Basın hak ihlalleri raporuyine kabarık

Basın hak ihlalleri raporuyine kabarık

Türkiye Gazeteciler Sendikası, Avrupa Gazeteciler Federasyonu ile ortaklaşa olarak yürüttüğü, “Türkiye’de İfade Özgürlüğü: Değişim İçin Gazeteciler Sendikası’nın Güçlendirilmesi” başlıklı 20 aylık program çerçevesinde...


Türkiye Gazeteciler Sendikası, Avrupa Gazeteciler Federasyonu ile ortaklaşa olarak yürüttüğü, “Türkiye’de İfade Özgürlüğü: Değişim İçin Gazeteciler Sendikası’nın Güçlendirilmesi” başlıklı 20 aylık program çerçevesinde, eylül-aralık 2009 döneminde gerçekleştirilen “basın hak ihlallerini açıkladı.
Bu dönemde, bir gazeteci öldürüldü. Balıkesir’in Bandırma ilçesinde yayımlanan Güney Marmara’da Yaşam gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni Cihan Hayırsevener uğradığı silahlı saldırıda yaşamını yitirdi.
Eylül-aralık dönemine ilişkin izleme sonucunda ortaya çıkan verilere göre, 31 Aralık 2009 itibariyle, cezaevlerinde 38’i gazeteci, 6’sı basın çalışanı olmak üzere toplam 44 basın emekçisi bulunuyor.
GAZETECİLERLE İLGİLİ 688 DAVA
Eylül-aralık döneminde halen gazetecilerle ilgili olarak 688 ceza ve tazminat davası dosyası mahkemelerde görülüyor. Bunlardan 70’i beraatle sonuçlandı. Mahkumiyetle sonuçlanan 27 dosyadan 15’inde hapis cezası, 12’sinde tazminat cezası verilirken, tazminat cezası verilen 2 davada Yargıtay bozma kararı verdi. Bu dönemde gazeteciler ve medya kuruluşları hakkında sürdürülen 139 soruşturmadan 54’ü takipsizlikle sonuçlanırken, 85 soruşturma ve inceleme devam ediyor.
HAPİS YERİNE OTOSANSÜR
Hapis cezalarıyla ilgili olarak, mahkemelerin genellikle cezanın ertelenmesine ve gazeteci hakkında 5 yıl adli denetim uygulanmasına karar vermesi dikkati çekiyor. Bu kararlar, esasında gazetecileri cezaevine girmekten kurtarmak yerine onların kendilerine otosansür uygulamaları sonucunu doğuruyor.
Eylül-aralık 2009 döneminde, aralarında kapatılan Günlük gazetesinin yerine yayımlanan Demokratik Açılım gazetesi ile Aydınlık dergisinin de bulunduğu 7 gazete ve dergi hakkında toplam 11 kez 15 gün ile 1 ay arasında değişen sürelerle kapatma kararı verildi. Bu dönemde, Türkiye’den erişimi yasaklanan youtube gibi İnternet sitelerine MySpace ve Last FM gibi sosyal paylaşım siteleri, Atılım dergisinin İnternet sitesi olan gibi haber sitelerine Gündem gazetesinin İnternet sitesi , Günlük gazetesinin İnternet sitesi , Fırat Haber Ajansı’nın İnternet sitesi ve , Kürtçe müzik yayını yapan da eklendi.
SALDIRI VE ENGELLEMELER
Eylül 2009-aralık 2009 döneminde, 15 gazeteci görevi sırasında fiziki müdahaleyle karşılaşarak görev yapması engellenmek istendi ya da göreviyle ilgili olarak işyerinde veya dışarıda saldırıya uğradı.
Bu dönemde, basına yönelik baskı yöntemleri arasında, telefonların dinlenmesi ve vergi cezaları ön plana çıktı. Ergenekon soruşturmasını yürüten savcıların, ikinci dava dosyasına ekledikleri belgelerde, Cumhuriyet gazetesi çalışanlarının telefon konuşmalarının usulsüz ve hukuk dışı dinlendiği ortaya çıktı. Ayrıca Taraf Gazetesi Muhabiri Mehmet Baransu’nun, Jandarma Genel Komutanlığı İstihbarat Başkanlığı ile Van Jandarma Alay Komutanlığı tarafından 1 yıldan fazla süredir dinlendiği anlaşıldı.
Yine bu dönemde gazetecilik görevinin yerine getirilmesine yönelik engellemeler arasında, İsmailağa cemaati üyelerinden Abdurrahman Narmanlı’nın cenazesini takip etmek isteyen Ayşe Yıldız, cemaat üyeleri tarafından cami avlusundan çıkarıldı.
Ankara 9’uncu İdare Mahkemesi, Milliyet Gazetesi Muhabiri Abdullah Karakuş’un Başbakanlık akreditasyonunun iptaline karşı açtığı davada, işlemin iptal edilmesine oybirliğiyle karar verdi. Akreditasyon iptalinin basın özgürlüğüne ve hukuka aykırı olduğu ifade edildi.
BAŞBAKAN İHLALLERİ GÖRMÜYOR
Cezaevlerindeki gazetecilerin sayısının giderek arttığı, gazeteciler hakkındaki soruşturma ve davaların çoğaldığı, akreditasyon uygulamalarıyla haber kaynaklarına ve bilgiye ulaşımın engellendiği bir dönemde, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Hopkins Üniversitesi’nde yaptığı konuşmada, “Ülkemde basın özgürlüğü o kadar ileri ki, Cumhurbaşkanı, Başbakan, bizi, ailelerimizi yerden yere vurmaya kadar her türlü hürriyetleri var” diyerek, ülkesindeki ihlalleri görmezden geldi.
Bu dönemde, RTÜK tarafından 22 yayıncı kuruluş hakkında 30 kez program durdurma cezası; 15 yayıncı kuruluş hakkında 19 kez idari para cezası; 66 yayıncı kuruluş hakkında da 163 kez uyarı cezası verildi. (MEDYA SERVİSİ)
www.evrensel.net