13 Şubat 2010 05:00

TEKEL eyleminin konuşturdukları…

TEKEL işçilerinin direnişi sürüyor. 4-c’yi kabul etmeyen, iş güvencesi isteyen, kendilerinin ve çocuklarının gelecekleri için direnen TEKEL işçilerinin eylemi tüm ülkeyi etkisi altına almış görünüyor.

Paylaş

TEKEL işçilerinin direnişi sürüyor. 4-c’yi kabul etmeyen, iş güvencesi isteyen, kendilerinin ve çocuklarının gelecekleri için direnen TEKEL işçilerinin eylemi tüm ülkeyi etkisi altına almış görünüyor. Ankara eylemi 60. gününe giren TEKEL işçilerinin mücadelesi Adana’da bir lise de çalışan öğretmenlerin de konuştukları konuydu. TEKEL etrafında sürdürdüğümüz tartışmanın notlarını gazeteyle paylaşıyoruz.
TEKEL işçilerinin bu eylemi neden yaptığını konuştuğumuz arkadaşlar tarafından değerlendirmeler şöyle dile getirildi:
* İşçiler ekmeği için bu mücadeleyi veriyor. Çocukları aç, susuz mu kalsın kışın ortasında?
* Bu mücadele için bu zamana kadar niye beklediler. Fabrikaları özelleştirilmeye başlanınca niye eyleme başlamadılar?
* Başbakan’ın söyledikleri yapılan mücadeleyi kirletmekten başka bir şey değil.
* Kendi çocuklarını Amerikalarda okutuyor. Kendisinin tuzu kuru, işçiyi asgari ücrete mahkum ediyor.
* İşçi ve emekçileri açlığa yoksulluğa mahkum etmeyi nasıl vicdanı kabul ediyor. Sanki bu işçiler Türkiye vatandaşı değil.
* Arkadaşlar aynı durum bizim başımıza geldiğinde ne yaparız onların yerine kendimizi koyarak düşünsek.
* Zaten yakında bizim başımıza da getirirler uygulamalar bizi oraya doğru götürüyor. 4-c uygulamasının diğer adı da sözleşmeli ve vekil öğretmenlik değil mi?
* Altı sendikanın birleştik kararını eylemden önce açıkladıklarında nasıl umutlanmıştık. Ancak kararın gereği yapılmadı. Zaten Memur-Sen ve Hak-İş konfederasyonlarının eylemden bir gün önce yaptıkları açıklamalar mücadeleyi birilerinin nasıl bölmeye çalıştığının hesaplarını ortaya çıkardı. Bu gelişmeler, hükümetle sendikalar arasında gizli hesaplar mı var sorusunu akla getiriyor. Ancak bu sendikanın tabanındaki üyelerinin hesaplardan haberi olmaya başladı.
* Eğitim alanında verilen bütün sözlere rağmen sözleşmeli ve ücretli öğretmen çalıştırılmaya devam ediyorlar. Okullara ödenek göndermeyen bakanlık okulun ihtiyaçları için velilerden para topluyor. (Adına bağış diyorlar ama) Toplanan paralarla eğitimi özelleştirmeye çalışıyorlar.
* O zaman biz gün geçirmeden sorunlarımızın etrafında kenetlenmeliyiz. Tehlike kapımıza gelmeden bütün öğretmenler birleşmeliyiz. Sendikal ayrımcılık ortadan kalkmalı. Sendikal rekabet değil emekçilerin birliği öne çıkarılmalıdır. Bu sorun ülkemizin insanlarının sorunu çünkü.
* Emekçilerin kazanımlarını yok edecek yasaları çıkarırken hükümet reform diye çıkarıyor. Artık bu kelime telaffuz edilince acaba hangi haklarımızı elimizden alacaklar diye korkuyorum. SGK yasasıyla sağlığı nasıl paralı hale getirdiler gördük. 4-c’yi de kamuoyuna reform diye yutturmaya çalışıyorlar.
* Sırayla memlekette iş güvencesiyle çalışan kimseyi bırakmayacaklar. 4-c’yi yaygınlaştırmak isteyecekler. Kendi ülkemizde köle gibi (4-c’li) yaşamayı da bize reform olarak yutturmaya çalışacaklar. Bunun için TEKEL işçilerinin 4 c’ye karşı sürdürdüğü mücadele çok önemli.
* Bir araya gelip ortak tepki ve eylemlerin yapılmasının zamanı geldi. TEKEL işçileri yürünecek yolu gösteriyor. Ülkede uygulanan özelleştirme politikaları sonucu Sümerbank, TEKEL, şeker fabrikaları, Et Balık Kurumu, Süt Endüstri Kurumu, Karayolları, DSİ … derken sıra sağlık, eğitim, emeklilik haklarının ortadan kaldırılmasına geldi. Saldırılar işçi memur ayrımı yapmıyor. Mücadele için daha niye beklenir…
Bir grup öğretmen (Adana)
ÖNCEKİ HABER

KİRVEME MEKTUPLAR

SONRAKİ HABER

Halfeti’de gözaltına alınanlara işkence iddiası

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa