor. Yarın şu veya bu biçimde sonuçlanacak olan, ancak Önemli dersler ve birikimler bırakan TEKEL direnişinden sonra nasıl bir yol izleneceği, işçi ve emekçi hareketinde ortaya çıkan eğilim ve yönelimleri emek ve demokratikleşme ekseninde ilerletmede nerelerde ısrar edileceği daha da önem kazanıyor.
ENDER İMREK
ÖNCEKİ HABER

Sonuç alana kadar

SONRAKİ HABER

YSK, İstanbul kararının iptaline ilişkin gerekçeli kararını açıkladı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa