14 Şubat 2010 05:00

Siyasi cinayetler aydınlatılsın

Emek Partili Aydınlar, Taksim’de yaptıkları eylemde AKP Hükümeti’nin darbeler ve darbecilerle hesaplaşmada sınıfta kaldığını belirterek Türkiye’de yaşanan tüm siyasi cinayetlerin aydınlatılmasını...

Paylaş

Emek Partili Aydınlar, Taksim’de yaptıkları eylemde AKP Hükümeti’nin darbeler ve darbecilerle hesaplaşmada sınıfta kaldığını belirterek Türkiye’de yaşanan tüm siyasi cinayetlerin aydınlatılmasını, sorumlu kişi ve kurumların yargılanmasını istediler. Aydınlar, “Karanlıkları Aydınlatma Komisyonu” kurulmasını talep ettiler.
Aralarında Adnan Özyalçıner (Yazar), Arif Nacaroğlu (Akademisyen), Aydın Çubukçu (Yazar-Gazeteci), Cem Somel (Akademisyen), Enver Akan (Tiyatrocu), Gülsüm Cengiz (Şair-Yazar), Güngör Gençay (Şair-Yazar), İbrahim Çifçioğlu (Ressam), Mustafa Yalçıner (Gazeteci), Rahmi Emeç (Gazeteci-Şair), Rahşan İnal (Akademisyen), Sennur Sezer (Şair-Yazar), Yasemin Özgün’ün (Akademisyen) de olduğu 72 aydının imzaladığı metin dün açıklandı.
Saat 11.00’de Taksim Tramvay Durağı’nda buluşan aydınlar “Karanlıklar aydınlatılsın” pankartı açarak Kazancı Yokuşu’na yürüdüler. Yürüyüşe Emek Partisi İstanbul İl Başkanı Güven Gerçek ve Maltepe Belediyesi Meclis Üyesi Adem Kaya da katıldı.
Burada aydınlar adına basın metnini okuyan Senarist Önder Çakar, “Açığa çıkan darbe planlarıyla tansiyonun sürekli olarak yükselip düştüğü ülkemizde; sürdürülen tartışmalar, hükümet ve muhalefet partilerinin süren kapışması ve askerlerin müdahil olduğu çekişmeler devam ediyor. Ancak darbeyle, darbecilerle hesaplaşmak; karanlıkları aydınlatmak ve demokratikleşme doğrultusunda bir ilerleme sağlanamıyor” dedi.
Çakar, AKP hükümetinin, gerekli adımları atmak yerine, demokratikleşme sorunlarını kendi hegemonyasını daha da güçlendirmenin dayanağı yapmaya devam ettiğini dile getirdi.
Hükümetin, Türkiye’nin aydınlatılması gereken karanlık tarihini, siyasi cinayetleri gündem bile yapmadığının altını çizen Çakar, “Katledilen aydınların üstü kapatılan davaları, devletin arşivlerinde tozlanmaya terk ediliyor. Abdi İpekçi’nin katili Ağca, arkasındaki güçler açığa çıkarılmadan salıverilirken, işlenen onlarca cinayet ve kitle katliamı unutturulmak isteniyor” diye konuştu.
KARANLIKLARI AYDINLATMA KOMİSYONU
Çakar, Kontrgerilla, JİTEM, Koruculuk gibi organizasyonları aklayarak, bunları kendi iktidarının zemini haline getirmek isteyen AKP hükümetinin, ‘yandaş medyaya’ dayanarak, yanılgı ve beklenti içindeki çevrelerin de desteğiyle “demokratikleşme” yanılgısı yaratmaya devam ettiğini söyledi. Çakar, “Ancak işkenceyle öldürüldüğü halde ‘duvardan düştü’ denilen Metin Göktepe davasında olduğu gibi, halkın ısrarlı takibi ve mücadelesi, karanlıkları aydınlatacak tek güçtür”dedi.
Ergenekon Davası’na da değinen Senarist Önder Çakar, davanın Türkiye’nin karanlık tarihini; aydınlatmaktan uzak olduğunu belirterek, “Askerlerin sivil mahkemelerde yargılanmasını engelleyen Anayasa Mahkemesi kararından sonra, Ergenekon davası üzerinden çete organizasyonlarıyla hesaplaşmanın koşulları hepten ortadan kalkmıştır” dedi.
Türkiye tarihindeki büyük işçi eylemlerinin; TEKEL işçilerinin direnişi, 4 Şubat genel dayanışma grevi ve Cumartesi Anneleri’nin eylemleri gibi çabaların, çözümün adresini gösterdiğine vurgu yapan Çakar, Türkiye’nin sürüklendiği karanlık süreç karşısında daha güçlü bir harekete ihtiyaç olduğunu söyledi. Çakar, parlamento dışı kurumlardan; aydınlardan, emek ve meslek örgütlerinden oluşan bağımsız ve özel yetkilerle donatılmış, sadece halka karşı sorumlu olan “Karanlıkları Aydınlatma Komisyonu” kurulmasını talep ettiklerini dile getirdi. Aydınlar daha sonra Galatasaray Meydanı’na giderek Cumartesi Anneleri’nin eylemine katıldılar.


EMEP’Lİ AYDINLARIN TALEPLERİ...
*Türkiye tarihindeki tüm provokasyonlar, tertipler, katliam ve cinayetler, bütün darbe ve girişimleri soruşturulmalı; darbeciler, sorumlular açığa çıkartılarak yargılanmalıdır
*Basın, düşünce ve örgütlenme özgürlüğü önündeki tüm engeller kaldırılmalı, tam siyasal demokrasi sağlanmalıdır.
*Kriz Yönetim Merkezi lağvedilmeli, Millî Güvenlik Siyaset Belgesi kaldırılmalıdır. TSK’nın siyasete müdahalesi son bulmalı, darbelere kaynaklık eden İç Hizmet Kanunu kaldırılmalıdır.
*Kontrgerilla hakkındaki araştırma ve yargılama hiçbir yasayla sınırlandırılmamalı; arşivler ve ‘kozmik odalar’ açılmalı, JİTEM, Özel Harp Dairesi, Özel Kuvvetler, Koruculuk dağıtılmalı, polise öldürme ve işkence yetkisi veren PVSK kaldırılmalı, keyfi dinlemelere son verilmeli ve özel hayatın dokunulmazlığı sağlanmalıdır.
*Tüm aydın, gazeteci ve politikacı cinayetlerindeki kontrgerilla parmağı açığa çıkarılmalıdır.
*1938 Dersim, 1 Mayıs 1977, Maraş, Çorum, Sivas katliamlarının dava dosyaları yeniden açılmalı, Kürt bölgesinde gerçekleştirilen toplu katliamların sorumluları cezalandırılmalıdır.
*Kürt halkı kendi kaderini belirleme hakkına sahip olmalı, Kürt sorununun tam hak eşitliği temelinde demokratik çözümü sağlanmalı
*Örtülü ödenek kaldırılmalı ve örtülü ödeneğin Yassıada’dan bu yana nerelere harcandığı açıklanmalıdır.
*Bir dini inanca tanınan ayrıcalık, dini inançlar üzerindeki baskı ve ayrımcılık son bulmalı; Aleviler başta olmak üzere tüm inanç gruplarının laiklik kapsamındaki hak ve özgürlük talepleri karşılanmalıdır.
*Kadınların özgürlüğü; siyasal, sosyal ve ekonomik alanda tam eşitliği sağlanmadan gerçek bir demokrasiden söz edilemez.
*Irkçılık yasaklanmalı, linç, provokasyon ve kışkırtma girişimleri, halka karşı işlenen suçlar açığa çıkarılmalı, sorumluları cezalandırılmalıdır.
*Onlarca yıl hapis cezalarına çarptırılan çocukların da yargılandığı, muhalif siyaseti “terör” diye etiketleyen hukuk garabeti Terörle Mücadele Kanunu kaldırılmalıdır.
*Anti-demokratik tüm yasalar kaldırılmalı, darbe Anayasası yerine demokratik yöntemle belirlenmiş halk temsilcilerinin oluşturduğu kurucu meclis eliyle demokratik bir anayasa hazırlanmalıdır.


‘KARANLIK YOLDA YÜRÜNMEZ’
Güngör Gençay (Şair-yazar)
Çetelere kilitli bir devletin AKP iktidarını yaşıyoruz. Bu çeteler, faili meçhuller, cinayetler, kayıplar; bütün bunlar iktidarın ampüllerini teker teker söndürüyor. Hiçbir iktidar karanlık bir yolda Sürekli yürüyemez bunun için iktidar ya demokratikleşme yolunda yapılması gerekenleri yapacak yahutta sönen ışıkların içinde kendisi de boğulacak.
Murat Akagündüz (Ressam)
Bugüne kadar aşadığımız tü süreci son derece olağanmış gibi yaşıyorduk ama artık insanların özgürlük adına dayanışmasının zamanının geldiğini düşünüyoruz. Bütün aydınların, sanatçıların bu sorumluluğu alması, bu sorumluluğu taşıması gerektiğini düşünüyorum. O yüzden bu eyleme destek vermeyi çok doğru ve yerinde buluyorum.
Metin Boran (Tiyatrocu)
Türkiye her bakımdan çok kritik bir süreçten geçiyor; her bakımdan iktisadi bakımında, siyasi bakımdan hatta spor alanı bakımından bile.. Ama en önemlisi toplumsal hareketler açısından çok ciddi bir süreçten geçiyor bu süreçte tabii ki aydınlara tarihsel bir görev düşüyor. Bütün aydınların, akademisyenlerin; entellektüellerin harekete geçmesi gerekiyor. Çünkü burada tarihsel ve ahlaki bir görev söz konusu.
Elif Görgü
ÖNCEKİ HABER

Açılım tutuklamalarla devam ediyor!

SONRAKİ HABER

Ekrem İmamoğlu: Gerekçeli karar milletin nezdinde sıfır hükmündedir

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa