13 Şubat 2010 05:00

TEKEL hepimizin direnişi!

AYDINLAR, akademisyenler yaptıkları açıklamalar, eylemlikler ve yürüttükleri kampanyalarla TEKEL işçilerinin mücadelesine destek veriyorlar.

Paylaş

AYDINLAR, akademisyenler yaptıkları açıklamalar, eylemlikler ve yürüttükleri kampanyalarla TEKEL işçilerinin mücadelesine destek veriyorlar. TEKEL işçisinin kaybetmesinin güvenceli istihdamı ortadan kaldıracağını vurgulayan aydınlar, “Bu aynı zamanda beraberinde bizler dahil kamuda çalışan bütün kesimler için esnek ve güvencesiz çalışma olarak dönecektir. İşte bu yüzden TEKEL direnişi hepimizindir” dediler.
ELİMİZDEN GELENİ YAPACAĞIZ
Dr. Zeki Gül (Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi Üyesi): Son dönemde sadece TEKEL işçileri değil sendikal alandaki tüm işçiler benzer sorunlar yaşıyor. Doktorlar, hemşireler, eczacılar, işsiz öğretmenler, itfaiyeciler... Emek düşmanı bir süreç yaşanıyor; kriz de bunun maskesi haline getirildi hükümet tarafından. Biz de buna uygun olarak son dönemdeki bütün eylemlerimizde TEKEL işçilerinin taleplerini de dile getirdik. Yine TEKEL işçileri Tam Gün Yasası’na karşı eylemlerimizde bizimle birlikteydi. Yani TEKEL işçileri bize, herkesin yan yana durmasıyla örgütlenme özgürlüğümüzün devam edebileceğini, özlük haklarımızı korumanın yolunun bu birliktelikten geçtiğini göstermiştir.
TOPLUM SAĞLIĞI İÇİN...
Dr Halis Ulaş (Türkiye Psikiyatri Derneği Merkez Yönetim Kurulu Üyesi): TEKEL direnişi bize ülkede hâlâ birilerinin direnebilme gücü olduğunu göstermiştir. Mesleki açıdan değerlendirecek olursak 4-c koşullarının çalışanların ruh sağlıklarını olumsuz yönde etkilediğini biliyoruz. Psikiyatri alanında yıllardır yapılan çalışmalar gösteriyor ki işsizlik, yoksulluk ve kötü çalışma koşulları ruh sağlığını olumsuz etkiliyor. Temel verilere de bakacak olursak örneğin işsizlik depresyon riskini iki kat intihar riskini üç kat artırıyor beraberinde alkol ve madde bağımlılığını artırdığını görüyoruz. Aşırı çalışmaya bağlı olarak da ‘tükenmişlik sendromu’ dediğimiz ve beraberinde getirdiği asabiyet benzeri sorunlar yaşanıyor. Yani TEKEL direnişi toplum sağlığının korunması ve temel bir insan hakkı olan sağlığın iyileştirilebilmesi için de kesinlikle kazanılmalıdır.
SORUNLAR SORGULATIYOR
Prof. Dr. İzge Günal (Dokuz Eylül Üniversitesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi): TEKEL direnişi hem ülkeyi sarsıyor hem de ekonomik bir talebin yanı sıra Türkiye’nin diğer sorunlarını sorgulatıyor. Bu işçilerin bir kesim olmaktan çıkıp bir sınıf bilinci kazanmaya başladığının göstergesidir. Mesele sadece TEKEL değildir. Bir yönüyle üniversiteye de dokunuyor. Öncelikle 4-c meselesi bütün çalışanların olduğu gibi üniversite çalışanlarının ve geleceğinden endişe duyan öğrencilerin de karşı çıktığı bir durum. Üniversite çalışanlarının 50d ‘si TEKEL işçilerinin 4-c’sine denk geliyor. Bu nedenle üniversite personeli TEKEL işçisine destek vererek aslında kendi sorununa da sahip çıkıyor.
SINAVDAN GEÇİYORUZ
Yrd. Doç. Dr. Özgür Saraç ( Dokuz Eylül Üniversitesi Maliye Bölümü Öğretim Üyesi): TEKEL işçisi neden direniyor? Neden eylem yapıyor? Neden aç bırakıyor kendini? Yığınla manipülasyon varken ve bunların birçoğu hükümet tarafından yapılıyorken, kamuoyu “nedenleri” unutup “kim haklı”ya odaklanıp adeta taraflara ayrıldı... Özlük haklarını korumak için direniyor, eylem yapıyor, aç bırakıyor kendini TEKEL işçisi. Ve bunları yaparak emeğin haklarını savunmayı hatırlatıyor bizlere, destek istiyor. Güzel bir sınavdan geçiriyor bizleri... Bu sınavdan geçip kalmak bizim elimizde...
ANLAMLI BİR KAZANIM
Doç. Dr. Meral Türk (Ege Üniversitesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi): Biliyoruz ki çalışanların sağlığını çalışma ortamındaki kimyasallar, gürültü, yük kaldırma kadar iş güvencesizliği, gelecek kaygısı, düzensiz çalışma süreleri de etkilemekte… Onlar sağlıklı bir çalışma yaşamı için mücadele vermekteler… Bu durumu öğrencilerimle “Neden İşçi Sağlığı” konulu dersimde tartışırken doktor adaylarına “işçi kim” diye sorduğumda “Bizler de birer işçi olacağız” cevabını alınca bu konudaki farkındalığın nasıl arttığını gördüm. Sanırım TEKEL işçilerinin bizlere kazandırdıklarından biri de bu oldu; emekleri üzerinden yaşamlarını kazanan ya da kazanacak insanların üretimdeki yerlerinin farkına varmaları… 1980 sonrasını düşününce bu ne kadar anlamlı bir kazanım değil mi? (İzmir/EVRENSEL)
Ayşen Güven
ÖNCEKİ HABER

Üniversitede kısa mesaj soygunu

SONRAKİ HABER

Ege Üniversitesinde iş kazaları alarm veriyor: 1 yılda 39 iş kazası

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa