15 Şubat 2010 00:00

Özelleştirme sonunda işsiz kalanların istihdamı

Dünya kapitalist sistemin neoliberal modele geçmesi ile birlikte buna paralel olarak 1983’den itibaren ülkemizde de özelleştirme programları uygulanmaktadır.

Paylaş

Dünya kapitalist sistemin neoliberal modele geçmesi ile birlikte buna paralel olarak 1983’den itibaren ülkemizde de özelleştirme programları uygulanmaktadır. Ülkemizde özelleştirmeye ilişkin prensipler, prosedürler, uygulayıcı kuruluşlar ve diğer hususlar 1994 tarihli ve 4046 sayılı Özelleştirme Yasası ile düzenlenmiştir. Sonradan yürürlüğe giren 4971 ve 5398 sayılı yasalar ise özelleştirme yasası kapsamında özelleştirme uygulamalarını kolaylaştıracak yeni uygulamalar getirmiştir. Diğer yandan, 1986-2007 dönemi itibariyle 26 milyar dolar özelleştirme nedeniyle gelir edinilmiştir.*
TEKEL’in özelleştirilmesi nedeniyle 15.12.2009 tarihinden bu yana direnen özelleştirme mağduru TEKEL işçilerinin durumlarına yönelik somut olayı çalışma hukuku bağlamında irdeleyeceğiz.
Özelleştirme uygulamaları sonucunda işsiz kalan ya da Bilahare İşsiz Kalacak Olan İşçilerin Diğer Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Geçici Personel Statüsünde İstihdam Edilmelerine İlişkin Esaslar ilk kez 3.5.2004 tarih ve 2004/7898 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı** ile uygulamaya konulmuştur. 21.12.2009 tarih ve 2009/15759 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı*** ile de ilk kararnamede değişiklik yapılmıştır. 2004/7898 sayılı kararı ile yüksek öğretim mezunlarına 19000, lise ve dengi okul mezunlarına 1700 ve ilkokul dahil ilköğretim okulları mezunlarına da 15000 gösterge sayısı 2009/15759 sayılı kararla öğrenim düzeylerine göre ve sıra ile bu sayılar yerine 21250, 19275 ve 17275 gösterge sayıları ile memur maaş katsayısı çarpımı ile bulunacak brüt tutarlar üzerinden ödeme yapılması öngörülmüştür. 2010 yılı için memur maaş katsayısı 0,057383**** olarak belirlenmiştir. Bu durum karşısında brüt olmak üzere geçici personel statüsünde istihdam edilenlerin aylık hak edişleri yüksek okul mezunlarının 1219.38, lise ve dengi okul mezunlarının 1106.05, diğerlerinin de 981.29 TL mertebesindedir. Prim ile vergi kesintileri toplamının yaklaşık yüzde 30 ölçüsünde olduğu değerlendirildiğinde ele geçen net tutarlar yüksek okul mezunları için 853.56, lise mezunları için 774.20 ve diğerleri içinde 686.90 TL mertebesinde olacaktır. Bir garip rastlantı, altı konfederasyonun kararı ile TEKEL işçilerine destek amaçlı ve Türkiye genelinde iş bırakıldığı gün Resmi Gazete’de yayınlanan Bakanlar Kurulu Kararı ile ilk karardan farklı olarak çalışanlara her ay için iki gün ücretli izin hakkı tanınmıştır.
Somut olay nedeniyle öncelikle Kamu oyunda ‘4-c’ olarak adlandırılan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre “Geçici Personel” statüsü irdelenmelidir. 657 sayılı yasaya 27.11.1991 tarih ve 475 sayılı KHK’nın 11. maddesi ile o tarihe kadar yasanın 4. maddesinde istihdam şekilleri arasında olmayan ‘Geçici Personel’ statüsü eklenmiştir. Söz konusu bu maddeye göre; “Bir yıldan az süreli veya mevsimlik hizmet olduğuna Devlet Personel Başkanlığının ve Maliye Bakanlığının görüşüne dayanılarak Bakanlar Kurulunca karar verilen görevlerde ve belirtilen ücret ve adet sınırları içinde sözleşme ile çalıştırılan ve işçi sayılmayan kimseler” geçici personel olarak tanımlanmıştır. Maddeden de anlaşılacağı üzere; özelleştirme uygulamaları sonunda işsiz kalan işçilerin 4-c kapsamında çalıştırılmaları 657 sayılı yasa ile düzenlenmemiştir. Düzenleme yukarıda açıklandığı gibi Bakanlar Kurulu Kararı ile yapılmıştır. İş hayatını ilgilendiren bu önemli düzenlemenin yasa ile yapılmamasını hukuka aykırı buluyoruz.
Somut olayı bir kez de 4046 sayılı Özelleştirme Yasası’na göre irdeleyelim.
4046 sayılı yasanın 3.7.2005 tarih ve 5398 sayılı yasanın 8 inci maddesi ile değişik 22’inci maddesi ile “Kuruluşların kısmen veya tamamen satışı nedeniyle kamu tüzel kişiliğinin sona ermesi, devredilmesi, küçültülmesi, faaliyetlerinin durdurulması, kapatılması, tasfiye edilmesi hallerinde, bu kuruluşların programa alınma tarihi itibariyle bu kuruluşlarda genel müdür, genel müdür yardımcısı, teftiş kurulu başkanı, daire başkanı, şube müdürü, müfettiş, müşavir ve uzman unvanlı kadrolarda görev yapan personelin diğer kamu kurum ve kuruluşlardaki kazanılmış hakları doğrultusunda emsal görevlere atanmaları yapılmak üzere durumlarının Devlet Personel Dairesine bildirilmesi” esasa bağlanmıştır. Bu madde ile, özelleştirme yasası özelleştirilecek kuruluşlarda işçi olarak çalışanların özlük haklarını düzenlememesine karşılık ‘nakle tabi personel’ şeklinde bir statü tanımlayarak bu statüde çalışanların kazanılmış haklarını güvenceye almıştır. İkircikli ve işçi aleyhine olan bu düzenleme, Anayasanın 10. maddesinin 4. fıkrasındaki “Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz” hükmüne açık olarak aykırıdır.
Sunulan nedenler karşısında özeleştirilme sonucunda “nakle tabi” çalışanların başka kamu kurum ve kuruluşlarda kazanımlarına uygun pozisyonlardaki görevlere atanmalarına karşın işçi çalışanların açlığa, yoksulluğa ve sefalete sürüklenmeleri anayasaya, eşitlik ilkesine, insan haklarına ve evrensel hukuka aykırıdır. Tüm bunlara ek olarak; “TEKEL işçisine teklif ettiğimiz ücretle çalışacak milyonlarca işçi vardır” şeklindeki yaklaşımları onaylamıyoruz. Zira, milyonların ABD, AB, DB, OECD ve IMF politikaları sonucunda sefalete sürüklendiklerinin bilincindeyiz.
Tüm bu durumlar birlikte değerlendirilerek özelleştirme uygulaması sonucunda özeleştirilen kurumlarda iş akdine bağlı olarak çalışanların yanı işçilerin de ‘nakle tabi personel’ örneğinde olduğu gibi diğer kamu kurum ve kuruluşlarında özlük kazanımlarına uygun pozisyonlarda çalışabilme olanağı kendilerine tanınmalıdır.

Notlar
* Kaynak: Başbakanlık Özelleştirme İdaresi İnternet sitesi.
** R.G. – T.20.10.2009 S. : 25619
*** R.G. – T. 4.02.2010 S. : 27483
**** R.G. – 12.01.2010 S. 27460
MÜFİT PINAR
ÖNCEKİ HABER

Neyse ki, yapısı var ‘Aşk’ın...

SONRAKİ HABER

Rasim Ozan Kütahyalı, Beyaz TV'ye geri döndü

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa