Gözleri ‘kör’, kulakları ‘sağır’, dilleri ‘lal’ olanlara…

Gözleri ‘kör’, kulakları ‘sağır’, dilleri ‘lal’ olanlara…

Aslında “onları” çocukluğumdan beri tanıyordum. ORÜS (Orman Ürünleri Sanayi)* Ayancık İşletmesi’nde bir işçi olan babamdan dolayı…


Aslında “onları” çocukluğumdan beri tanıyordum. ORÜS (Orman Ürünleri Sanayi)* Ayancık İşletmesi’nde bir işçi olan babamdan dolayı… Yaşadıklarını biliyorum.
O yıllarda Ayancık ORÜS özelleştirilirken mağdur olacak işçiler, çalışmaya katılanların içinde en kararlı olanlarıydı… Ama Ağaç-İş Sendikası özelleştirme konusunda bir mücadele örmemişti Ayancık’ta… Seka’da, Sümerbank’ta, şeker fabrikalarında, belediyelerde…
Ankara’da işleri için, ekmekleri için ve çocuklarının gelecekleri için direnişte olan TEKEL Yazıbaşı TEKEL Tütün Deposu İşçilerinden Mehmet Abi aradı direniş çadırından… “Açlık grevindeyiz hocam” dedi… “100 kişiden fazla açlık grevine başlıyoruz….” Sesinde ne bir aman dileme… Ne bir tedirginlik yoktu… Zira “Kazanacağız hocam” diye, kararlılıkla bitirdi.
Ben “Direnişlerinde sonuna kadar haklı olduklarını, desteğimizinse bu direniş başarıya ulaşıncaya kadar” olduğunu söyledim. Ve “Siz kazanırsanız, hepimiz kazanacağız” diyerek kapattım telefonu.Ve içimde kaynayanları sizlerle paylaşmak istedim.
Yazıbaşı Tekel Tütün Deposu’nda çalışan işçi arkadaşlarla kısa denebilecek bir sürede tanıştım. Mehmet Abi, Orhan Abi, Kemal Abi, Ertan, Bilal ve ismini hatırlayamadığım diğerleri… Hepsi “15 Aralık’ta Ankara’dayız. Orada ölmek var, oradan haklarımızı almadan dönmek yok” diyorlardı. Türkiye’nin dört bir yanından olduğu gibi onlar da gitti Ankara’ya.
500 kişi dendi; 12 kişi oldular. Görülmediler… Yetmedi 100 kişi haykırdılar “İş, ekmek, barış ve özgürlük” taleplerini duyuramadılar… Türkiye’nin dört bir yanında alanlara çıkıldı dayanışma için… Konuşması gerekenlerden hâl⠓çıt” yok…
Eğitimin masrafları gün geçtikçe velilere yıkılmaya devam ediyor. Devlet memurluğunu ortadan kaldırarak bir günde hepimizi sözleşmeli hale getirecek olan “Personel Rejimi Yasası” eli kulağında çıkarılmak üzere… Memura verilen zam yüzde 2.62 … Ne para!.. SSGS (Sosyal Güvenlik Ve Genel Sağlık Sigortası) Yasası ile sağlık haklarımız paralı hale geldi bile… Katılım ücretleri… İlaçta, muayenede tetkik ve tedavide giderek yaygınlaşıyor. Resmi rakamlara göre yüzde 13 (Yaklaşık 6-7 milyon işsiz) gayri resmi olanlar cabası… Milyonlarca çalışan hâlâ asgari ücretli 577 milyona yaşayabilmek için çabalıyor… Sigortasız çalıştırma yasa haline gelmiş.
İşinin olup olmaması, patronun keyfine bağlı. “Gel deyince gel-Git deyince git.” Ülkeye bir zamanlar değerler üretmiş emeklinin hali perişan…
Tüm bunlardan; alış-veriş yapıp da kendilerine para getirmelerini bekleyen esnaf krediler batağında… Geçen yıl İzmir genelinde kapanan işyeri sayısı 100 bin civarında…
Gençlik içinde işsizlik oranı yüzde 25’lerde, eğitim hakkı hak getire… Paran yoksa…
Köylü ürettiğinin karşılığını alamamaktan ve tarım girdilerinden dolayı üretemez olmuş…
Kürtler, Aleviler derken şimdi Romanlar… Bu ülkede kardeşlik ve birlikte yaşam ortamı gittikçe zorlaşıyor… Ve benim aklıma gelmeyip de sizlerin yaşadıkları var binlercesi…
İşte tüm bunları;
Gözleri “kör” olanlar “görmüyor!..”
Kulakları “sağır” olanlar “işitmiyor!..”
Dilleri “lal” olanlar “konuşmuyor!..”
Çünkü onların gözleri işçilerin, emekçilerin ve köylülerin yaşamını görmüyor.
Çünkü onların kulakları işçilerin, emekçilerin ve köylülerin sesini duymuyor.
Çünkü onların dilleri işçilerden, emekçilerden, köylülerden ve halktan yana dönmüyor.
Bir kez daha söylemek gerekiyor, TEKEL işçisi kazanırsa hepimiz kazanacağız. Bu yüzden halkımızın tüm kesimlerinin desteği ve dayanışması gerekiyor TEKEL işçileriyle...
* ORÜS : 1990’lı yıllarda özelleştirmeler yoluyla kapatılan kamu işletmelerinden sadece birisi.
Zafer Yaman (Eğitim Sen Torbalı Temsilciliği Yönetim Kurulu Üyesi)
www.evrensel.net