17 Şubat 2010 00:00

TEKEL işçileri, olmamız gereken yeri gösterdi

İnönü, AKP’nin Bağcılar’da en fazla oy aldığı mahalle.

Paylaş

İnönü, AKP’nin Bağcılar’da en fazla oy aldığı mahalle. Başbakan’ın TEKEL işçilerini hedef alan sözleri ise istenen etkiyi yaratmamış. TEKEL işçilerinin direnişini destekleyen mahalle sakinleri, bu konuda AKP gibi düşünmüyorlar. TEKEL direnişiyle ilgili görüştüğümüz mahalle sakinleri, hükümetin uyguladığı politikalar nedeniyle yardıma muhtaç kesimlerin arttığına dikkat çektiler.
“Türkiye’de hakkını arayan çok insan var” diye söze başlayan İşsiz Mehmet Apaydın, TEKEL işçilerini desteklediğini söyledi. Apaydın şöyle devam etti: “Maalesef bu ülkede garibanın hakkı verilmiyor. Zengin alıp götürüyor fakir acından ölüyor.” Yıllardır işçi olarak çalışmasına rağmen sigorta priminin hiç yatırılmadığına dikkat çeken Apaydın, “Çevremde o kadar fakir insan var ki hepsi yardıma muhtaç” dedi. Bağcılar Belediyesi’nin kömür dağıttığını hatırlatan Apaydın, “Gariban belediyeden kömür alacak duruma geldiyse bu da şunu gösteriyor ki bu memlekette insanlar hakkını alamıyor” diye konuştu.
ÖZELLEŞTİRME ZENGİNE YARIYOR
Minibüs Şoförü Cengiz Yıldırım da haksız bir durumun yaşandığını düşünüyor. “Bugüne kadar işçiler TEKEL’e çok kazandırdılar. Ama hükümet işçilerin haklarını yarı yarıya düşürüyor” diyen Yıldırım, özelleştirmelere de karşı: “Özelleştirmeler zenginlere yarıyor. Ülkemize daha faydalı olması gereken fabrikalar değerinin çok altın da zenginlere satılıyor. Özelleştirmeler insanları daha çok işsiz bırakıyor eve ve kahvelere bağımlı hale getiriyor.” İşsizliğin hızla arttığını vurgulayan Yıldırım “Fabrikaları satmasınlar işsizlere iş versinler. TEKEL işçileri alacakları 700 lira ile kira mı verecek, çocuk mu okutacak? Su ve elektrik faturasını mı ödeyecek. Doğal gaz zaten aldı başını gidiyor” dedi. Başbakan’ın “Halinize şükredin dışarıda bir sürü işsiz var” sözlerine de tepki gösteren Yıldırım, şunları söyledi: “Madem ülke zor durumda, TEKEL işçilerine işsizleri göstereceğine, maaşlarını düşüreceklerine önce kendilerinin sonra da milletvekillerinin maaşlarını düşürsün. İşçilerin ve memurların aldığı para ortada kendisinin aldığı para ortada.”
KAMPANYAYA DESTEK
TEKEL işçilerinin bir meşale yaktığını anlatan Murat Üzüm “Bugüne kadar hiç umudum yoktu. İnsanların nerede olması gerektiğini bilmesi gerekiyor. İnsanlar kaybolmuş gibiydi, TEKEL işçileri bizim nerede olmamız gerektiğini gösterdi. Onlar da işçi ben de işçiyim ortak noktamız bu. Bunun için 1 liranı paylaş kampanyası için elimizden geleni yapacağım. Buradan İnönü Mahallesi sakinlerine sesleniyorum. Daha çok düşünelim, sorgulayalım ve TEKEL işçilerini destekleyelim” dedi.
Direnişteki kadın işçilerin önemine dikkat çeken Üzüm, “Kadınlar erkeklere göre daha planlı ve adaletlidir. Çünkü evi çeken çeviren çocukları büyüten kadındır” dedi. (İstanbul/EVRENSEL)

‘OĞLUNA GEMİCİK VARSA 4-C’DEN BAŞKA ÇÖZÜM DE VAR’

TEKEL işçilerinin her akşam Sakarya Caddesi’nde yaptığı eylemi bu kez İzmirli işçiler gerçekleştirdi. Dünyanın dört bir yanından sendika ve siyasi partilerden gelen destek mesajları, işçiler tarafından coşkuyla karşılandı.
İşçiler adına konuşan Tek Gıda-İş İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Nuri Yılmaz, özelleştirmelerin, hem tütüncüyü hem de işçileri perişan ettiğini belirterek, direnişlerinin, ağlayan tütüncünün de sesi haline geldiğini söyledi. Yılmaz, Başbakan’ın “4-c’den başka çözüm yok” sözlerine de, “Oğluna gemicik, bakanına mısır şirketi, damadına medya şirketi, rantiyeye para varsa bize de olmak zorunda” yanıtını verdi. Direnişteki işçilerden biri de annesiyle eyleme katıldı. Annesini direnişe katan kadın işçi, Başbakan’ın “Ananı da al git” sözlerine atıfta bulunarak, “Anamı da aldım geldim” yazılı döviz taşıdı. Açıklamanın ardından TEKEL işçileri, yine sloganlarla Türk-İş Genel Merkezi önüne yürüdüler. ANKARA

HERKES KOLLARI SIVAMALI
İnönü İlköğretim Okulu’nda öğretmen olan Eğitim Sen İşyeri Temsilcisi Ali Süzgün, TEKEL işçilerine desteğin artması için şube düzeyinde ve okulda toplantılar yaptıklarını söyledi. TEKEL işçilerinin başarısının tüm işçilerin kazanması anlamına geldiğini söyleyen Süzgün, 4 Şubat genel grevinin ardından hükümetin geri adım atması için daha güçlü eylemlerin yapılması gerektiğini söyledi. Süzgün “Bir günlük değil haftalara ve aylara yayılan daha geniş grevlerin örgütlenmesi gerekiyor” dedi. Konfederasyonların tutumunun çok önemli olduğunu anlatan Süzgün, tüm sendikaların güçlerini seferber etmesi gerektiğini dile getirdi. Hükümetin TEKEL işçilerini yalnızlaştırmaya çalıştığını ifade eden Süzgün, işçileri diri tutmak için mücadelenin yerellerde yayılması gerektiğini söyledi. “TEKEL işçileriyle 1 liranı paylaş” kampanyasını da bu kapsamda ele aldıklarını belirten Süzgün, “TEKEL işçileri yapmaları gerekenleri yaptılar. Bundan sonra diğer işçilerin ve memurların mücadeleyi yükseltmesi gerekiyor” dedi.
Aynı okulda görev yapan Serhat Zengin ise ”Bu sene içinde yaşadığımız 25 Kasım uyarı grevi ve ardından TEKEL direnişi beni çok umutlandırdı” dedi. TEKEL işçilerinin sağ-sol, Kürt-Türk demeden tüm emekçileri birleştirdiğine dikkat çeken Zengin, bunun genişlemesi için herkesin kolları sıvamasını istedi.
Arife Onat
ÖNCEKİ HABER

Polis saldırısına karşı TEKEL işçilerine set olacaklar

SONRAKİ HABER

İran Dışişleri Bakanı Zarif G-7 zirvesinde

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa